Az önce özne olarak "ben" i kullandım, 7 Haziran 1913 günü öğle saatlerinde bir fayton tutanın ben olduğunu söyledim. Ancak bu sözcük bile başlı başına bir muğlaklık taşımakta, çünkü her ne kadar aradan sadece dört ay geçmiş olsa da, hala o zamanki "ben" in yaşadığı evde de otursam ve onun yazı masasına kurulmuş, onun dolma kalemi ve onun eliyle de yazsam, o zamanki, yani 7 Haziran tarhindeki "ben" değilim artık.