Melis CEYLAN

Şair, seçen bir kişidir, bir öznedir...Ve kadınlar genelde seçilmeyi bekleyen zarif ve zayıf cins rolündeler. Bu da şiire ters. Yani şair olmak demek ,daha yeni yola çıktığınızdan itibaren dünyaya, çevrenize, hayata, her şeye seçici gözle bakmaktır.Bu cesaret meselesi biraz da...Yurtdışında çok olmadı ama Türkiye'de entellektüel açıdan kendilerinden biraz daha yukarıda buldukları bir kadını biraz "Kalamity Jane " gibi görüyor erkekler.Kabul edemiyorlar.Bir tür korku mu bu? Bir tür bilinçaltında intikam almak mı? Onu bilemiyorum ama kesin olan , onu normal bir kadın olarak görmek istememeleri.
Kadın
Reklam
O kadınlar kendini tüketme okullarının Ezberci küçük kızlarıdır, hiç değişmezler Oynar kara kılıcıyla saçlarından Ölüm, umutlanır ama ürker Onlar alayların sessiz kaleleri Durur yüzlerinde sevgilerden Gücenmeye düşen mor güller Dalda sincap gelişli, ala güvercin Barış, kutsal barış evler senin Gürleyip bayrak açsın, varsın açsınlar Bencil erkekler, yoksul günler
Şiir
"Şiirin kadını erkeği olmaz tabi.Bu saçmalıktır ama sayıca daha az kadın şair olduğu doğru.Bunun psikoanalitik açıklamaları da var ama ben burada Rimbaud'un söylediklerini açıklamak istiyorum.'Kadının sonsuz köleliği yıkıldığı zaman' diyor Rimbaud 'ancak o zaman kadın tuhaf,anlaşılmaz,itici, lezzetli şeyler bulacak.'O zaman bize denizcinin ve yatağın şarkısını sunacak;bize yutturmaya çalıştıkları bazı üzgün,sürükleyip giden küçük kadınlar üzerinde duyduğumuz sıkıcı hıçkırıklar yerine.O da bir şair olacak ve bilinmeyeni keşfedip,"öteki" erotizmi anlatacak bize."
Sayfa 24
Edebiyat
İnsan haklarıyla ilgilenmek, yağmurlu havada kedi,kahve, kitap ve çifte kavrulmuş lokum kesişiminde filtreli,sıcak bir fotoğraf algısı yaratıyor.Olabildiğince duyarlı !
Sayfa 19·Kitabı okudu
İnsan Hakları
"İnsan kendi doğrularını somut dünyanın içinde bulursa şiire yüz vermez.Kendini bir başkasına yansıtarak görmek istiyorsa,kendini bir başkasına söyleyerek işitmek,başkasına öğreterek kendini öğrenmek istiyorsa şiire başvurur.Böyle bir isteğin insanın içine kabarması için insanın kendi doğruları ile dış dünyanın somutluğu arasında bir uyumsuzluk,bir basınç farkı olması gerekir."
Sayfa 22
Edebiyat
Reklam