Uzun süredir aklımda olan ithaki yayınlarının Japon klasikleri serisine bu kitapla giriş yapmak istedim. Kitap konu itibariyle beni düşündürtse de yazar o kadar güzel ve yalın bir anlatım kullanmış ki karakterlerin duygu düşünce yapısı, çaresizliği, olan olayların neden geliştiğini hissederek okutuyor. Çevirmen de çok başarılı çevirmiş, bazı kültürel nesneler ve deyimleri açıklayıcı bir şekilde anlatmış, onu da ayrıca tebrik etmek gerekir.
Kitap kısa, okuması kolay ve akıcı bir dile sahip.
1880 li yılların Japonya’sında geçen kitapta Meiji döneminin sonlarına doğru insanların sosyal ve kültürel değişimlerinin baskın olduğu Tokyo’da geçen bir hikaye anlatılıyor.
Genç ve güzel O-Tama fakir bir hayattan gelmektedir ve hayat gittikçe zorlaşmaktayken, yaşlı babasının çalışmak zorunda olmasıyla karşısına çıkan beklenmedik evlilik teklifine sıcak bakmak zorunda kalır. Gururlu ve oldukça sakin olmasına karşın evli olan bu zengin tefeci adamın metresi olmayı bir şekilde kabul eder. Kitap O-tama’nın etrafında dönmesine rağmen yer yer diğer karakterin de düşüncelerini okuyarak güzel bir bakış açısı kazandırmış. Tefeci olan Suezo, onun eşinin olağan gel-gitleri, karşılaşıp yardım gördüğü beyefendi genç tıp öğrencisi Okada’nın da bölümlerinin olmasıyla zenginleşmiş çarpıcı bir hikaye sunuyor. Kitabın sonlarına doğru da yaban kazının aslında O-Tama’ nın hayallerinin ve imkansızlığının sembolü haline gelmesini okuyoruz.