Yıllar önce kısaltılmış bir versiyonunu okuduğum Beyaz Diş'i saymazsak Jack London'dan okuduğum ilk eserdi.
Bu tarz insanlığın doğasını, vahşiliğini, bir döngüye hapsolup her seferinde kendi sonunu kendinin getirdiği gerçeğini gözümüzün önüne seren kitaplar hep ilgimi çekmiştir.
Kitabın konusuyla ilgili söylenebilecek çok şey yok ama beni en çok etkileyen şeylerin birinden bahsetmek istiyorum:
Jack London'ın 1912 yılında, hiç dünya çapında salgın görülmemiş bir dönemde nasıl bu kadar başarılı bir küresel salgın kurgusu yazabildiği.
İnsanlığın küresel bir salgın baş gösterdiğinde oluşturduğu kutuplaşmaları, vahşileşen grupları ve herkesin en yakınına bile sırt çevirdiğini; insanlığın yok olup tekrar dirilişini ama yine kendini tekrar edeceği gerçeğini ele alabilmesi gerçekten çok etkileyiciydi.
Okurken çok zevk aldığım ve çok etkilendiğim bir kitap oldu. Jack London'dan okuyacağım başka eserler için beni çok heyecanlandırdı diyebilirim. Kesinlikle herkesin okuması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum...