Sistemin asıl hedefi insanı biyolojik, tarihsel ve ruhsal tüm sabitlerinden koparıp onu tamamen işlenebilir, öngörülebilir ve her an manipüle edilebilir bir performans nesnesine dönüştürmektir. Bu, insanın bir "şahsiyet" olarak yeryüzündeki mevcudiyetine son verip, onu dijital bir "profil" ya da veri birimi haline getirme çabasıdır.
Millet hayatının güçlü bir varlık tanımına sahip olması, kaçınılmaz olarak bir sınırı ve bu sınırın dışında kalanları gerektirir. Çünkü tanımlamak, ayırt etmektir. Her şeyi içine alan, hiçbir şeyi dışarıda bırakmayan bir tanım, hiçbir şeyi temsil etmeyen bir muğlaklıktır. Bu sınırın berraklığı bozulduğunda şairin tanımladığı mana, filozofun aradığı hakikat ve kralın savunduğu devlet mevcudiyeti aynı anda çöker.