Melis Fidan

Melis Fidan
@melisfdn
Çevirmen
Dokuz Eylül Üniversitesi
İstanbul
İstanbul, 26 Ekim 1993
75 okur puanı
Şubat 2018 tarihinde katıldı

Melis Fidan

, bir kitap okudu
Puan vermedi·288 syf.·
3 günde okudu
·
2018 40. kitabı
Marc Levy
8.4/10 · 218 okunma
Reklam
10/10
·299 syf.··
2018 39. kitabı
·
30 saatte okudu
·
Okunma: 29 Mayıs 2018 20:35
Kitap bir biyografi. 24 Şubat 1994'te Tahran'ın bir meydanında üzerine bir bidon benzin döküp kendini ateşe verip "Kahrolsun diktatörlük", "Yaşasın özgürlük", "Yaşasın İran" diye bağırarak hayatina son veren Homa Darabi'nin kardeşi Pervin Darabi tarafından yazılmış yaşam öyküsü. Elimden geldiğince farklı kültürlere ait kitaplar okumaya özen gösteriyorum ve Ortadoğu ülkelerindeki hayatı anlatan kitaplar bunların başında geliyor. İran'daki rejim değişiklikleri bende ilgi uyandırdığı için bu konuda film izlemeye ve kitap okumaya özen gösteriyorum fakat bu rejim değişikliklerinin yol haritası ve sebeplerini tam olarak anlayamıyordum. Kitap İran'daki monarşi yönetimi anlatarak başlıyor. Halkın Şah'i devirmek istemesinin sebepleri ve ülkedeki memnuniyetsizliğin sebeplerini çok duru ve açıklayıcı biçimde okuyoruz. Ülkede büyük bir kesim Şah döneminin bitmesi konusunda istekli. Humeyni de ülkenin bu konudaki zaafını kullanarak kendi ali cengiz oyunlarıyla halkı kandırıp başa geçiyor. İran'daki bu rejim değişikliği benim kafamda hep "yağmurdan kaçarken doluya tutulmak" deyimiyle özdeşleşiyor. Monarşinin yıkılıp yerine cumhuriyet kurulmasını bekleyen halk İslam diktatörlüğüyle karşılaşıyor. Tabii her zamanki gibi olan yine en çok kadınlara oluyor. Kitabın bir bölümünde Pervin "Buradan ayrılacağım ve çok uzaklara gideceğim. Kadınların ezilmediği bir yer bulacağım."diyor ablası Homa'ya. Homa'nın cevabı da Ortadoğu'yu ve hatta tüm dünyayı oldukça güzel betimliyor kadınlar açısından: "Nereye gidersen git, kadınsın." Rejim değişikliğiyle Homa erkekler tarafından erkekler için yaratılmış bir dünyaya hapsoluyor ne yazık ki. Homa Darabi ihtisasını Amerika'da tamamlamış önemli bir çocuk psikiyatrı ülkesinde fakat ne yazık ki bozulmuş bir ülkede, kendi cinsinin yok sayıldığı ve
Felsefe
Peçeye ÖfkeParvin Darabi · Aykırı Yayınları · 20007 okunma

Melis Fidan

, bir kitap okudu
10/10
·299 syf.··
30 saatte okudu
·
2018 39. kitabı
Parvin Darabi
10/10 · 7 okunma

Melis Fidan

, bir kitap okudu
Puan vermedi·488 syf.·
4 günde okudu
·
2018 38. kitabı
Azadeh Moaveni
5/10 · 24 okunma
Puan vermedi·415 syf.··
2018 37. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 24 Mayıs 2018 23:15
Yazar anılarını çocukluğuna denk gelen 1.Dünya Savaşı yıllarından itibaren anlatmaya başlamış. Yayıncının isteğiyle kitabın büyük çoğunluğunda çocukluk anılarına yer verilmiş. 2. Dünya Savaşı'nı da kapsayan gençlik dönemi kısa geçilmiş ve evlilik dönemiyle ilgili bazı bilgileri de sonda yer alan yazarın oğlunun kaleme aldığı sonsözde öğreniyoruz. İster anı olsun ister roman çocukluk çağının çocuk gözüyle anlatıldığı kitaplarda hep içimi cız ettiren bir şeyler bulunur. Çocukluk anılarının ve travmalarının insan hayatında ve karakterinin şekillenmesinde çok büyük payı olmasından kendi anılarım ve çocukluk düşüncelerim aklıma geldiğinde de benzer şeyler hissederim. Nitekim yazarın çocukluk travmaları da ileriki hayatında annesiyle olan ilişkisinde büyük rol oynamış. İnsan en çok sevdiklerine kırılır derler, annesine olan kırgınlığının belki de en hassas dönem olan çocuklukta vuku bulması bunda etkili olmuş olabilir. Yıllarca dünya savaşlarına özellikle Türkiye'nin de yer aldığı 1. Dünya Savaşı'na hep cephe gözünden baktıktan ve baktırıldıktan sonra, bu dönemde halkın içinde bulunduğu durumu bir anı vesilesiyle görmek gözümde yeni bir pencere açtı diyebilirim. Cephede askere üzülmekten belki de yıllarca halkın içinde bulunduğu durumu göz ardı etmiş olabiliriz. Hayatta belki de en üzücü şey insan hayatının bu tarz dış etkenlerle girdiği dolambaçlı yollar. Varlıklı bir ailenin savaş nedeniyle bir somun ekmeğe muhtaç duruma düşmesi, çocukluktan itibaren bir insanın hayatının böyle dış etkenler nedeniyle mutsuzluğa mahkum kalması kitabı okurken sürekli bırakma isteği duymama sebep oldu. Yazar kitabı kendi anadilinde değil İngilizce olarak kaleme almış ve kitap ilk olarak yurtdışında 50'li yıllarda basılmış. Ardından ülkemizde ancak 90'lı yıllarda piyasada yer alabilmiş.
Bir Türk Ailesinin Öyküsüİrfan Orga · Everest Yayınları · 20181,013 okunma