Memoli

Üzüntü oralara saklanır, kımıldamayan bir kedi gibi, öylece durur ve sana bakar, odanın ortasına çökmüş bir manda gibi... Etrafından dolaşmanın hiçbir yolu yok.
Sayfa 194·Kitabı okudu
Reklam
Babam vefat ettikten sonra bir aile dostumuz bana bambaşka bir vesileyle, kızım doğduğunda ona gönderdiğim mesajı hatırlattı. Şöyley­di: "R. doğdu. Ne yapacağımı bilmiyorum." Kızım doğmuştu, bu sı­radışı bir olaydı, normal düzenin dışında, sıradan günlerin dışın­daydı. Ve kimse bana çiçeği bununda bir baba olarak ne yapmam gerektiğini öğretmemişti. Eğer gönderebileceğim biri olsaydı, bugün kesin benzer bir mesaj gönderirdim. "Babam öldü. Ne yapacağımı bilmiyorum. Günlerle ve gecelerle ne yapacağımı bilmiyorum, özellikle öğle sonralarıyla ne yapacağımı hiç bilmiyorum." Üzüntü oralara saklanır, kımıldamayan bir kedi gibi, öylece durur ve sana bakar, odanın ortasına çökmüş bir manda gibi... Etrafından dolaşmanın hiçbir yolu yok.
Sayfa 194·Kitabı okudu
Oysa o sırada o da bizimle vedalaşıyormuş. Ve onun vedalaşması kesinlikle bizimkinden çok daha dra­matk olmuştur. Onun son düşüncelerine bir göz atabilir miyiz, orada olup bitenlere bakmaya (bir saniyeliğine) dayanabilir mi­yiz? "Siz olmadan nasıl yaşayacağım (hayır, artık kelime farklı), nasıl öleceğim, nasıl ölümde kalacağım sonsuza dek? Sen olma­dan, kardeşin olmadan, annen olmadan, torunlar olmadan, kö­pek Cako, domates tarhları, bir türlü dikemediğim güller olma­dan..." "Geçmişte olup bitenler olmadan ve daha da kötüsü, gelecek­te olup bitecekler olmadan ölümde nasıl kalacağım (ya da ölü­mümü nasıl sürdüreceğim)..."
Sayfa 192·Kitabı okudu
Biz burada ne kadar mutsuz olduğumuzu bilmediğimiz için mutluyuz.
Sayfa 178·Kitabı okudu
Ço­cuk gözünün mekanı genişletme yetisine sahip olduğuna inanı­yorum. Boyun güllerin ve lalelerinki kadarken dünyaya yakından bakarsın, onun boyunda olursun, dünya da senin boyundadır. Büyümek uzaklaştırır ve küçültür.
Sayfa 175·Kitabı okudu
Reklam