Buz

Buz
@mentality_

Buz

, bir kitap okudu
10/10
·624 syf.·
6 günde okudu
·
2022 3. kitabı
Süleyman Bulut
9.4/10 · 1.891 okunma
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
İzmir'in işgalini öğrenen Damat Ferit Paşa Hükümeti aynı gün toplanmış ve resmi bir bildiri yayınlamıştı. Bildiride, "Hükümet bu meselede devlet ve millet haklarını korumak için kendisine düşeni tespit etmiş,sükun ve vakarın muhafazası lüzumunu ahaliye tavsiye eylemesini (halkın işgale karşı tepkiye kalkışmamasını) Dahiliye Nezareti'ne tebliğ etmiştir." belirtilmiştir. İşgal karşısında bu kadar pasif ve kayıtsız kalan sedece İstanbul Hükümeti değildi.Padişah Vahdettin de benzer bir tutum içerisindeydi.Sultan Ahmet Meydanı'ndaki mitingten sonra seçilen bir temsilci grubu Sultan Vahdettin'e ziyaret etmişti. Vahdettin onlara şu öğütlerde bulunmuştu: "Ağzımızı açalım,bağıralım,sesimizi yükseltelim.Fakat elimizi kaldırmayalım" İzmir'in işgalinden hemen sonra Samsun'a çıkan Mustafa Kemal Paşa,Samsun'a ayak bastığının Üçüncü günü yeni vazifesiyle ilgili ilk raporları İstanbul'a göndermeye başladı.Bu raporlarda Mustafa Kemal Paşa'nın kararlılığı,milletine olan güvenci ve inancı,yeni mücadeleyi başlattığının işaretleri açıkça görülüyordu. Mustafa Kemal Paşa'nın İstanbul'da sadaret makamına gönderdiği telgraf bir rapor değildi.Ancak İzmir'in Yunanlar tarafından işgal edilmesi üzerine ,işgalden bir gün sonra hem milletin hem de kendisinin işgale karşı duygularını şöyle belirtiyordu: "İzmir'in Yunan askeri tarafından işgali hadisesi ,yakından temasta bulunduğum milleti ve orduyu gayri kabili tasavvur ve tasvir derecede dilhun etmiştir.Ne milllet ve ne ordu mevcudiyete karşı yapılan bu haksız tecavüzü hazm ve kabul etmeyecektir. 20.5.1919" Mustafa Kemal Paşa'nın bu tavrı,işgalle ilgili olarak Türk milletine "sükuneti tavsiye etmeye" karar veren ve "bağıralım, çağıralım ama elimizi kaldırmayalım" diyen İstanbul hükümetinin ve padişahının zihniyet ve anlayışından çok