İzmir'in işgalini öğrenen Damat Ferit Paşa Hükümeti aynı gün toplanmış ve resmi bir bildiri yayınlamıştı.
Bildiride, "Hükümet bu meselede devlet ve millet haklarını korumak için kendisine düşeni tespit etmiş,sükun ve vakarın muhafazası lüzumunu ahaliye tavsiye eylemesini (halkın işgale karşı tepkiye kalkışmamasını) Dahiliye Nezareti'ne tebliğ etmiştir." belirtilmiştir.
İşgal karşısında bu kadar pasif ve kayıtsız kalan sedece İstanbul Hükümeti değildi.Padişah Vahdettin de benzer bir tutum içerisindeydi.Sultan Ahmet Meydanı'ndaki mitingten sonra seçilen bir temsilci grubu Sultan Vahdettin'e ziyaret etmişti.
Vahdettin onlara şu öğütlerde bulunmuştu: "Ağzımızı açalım,bağıralım,sesimizi yükseltelim.Fakat elimizi kaldırmayalım"
İzmir'in işgalinden hemen sonra Samsun'a çıkan Mustafa Kemal Paşa,Samsun'a ayak bastığının Üçüncü günü yeni vazifesiyle ilgili ilk raporları İstanbul'a göndermeye başladı.Bu raporlarda Mustafa Kemal Paşa'nın kararlılığı,milletine olan güvenci ve inancı,yeni mücadeleyi başlattığının işaretleri açıkça görülüyordu.
Mustafa Kemal Paşa'nın İstanbul'da sadaret makamına gönderdiği telgraf bir rapor değildi.Ancak İzmir'in Yunanlar tarafından işgal edilmesi üzerine ,işgalden bir gün sonra hem milletin hem de kendisinin işgale karşı duygularını şöyle belirtiyordu: "İzmir'in Yunan askeri tarafından işgali hadisesi ,yakından temasta bulunduğum milleti ve orduyu gayri kabili tasavvur ve tasvir derecede dilhun etmiştir.Ne milllet ve ne ordu mevcudiyete karşı yapılan bu haksız tecavüzü hazm ve kabul etmeyecektir. 20.5.1919"
Mustafa Kemal Paşa'nın bu tavrı,işgalle ilgili olarak Türk milletine "sükuneti tavsiye etmeye" karar veren ve "bağıralım, çağıralım ama elimizi kaldırmayalım" diyen İstanbul hükümetinin ve padişahının zihniyet ve anlayışından çok
Fener Rum Patrikhanesi,Osmanlı Devleti'nin son dönemlerinden itibaren siyasi faaliyetlerini artırarak "Megalo İdea" yani "Büyük Ülkü'yü gerçekleştirmek istemişti.Bu büyük fikirse;Bizans İmparatorluğu'nu diriltmek ve Büyük Yunanistan'ı kurmaktı.
Mondros Mütarekesinden sonra da Türkler aleyhindeki çalışmalarına devam etti.Askeri ve siyasi kuruluşların birlikte çalışmaları sağlandı.Rum Matbuat Cemiyeti adıyla teşkilatlanan Rumlar,cinayetlerini gizlemek için bu adı seçmişlerdi.Cemiyet,toplantılarını Yunan Konsolosluğu'nda yapıyordu.Cemiyetin sekiz üyesinden beşini yerli Rumlar,üçünü de Yunanlılar oluşturuyordu.Cemiyet,verilen emirler doğrultusunda cinayetler ve suikastlar işledi.İtilaf Devletleri'ni harekete geçirerek İstanbul hapishanesindeki beş yüzden fazla Rum ve Ermeniyi tahliye ettirdi .Matbuat Cemiyeti,Rum İzcilik Cemiyet'ini geliştirdi.İzcilik Cemiyeti, Kadıköy,Beyoğlu ve İstanbul olmak üzere beş yüzer kişilik gruplar halinde organize olarak başlarına Yunan subayları getirildi.Bunlar,Türkleri katletmek için görevlendirildiler.
-Miavri Mira Cemiyeti-
Cemiyet Yunanistan'dan her türlü yardımı almaktaydı.Rumları silahlandırarak Türkleri öldürtüyorlardı.Silahlı Rumlar,Türklerin oturduğu kasaba ve köyleri yakıp yıkarak büyük zararlar veriyorlardı.Ege,Marmara, Tekirdağ, Kırklareli ve Üsküdar tedhişçilik yaptıkları bölgelerdi.
Son Osmanlı Padişahı Vahdettin, Kurtuluş Savaşı sırasındaki izlediği tutum ve siyaseti nedeniyle, Türk tarihinin en tartışmalı isimlerinden biri olmuştur. Milli Mücadele boyunca Ankara'nın varlığını kabul etmeyen, bu mücadeleyi Halife'ye ve Osmanlı Devleti'ne karşı bir isyan olarak gören Vahdettin, Türk ordusunun emperyalizme karşı kazandığı zaferden sonra ülkeyi terk etmiş ve İngilizlere sığınmıştır.Atatürk'ün Nutuk'ta onu "hain" olarak nitelemesi, ülkeyi terk etmesi nedeniyle değil, Milli Mücadele boyunca izlemiş olduğu yanlış politikalar nedeniyledir. Damat Ferit gibi İngiliz yanlısı bir sadrazamı defalarca başa getirmesi, Mustafa Kemal ve silah arkadaşları hakkında idam fetvası çıkartması, Anadolu'ya aleyhte propagandalar yapmak amacıyla din adamları göndermesi, Milli Mücadele'ye zarar vermek amacıyla Kuvayı İnzibatiye adıyla bir ordu kurdurması ve İngilizlere sığınması, verdiği hatalı kararlara örnektir.
-Vahdettin hain miydi?
- Vahdettin, Damat Ferit Paşa hakkında neler demişti?
- Atatürk hakkında verilen fetvanın içeriği neydi?
- Son Halife Abdülmecit Vahdettin hakkında neler söylemişti?
- Milli Mücadele'yi Vahdettin mi başlatmıştı?
- İstanbul Hükümeti'nin İzmir'in Yunanlılar tarafından işgaline tepkisi nasıl olmuştu?
- Vahdettin, Almanya gezisinde Mustafa Kemal Paşa'yla neler konuşmuştu?
- Mustafa Kemal Paşa Samsun'a ne kadar parayla gitmişti?
- Vahdettin, İngilizlerden ne talep etmişti?
Burada amaçlanan ne Vahdettin'i hain olarak nitelemek,ne de onu göklere çıkarmaktır.1918-1923 dönemindeki yaşanan olaylar,herhangi bir ideolojik amaç güdülmeksizin bu kitapta yer almaktadır.Yorum siz değerli okurlarımızındır.