..Konuşamıyorduk, aramıza yerleşen dev gibi sessizlik konuşmamıza engel oluyordu sanki. Oysa birbirimize söyleyecek şeylerimiz öyle çoktu ki.. Ağzımızı açamıyorduk, bir tek kelime söylemek için sonsuz bir çaba göstermemiz gerekiyordu.
İşte o an anladım ki, bir ananın mutluluğu, milletin mutluluğundan doğuyor, aynı kökten olan ağacın dalları gibi bir kökten geliyor. Kaderi de onun kaderiyle bir oluyor. Çektiğim bütün acılara, hayatın bana indirdiği korkunç darbelere rağmen bugün de bu düşüncedeyim. ne olursa olsun, milletim yaşıyor, ben de yaşıyorum.
Gerçek mutluluk, yavaş yavaş, azar azar gelir ve bu bzim hayata bakış açımızla, çevremizle, çevremizdekilere karşı davranışımızla doğrudan doğruya ilgili ve orantılıdır. Mutluluk, birbirini tamamlayan ufak tefek şeylerin birikmesindem doğuyor.