Çocuk gözünün mekanı genişletme yetisine sahip olduğuna inanıyorum. Boyun güllerin ve lalelerinki kadarken dünyaya yakından bakarsın, onun boyunda olursun, dünya da senin boyundadır.
Büyümek uzaklaştırır ve küçültür.
İnsanın boyun eğemeyeceği ağır yazgı yoktur, diye yazmış, yeter ki hayatta kalsın! Şimdi düşünüyorum da, bu sözler gerçek acı gelmeden önce söylenmiş olmalı.
Bu acının bedenimdeki yerini tespit etmeye çalışıyorum, kaynağı tam olarak neresi? Şimdi göğsümün derinliklerinde, diyaframın olduğu yerde, beni boğuyor, nefes almamı engelliyor. Aslında bu göçebe bir ağrı. Şimdi yukarıda boğazımda, ağlama merkezinin oralarda bir yerde. Şu anda hamur kıvamında, tam pişmemiş emek gibi, yutması zor.
Aslında babalarımız bizi severdi, babam konusunda bundan eminim, sadece bunu nasıl göstereceklerini bilmiyorlardı. Onlara da hiç kimse bunu nasıl yapacağını göstermemişti. O garip zırhı ancak torunları aşabiliyordu.