İnceleme yapmasam rahat edemeyecektim ve hep içimde kalacaktı. Aslında incelemeden ziyade hayranlığımı dile getireceğim. Daha en başında bu kitabın hayatımda dönüm noktasına yol açacak şekilde etki edeceğine emindim. Hayatıma yön vermeye çalıştığım ve "ben neyim, ne olmak istiyorum" diye sorduğum zamanlarda başladım okumaya. Karmaşıklığın ve negatif bir gidişatın içinde ne yazık ki aksatarak okudum ve normal okuma süremden çok daha uzun bir sürede bitirdim. Kitaba hep yanlış zamanda başladığımı düşünmüştüm ama bundan daha doğru bir zaman olamazdı. Kitabı elime her aldığımda bende yarattığı etkiden, büyüsünden çıkmayı hiç istemedim. Her bölümde "Martin, sen bensin" demekten kendimi alamadım. Kendimi aradığım ve kendimi bulmaya çalıştığım dönemde kendime sorduğum soruları, atmak istediğim ve atmaya çalıştığım adımları Martin'in büyük bir cesaretle attığını görmek beni de cesaretlendirdi. Kitabı okurken eş zamanlı olarak onunla benzer hayatı yaşadım diyebilirim. Sonumuz benzeyecek mi bilmiyorum ama hiç kimsenin ona inanmadığı, kabul görmediği, tüm bunlara karşı mücadele verip hiçbir zaman "Martin" olmaktan vazgeçmediği için her zaman büyük hayranlık duyacağım. Bir kurgusal karaktere bu kadar anlam yüklemek belki tuhaf gelebilir ama o kurgusal karakter benim. Her satırında kendimi okudum. Etkisinden çıkmak da çok zaman alacak.