Yakıcı Sır
8/10
·88 syf.··
2026 33. kitabı
Yetişkinlerin göremediğini çocuklar görebilir mi ? Yalan ya da menfaati kim daha iyi görür sizce? Saf bir yürek mi yoksa heyecan arayan bir yürek mi ? Zweig bu hikayede size farklı bir bakış açısı sunuyor.Hikayemiz Alp Dağlarında bir otelde başlıyor.Tatile gelen Edgar ve annesi , çapkınlık peşinde olan Baron. Ailesi tarafından sevgiye aç olan Edgar otelde Baron ile tanışır.Baronun annesine yaklaşmak için gösterdiği sevgi aslında bir yaradır kalbinde Edgar’ın. Sevilmek ,fikirlerine değer verilmesi , dinlenilmek . Edgar’ın iyi niyetini kullanan baron annesine yaklaştıkça Edgar’ı dışlamaya başlar.Zamanla Edgar’ın sevgisi nefrete dönüşür. Okunmaya değer farklı bir hikaye pişman olmazsınız .
Yakıcı SırStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202551,4bin okunma
9/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2017 34. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 02 Eylül 2017 00:00
Mussolini’nin 1926-1937 yılları arasında hapiste tuttuğu İtalyan Markisist, gazeteci, eylemci, siyaset felsefecisi Antonio Gramsci, “Hapishane Defterleri” adlı kitabında öğretmenler, papazlar ve idareciler gibi “geleneksel” entelektüellerden bir de iktidarla, belli başlı kuruluşlarla, denetim gücü elde etmek isteyen sınıflarla bağlantılı ve onlara çıkar sağlayan “organik” entelektüeller olarak entelektüelleri iki sınıfa ayırır. Gramsci organik entelektüele ilişkin olarak şöyle der: “Kapitalist girişimci kendisiyle birlikte sanayi teknisyenini, ekonomi politik uzmanını, yeni bir kültürün, yeni bir hukuk sisteminin oluşturucularını vb. yaratır.” Bir deterjan ya da havayolu şirketinin pazardan daha fazla pay kapmasını sağlamak için teknikler geliştiren günümüz reklamcısı ya da halkla ilikler uzmanı, demokratik toplumda olası müşterilerin rızasını kazanmaya, tüketicinin ya da seçmenin düşüncelerini yönlendirmeye çalışan biri, Gramsci’ye göre organik entelektüeldir. Memleketimizde Gramsci’nin tanımladığı bu tipler cirit atmaktadır. Bir zamanlar ait olduğu televizyon kanalının yayın politikası gereği iktidara karşı sıkı muhalefet pozlarına giren “jöleli arkadaş”ın sonradan “yıkama-yağlama” konusunda mahir bir noktaya evrilmesi Gramsci’nin tanımlamasını anımsatmaktadır. Julien Benda’nın “Aydınların İhaneti” kitabında entelektüelleri insanlığın vicdanı olan oldukça yetenekli, ahlaki donanımları gelişkin filozof krallardan oluşan bir avuç insan olarak tanımlaması ise kelimeye yüklenen müspet bir anlamı ön plana çıkarmaktadır. Benda’nın kitabı ilkelerini çiğneyen entelektüellere zehir zemberek bir saldırı olarak telakki edilse bile ideali tespit ve temyiz noktasında önemli bilgiler sunmaktadır. Benda’nın verdiği örneklerden entelektüelin dünyadan tamamen elini eteğini
EntelektüelEdward Said · Ayrıntı Yayınları · 20111,191 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
8/10
·248 syf.··
2026 52. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 21:01
Hayvanlardan insanlara ibretlik hikayeler Kelile ile Dimne kitabı hem büyükler, hem de küçük yaştaki çocuklar için çok güzel öğütlerle dolu bir kitaptır. Hayvanların dilinden hayatın acı gerçeklerini ve sonuçlarını anlatan yazar masalsı bir kitap ortaya çıkarmış. Okurken çok zevk aldım. Bir yandan masal okuyormuş edâsı verirken, bir yandan bilgelerin harika o güzel öğütlerini de okudum. Geçen her olay sonunda, sonuç insanlara bir ders niteliğinde bitiyor. Yazar Beydâba kitaba başlama hikayesinde diyor ki: Onların diyaloğu iki hayvanın dili ile olmalıydı. Böylece hayvanların konuşması eğlence ve mizah gibi görülecek, söylenenlerin içeriği ise hikmet olacaktı. Bilgelikten pay alanlar eserin hikmetlerine kulak verecek, hayvanların ve mizahın sadece araç olduğunu anlayacaklardı. Cahiller ve sıradan insanlar ise iki hayvanın karşılıklı diyaloğuna şaşırıp dikkat kesilecekler, hiç şüphe etmeksizin dinlediklerini eğlence sayarak asıl manayı anlamaya çalışmayacak, eserin yazılış amacını bilemeyeceklerdi. Kitap sadece tek bir konudan devam etmiyor. Kelile ile Dimne, Aslan ile öküz gibi gibi konu başlıklarında farklı hikayelerle devam ediyor. Kelile ile Dimne'nin ne olduğunu merak edenlere de söylemek istiyorum, ikiside çakaldır. Biri doğru yolu bulurken diğeri başka yola yönlenir. Mesela hikayenin bitiminde yazar en son cümlesinde diyor ki: Entrika ve hileler düzenleyerek başkalarının zararı pahasına kendi menfaati peşinde koşan kimse eninde sonunda kendi hazırladığı tuzağa kendisi düşecektir mutlaka! Syf 130 Bu guzel öğütlerle dolu kitabı tavsiye ederim.
Duygu ve Düşünce
Kelile ve DimneBeydeba · Kapra Yayıncılık · 20237,7bin okunma
Bizim ülkemizde böyle bir kitap yazılsaydı bestseller olur muydu?
Puan vermedi·480 syf.··
Beğendi
·
2026 17. kitabı
·
53 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 12:19
Kitabı oldukça uzun bir sürede okudum, yoğun çalışma tempomdan kaynaklı olarak ve kitabı anlayarak okumak istediğim için böyle oldu. Klasik kişisel gelişim kitaplarından ayırışmasını sağlayan özelliği biraz(!) misyonerlik sosuna bulanmış olması ve fakat oldukça samimi ve gerçekçi bir bakış açısıyla yazılmış olması sanırım. Yazarla ilk buluşmam. Kitabın çoğu sayfasının altı çizili cümlelerle doldurduğumu düşünürsek, evet, oldukça beğendim. Akıcı, anlaşılır. Sakın bir ortamda okumak iyi olacaktır. Sindirmesi epey zor olan bölümler oldukça etkileyiciydi. "Hayatının bir nedeni olan, nerdeyse her tür nasıl'a katlanır."(117) "Anlam,menfaati alt eder."(273)
Hayat İçin 12 Kural: Kaosa PanzehirJordan B. Peterson · Pegasus Yayınları · 2021639 okunma
10/10
·96 syf.··
Beğendi
·
2026 7. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 12:43
İçinde altı öykü bulunan şirin bir kitaptı İnsan neyle yaşar.Tolstoyun herzamanki hayata toz pembe bakışı ve iyi niyeti bu kitaptada vardı.Halbuki yaşadığımız hayatta herkes O kadar da iyi niyetli değil hatta çoğu ilişkinin menfaate dayalı olduğu bir dünyada yaşıyoruz maalesef
İnsan Neyle Yaşar?Lev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024234,3bin okunma
Mithat Cemal Kuntay - Üç İstanbul
Puan vermedi·648 syf.··
2026 16. kitabı
Edebî açıdan özellikle başları öyle zayıf geldi ki eserden ne anlayacağımı şaşırdığım anlar oldu ancak devamında anladım ki eserin amacı edebî keyif vermekten ziyade dönemin menfaat peşinde siyasî fikri değişen namussuzlarını okura tanıtmakmış. Abdülhamit'in Selanik civarını kurşun atmadan verdiğini daha önce de duymuştum, eserde verilen bilgilerden biri de budur. Eserde Divanı Lügatit Türk'ü bulan Ali Emiri Efendi hakkında bilgili ve namuslu bir memur olup kitap topladığından bahsedilir. Eser aslında günümüzde de devam eden çarpık ilişkiler, yapmacık saygı ve kendine işleyen bürokrasinin bir eleştirisidir. İttihat ve Terakkiyi ince ince eleştirirken aynısını Hürriyet ve İtilaf'a da yapar. Eser içerisinde bir partili "Manda istemek vatansızlıktır." der ve parti bu sözleri üzerine adamı partiden atar çünkü böyle namuslu insanlarla parti "simasını" kaybedecektir. Anadolu'nun doğusu ve güneydoğusundan "Kürdistan" diye söz edilir. Denilene göre meme hizasını geçmeyen sakalla orada devlet adamlığı yapmak imkânsızdır. Hikâye boyunca (bence bilinçli bir şekilde de abartılmıştır) o cenahtan bu cenaha savrulan, siyaseti şahsi menfaat için kullananların karıları da kocaları gibi güç dengesi kimdeyse onunla yatıp kalkarlar. Eser, annesi hasta olan genç Adnan'ın 93 harbindeki acıyla ilgili yazmaya başladığı romanın girişiyle başlar. Savaşta bizimkiler ezkaza Sohum Kalesi diye ironik isimli bir kale alır ve bunun üzerine Abdülhamit kendini gazi ilan ettirir ama Ruslar Ardahan'ı bu sırada alıp Tuna'yı geçer. Adnan'ın babası şehit bir Miralay (Albay)dır ve ailesiyle İstanbul'da bir yalıya sığınmışlardır. Annesi veremdir. Adnan hem parasız hem de çalışmakta hiç gözü olmayan, eli kalem tutan ancak çok da ileri olmayan özenti bir tiptir. Annesi sefil ve aç bir halde yaşarken bu karı
Üç İstanbulMithat Cemal Kuntay · Sander yayınları · 19833,381 okunma