her insanın yoldan çıkmaya hakkı olmalıydı hayatta. çünkü hayatta tek bir yol yoktu. çünkü ömür geçiyordu. pişmanlıkmış, ukdeymiş dinlemeden, bir gün çat diye bitiyordu.
denizini arayan incecik nehir misali, ona doğru akmaktan alamadım kendimi. karşı konulmaz bir fizik kanununun eseriydi yan yana gelişimiz. su donar, ateş yanar, ben de ona akardım. kuş olsaydım uçardım, balık olsaydım yüzerdim, salyangoz olsaydım kumda minik izler bırakarak usul usul ilerlerdim. lakin kalbi çarpan sersem bir insandan fazlası değildim ve tabiat kanunlarının bana verdiği yetkiye dayanarak ona koşmakla yetindim.
bir parçası olmadığım için hayata düşmanım. beni içine almayan ama dışına da salmayan hayatla baş edebilmek için devamlı anlam arayışındayım. anlamı yanlış yerde aradığım için de hep hırçınlaşmaktayım.