Demek burada işler böyle yürüyordu. Adil oyun diye bir şey yoktu. Bir kere devrildin mi sonun geldi demekti. Eğer öyleyse, o da hiçbir zaman devrilmeyecekti.
Sayfa 14 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okuyor
Elinde sopa olan adam kuralları koyandır, emirleri yerine getirilecek olan efendidir, ama ona yaltaklanmak şart değildir. Nitekim kendisi bunu asla yapmadı. Dayak yedikten sonra adama yaltaklanan, kuyruk sallayan, hatta elini yalayan köpekler gördüğü gibi hiçbir şekilde emirlere uymayan, uzlaşmaya yanaşmayan bir köpeğin bu üstünlük mücadelesinde öldürüldüğüne de tanık oldu.
Sayfa 9 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okuyor
Açıkçası bu kitap hakkında biraz kafam karışık. İnsanların hayat amacını oluşturan değerlerin ne kadar değişken ne kadar uç olabileceğini gösteriyor. Aynı zamanda her birimizin ne kadar aciz varlıklar olduğunu da. Hayat denizinde dalgaların bizi götürdüğü yere ilerleyip duruyoruz. Kısa ama anlamlı bir öyküydü. Jack London'ın altın avında dinlediği hikayelerden biri olduğunu düşünerek okumaksa bambaşka bir deneyim kattı.