"Hepimizin engelleri var , sizin ki nedir ?"
Puan vermedi·256 syf.··
2026 24. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2026 00:20
Sevgili okurlar ,öncelikle aylardır okumayı çok istediğim bir kitaptı.Sanırım bunda üniversite hocamızın tavsiyesi etkili olmuştu . Ve bence okumakta geç bile kaldığım bir kitap. Bana engeller konusunda belki de daha önce hiç düşünmediğim bir bakış açısı kazandırdı. Şükredecek ne çok şeyimiz var ... Ama bunların çoğunun farkına varmak için bazen bir kitapta okumamız bir filmde izlememiz ya da bir yerde tesadüfen gözlemlememiz gerekiyor. İnsanın empati sorgulama ve düşünme becerilerini dürten bir kitap . Ayrıca fiziksel engellerin duygusal ve zihinsel gelişime engel olmadığını gözler önüne seren bir kitap ... En güzel Melodiler sessiz olanlardır. Keyifli okumalar diliyorum...
1000Kitap
İçimdeki MüzikSharon M. Draper · Timaş Genç Yayınları · 202139,9bin okunma
8/10
·520 syf.··
Beğendi
·
2026 21. kitabı
Japon edebiyatının kendine özgü dinginliğini taşıyan Balarıları ve Uzaktaki Gök Gürültüsü, okurken sanki ruhumun derinliklerine indi. O kadar güzel ve samimi bir üslubu vardı ki sayfaları çevirirken kendimi bir okuyucu gibi değil, konser salonunun en ön sırasında büyülenmiş bir seyirci gibi hissettim. Yazar, kelimelerle adeta müzik yaparken aynı zamanda kulaklarımda piyano ezgileri hissettiren çok estetik ve akıcı bir anlatı sundu. Edebi ve sanatsal yönü ağır basan, huzur verici ama bir o kadar da sürükleyici bir eser. Rekabetten ziyade müziğin doğasını, tutkuyu ve sanatsal arayışı merkezine alması da dostça bir hava katmış. Kitabın en sevdiğim tarafı, istisnasız, Riku Onda’nın büyüleyici bir şekilde işitilebilen bir sanatı tamamen görsel ve yazılı bir metne dökebilmesi oldu. Bach, Beethoven, Rachmaninoff çalınırken yazar sadece notaları anlatmıyor; dinleyicinin zihninde uyanan manzaraları, fırtınaları, evrenin seslerini tasvir ediyor. Roman, Japonya'da düzenlenen prestijli bir uluslararası piyano yarışmasını anlatıyor. Dünyanın dört bir yanından gelen yetenekli piyanistlerin hem birbirleriyle hem de kendi iç dünyalarıyla olan mücadelelerine tanık oluyoruz. Hikâye temelde dört farklı karaktere odaklanıyor. Aya, çocukken dahi olarak görülen ancak annesinin ölümünün ardından sahnelerden kaçan ve piyanoyu bırakan genç bir kızdır. Akashi ise yaş sınırına dayanmış, evli ve çocuklu, "sıradan" bir müzik mağazası çalışanı. Masaru, kusursuz tekniğe sahip, yarışmanın favorisi olarak gösterilen popüler ve parlak bir yıldızken; Jin, efsanevi bir maestro tarafından keşfedilen, evinde piyanosu bile olmayan, doğanın seslerini piyanoya aktaran 16 yaşında sıra dışı bir çocuktur. Alışılagelmiş yarışma hikâyelerinin aksine, burada yıkıcı veya kötü niyetli bir rekabet olmaması,
1000Kitap
Balarıları ve Uzaktaki Gök GürültüsüRiku Onda · Beyaz Baykuş Yayınları · 202441 okunma
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Puan vermedi·80 syf.·
2026 378. kitabı
Öyle kararlı bir biçimde birbirimizden kaçıyorduk ki aramızdaki bu meydan okuma ortamın tadını kaçırıyordu... Eric Emmanuel Schmitt Chopin’i çalmak istiyorsanız önce kendinize dokunmanız gerekir. Müzik, zihne kendi gerçekliğini dayatır. Duyguları ifade etmez, onları uyandırır. Çünkü bazı melodiler sadece kulağa değil, kalbin derin çatlaklarına yazılır....s:36 Dokuz yaşındaki Eric’in hayatı, bir pazar günü, zarif ve tutkulu teyzesinin piyano başına oturuşuyla değişir. O günden sonra müzik, özellikle de Chopin, onun için bir tutkudan fazlası olur. Ama yıllar geçse de parmaklarında o büyü bir türlü filizlenmez.. Belki de mesele Chopin’i çalmak değil; onunla aynı duyguda buluşabilmekti bu zarif anlatıda yalnızca müzikle değil, insanın kendisiyle kurduğu o ince, kırılgan bağla da ilgilenir. Eric-Emmanuel Schmitt
Biyografi Edebiyat Felsefe-Düşünce
Madam Pylinska ve Chopin’in SırrıEric Emmanuel Schmitt · Doğan Kitap · 2025542 okunma
Asıl yeteneği kötü yazabilmesi olurdu bu adamın.
10/10
·248 syf.··
2026 16. kitabı
Böyle kitaplar okumak lazım diye düşündüm bitirince kitabı. Dedim ki evet romcomları okumak tatlı, fantastiklerde kendimi kaybedebiliyorum ama bu kitapta ve bir diğer kitabı olan Adınla Çağır Beni'de kendimi buldum, bulmuştum. Nasıl yapıyor bilmiyorum ama Andre Aciman hep bende soyut olan ama çok somut bir şekilde hissedebildiğim duygulara, düşüncelere olabilecek en güzel şekilde tercüman oluyor. Ben onun kitaplarını nota kağıtlarına benzetiyorum. En güzel notaları besteliyor ve okuyucu da kendi karakterine, yaşamına göre farklı farklı şekillerde çalıyor o notaları. Ortaya çıkan o melodiler her seferinde de çok güzel oluyor zira kendi melodisini oluşturma ve tanıma fırsatı veriyor okuyucuya. Kimin nasıl çaldığının bir önemi yok. Notaları öyle güzel bestelemiş ki Aciman, çalarken kendinizi kaybediyorsunuz. Keşke daha çok beste yapsaydı. Ben de daha çok çalabilirdim notalarını ve çıkardığım sesin rengini daha iyi görüp anlayabilirdim belki. Gerçek bir hazine. Tavsiye ederim kesinlikle. Ama yanlı olduğumu da söylemem gerekir. Özellikle çok sevmemin sebebi ana karakterle çok benzer şeyler yaşamam bir yandan çünkü. Çok yerin altını çizdim, notlar karaladım. Kendi güncem haline getirdi kendisini. Dediğim gibi keşke onlarca hatta yüzlerce kitabı olsaydı. Keşke kitabi bu kadar hızlı bitirmeseydim. Keşke kitabi yeniden deneyimleyebilsem.
Harvard MeydanıAndré Aciman · Sel Yayıncılık · 202480 okunma
10/10
·520 syf.··
Beğendi
·
2026 80. kitabı
Sanırım uzun zamandır bir kitabı okurken bu kadar “duyarak” okumamıştım… Kitap benim için sadece bir roman değil, resmen yaşayan bir müzikti. Ve açık söylemem gerekirse, şu ana kadar okuduğum Japon edebiyatı kitapları içinde beni en çok etkileyenlerden biri oldu Hikâye bir piyano yarışması etrafında dönüyor ama olay kesinlikle sadece yarışmak değil… Her yarışmacının sahneye çıktığında kendi geçmişini, korkularını ve hayallerini tuşlara bırakması inanılmaz hissettirdi. Özellikle Aya, Masaru, Akashi ve tabii ki gizemli çocuk Jin Kazama… Her biri birbirinden tamamen farklı ama aynı tutkuyla yaşayan karakterlerdi Onlar o tuşlara basarken ben bile o heyecanı o duyguyu hissetim. Jin Kazama sahneye çıktığı an kitabın enerjisi resmen değişiyor. Doğanın içinden gelmiş gibi duran o vahşi yeteneği, müziği kurallarla değil hislerle çalması… Onu okurken gerçekten piyano sesi duyuyormuş gibi hissettim Aya’nın yeniden müziğe tutunma çabası, Akashi’nin geç kalmışlık hissi, Masaru’nun teknik mükemmelliği… Hepsi o kadar gerçek yazılmış ki yarışma ilerledikçe ben de karakterlerle birlikte heyecanlandım, stres oldum, hatta bazı performanslarda duygulandım Kitabın adı bile ruhunu anlatıyor bence: Bir yanda bal arıları gibi hareketli, canlı melodiler… diğer yanda uzaktan yaklaşan gök gürültüsü gibi büyüyen bir gerilim ve tutku hissi En sevdiğim şey şu oldu: Yazar müziği sadece anlatmıyor; hissettiriyor. Sayfaları çevirirken ritim değişiyor sanki. Bazı bölümlerde yarışma salonunda oturup performans izliyormuş gibi oldum Hele sonuçlar açıklanırkennn Bu kitap bana müziğin sadece dinlenen bir şey olmadığını, insanın içine işleyen canlı bir duygu olduğunu hissettirdi… Son sayfaya kadar o heyecan hiç düşmedi. Bitirdiğimde sanki gerçekten büyük bir konserden çıkmış gibiydim Dipnot
1000Kitap
Balarıları ve Uzaktaki Gök GürültüsüRiku Onda · Beyaz Baykuş Yayınları · 202441 okunma
7/10
·43 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 29 Nisan 2026 12:57
Notalar beşi geçmez , ama beş notanın bileşimleri hiç duyulmadık melodiler yaratır. Renkler beşi geçmez , ama beş rengin birleşimleri hiç görülmedik renkler yaratır. Tatlar beşi geçmez , ama beş tadın birleşimleri tadılmadık tarlar yaratır.
Alıntı
Savaş SanatıSun Tzu · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202649,6bin okunma