Puan vermedi·448 syf.··
2026 5. kitabı
·
20 saatte okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 18:00
Xalid Hüseyni'nin digər 2 əsərini oxumuş biri olaraq bu əsər üçün özümü mental olaraq hazırlamaq 3 ilimi aldı. 3 il kitabxanamda gözlətməyin ardından indi anlayıram ki,heç vaxt bu kitaba hazır oluna bilməzdi.. Ayrı-ayrı obrazların yaşadıqları üçün özümü çox məyus və ağır hiss edirəm.. Amma mənim üçün "Min möhtəşəm günəşin" yeri yenə də ayrı qalacaq. O əsər, mənim üçün aralarındakı ən parlayan əsərdi. Mənə də ən çox toxunan əsər o olmuşdu. Ümidvaram yazıçının yeni əsərləri də ərsəyə gələr və böyük məmnuniyyətlə yollarımız kəsişər..
Çərpələng UçuranKhaled Hosseini · Qanun Nəşriyyatı · 2011192,4bin okunma
Puan vermedi·372 syf.··
2026 6. kitabı
Ensest gerçeğini bir tokat gibi yüze çarpan yazar, eser boyunca gerçek yaşam hikâyelerine yer vererek okuyucunun konuyu daha iyi anlamasını sağlıyor. Anlatım dili sade, akıcı ve anlaşılır. Psikoloji alanına ait kavramları akademik bir dille değil, günlük yaşam örnekleriyle açıklamış ancak okurken sağlam bir mental sağlık istiyor. Bu kitabı okuduktan sonra insanlara bakış açınız değişiyor. Özellikle öğretmenseniz ya da mesleğiniz çocuklara yönelikse onları daha fazla gözlemlediğiniz içinizde acabaların coğaldığı dönemler olabilir. Kitabın başından sonuna kadar tüğleriniz diken diken oluyor. Ancak her insanın böyle durumlarda bilinçli hareket etmesi için kesinlikle okuması gereken bir kitap.
Kardeşini DoğurmakBüşra Sanay · Doğan Kitap · 20188bin okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
7/10
·250 syf.··
2026 28. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 23:04
#KitapYorum #TekBaşına #VolkanSönmez #DokuzYayınları #Roman Merhaba arkadaşlar, Bugün sizlere Dokuz Yayınları'ndan çıkan, Volkan Sönmez’e ait, "TEK BAŞINA" isimli romanı tanıtmaya çalışacağım. Bazı kitaplar ağrı kesici gibidir. Hani mental olarak yorgun, canınız hiçbirşey çekmediğinde, ayaktasınız ama beyniniz uyuşuk, aklınız milyon km. hızla galaksiden çıkmış Venüs'e ev kuracak bir uçuklukta uçmuşsa, kalbiniz yaşam sınırları kıvamındaysa, zorla işe güce sardıysanız, değişken zatı muhterem havalar da "yat kalkma" modunu telkin etmişse, hangi kitapla nişanlansak diyorsanız işte karşınızda "TEK BAŞINA" sahnede. Bir buyur gel hizzasında, el ediyor karşı şeritte. Yani anlayacağınız yanınızdan ayırmadan her boşlukta bu kitapla sarmaş dolaş olacağınız garanti. En azından ben hayatlar sanayi, hayâller Hawai halleri etiketi ile dolaşırken, ne yesem, ne içsem, hangi kitap beynimde atık depo kirleri temizler, bi de güzel kese atar, mis gibi güne güneş gibi güller açar yanaklarımda derken bu kitapla hemhal oldum. O ağır kanlılık gitti, olimpik havuzdan çıkmış yüzücüye döndüm desem yeri. Okuma hızım düzeldi, performansım yenilendi. Artık ağır, ağdalı, anlaktan azade ne kadar cümle kitap varsa hepsini bohçaladım memleketine yolladım. Efendim bendeki haleti ruhiye bu hallerdeydi. Şimdi konu penceresi'nden bakalım, orada havalar nasıl?!.. Hayatını dürüstlük, sevgi ve erdem üzerine kuran Okan, bir anda kendisini her şeyini kaybetmiş halde bulur. İşinden kovulur, eşinden ayrılır. Güvenli limanlarını yitiren kahramanımız, modern dünyanın acımasız gerçekleriyle yüzleşirken hem geçmişiyle hem de kendi benliğiyle hesaplaşmak zorunda kalır. Büyük mücadeleler verir. Maddi ve manevi tüm kalelerini kaybeden Okan, erdemsizliğin prim yaptığı vahşi dünyada tamamen "tek başına" kalır.
Tek BaşınaVolkan Sönmez · 2022702 okunma
9/10
·206 syf.··
Beğendi
·
2026 20. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2026 23:33
öncelikle yurtdışında bu kadar popüler olup çok okunmasına rağmen türkiye’de nerdeyse hiç duyulmamasına şaşırdığım bir kitap oldu. benim de Sıdıka Tunç Candoğan’ın önerisiyle haberim oldu, iyi ki de olmuş. kitabın yazarı çok başarılı bir profesör, pankreas kanseri ve son birkaç ayının kaldığını öğreniyor. üniversitesinde ‘the last lecture’ isimli bir konuşma yapıyor -konuşmayı youtube’da bulabilirsiniz- sonrasında zaten birkaç ay içinde kansere yenik düşüyor. kitap ise 48 yıllık yaşamından öğrendiği şeyleri, tavsiyelerini içeriyor ama klasik bir şekilde değil, Randy Pausch öleceğinin farkında olan, ortalama süresini bilen ve tüm bunlara rağmen o sağlıklı kafa yapısını, mentali koruyan bir adam. bu beni özellikle çok şaşırttı, inanılmaz geldi. bir insan nasıl bu kadar dayanıklı, zeki ve aynı zamanda duygusal, duygusal zekası yüksek olabilir diye düşündüm durdum kitap boyunca. kitap hayatından kısa kesitleri ve onlardan çıkardığı dersleri, kendi önerilerini içeriyor. dili basit ve su gibi akıp giden bir kitap. ilgisini çeken herkese öneririm <3
Son KonuşmaRandy Pausch · Serbest Kitaplar · 2023400 okunma
kusursuz yabanci uzerine cok degerli yorumum
8/10
·352 syf.··
2026 1. kitabı
spoiler alert!!!! sadece wow demek istiyorum.. cumartesi oglen elime ulasti, derse gittim derste bile okudum elimden birakamadim utanmasam yolda okuyacaktim fena surukledi.. reading slumptaydim cekti cikardi sag olsun, araliklarla 7 8 saatte bitirdim. kitaba gelecek olursak genel olarak inci cok rahatsiz edici bi karakterdi en basta emire soyledigi seyden beri fena gicigim ama sonu boyle beklemiyordum. kitapta beni genel olarak darlayan sey incinin yaptiklari ya da evdeki seyler degil kimsenin eylule inanmamasi oldu. eylulun yaptigi bazi aptalliklar da ayri sinir etti maalesef. defterin fotografini cekmemesi, inciyi korkutmaya calisirken kendi topuguna sikmasi ve hakliyken kizi bogmaya calisirken haksiz duruma dusmesi gibi ama o mentalde ben ne yapardim asla kestiremiyorum maalesef. ben sonu cok daha farkli seyler dusundum hele incinin ayna onunde eylulu taklit etmesinden sonra daha farkli yerlere gitti kafam neredeyse bilim kurgu sanacaktim ama oyle de degilmis. eylule de inciye de biraz biraz hak verdim sonda. tam her sey bitti derken son sayfa kanimi dondurdu, devam kitabi da yok bize ne oldugunu aciklamak zorundasin sezo!!!
Kusursuz YabancıSezin Karameşe · Ephesus Yayınları · 202684 okunma
Kültürel Dil
8/10
·410 syf.··
Beğendi
·
2026 14. kitabı
·
21 günde okudu
·
Okunma: 07 Haziran 2026 23:45
Yazarın okuduğum ikinci kitabı. İlk kitabı Bin Muhteşem Güneş, harika bir etki yaratmıştı bende. İnanılmaz çok sevmiştim. Bu kitabı da aynı beklenti ile okumaya başladım. Baştan ele alalım dersek; Kitap, harika bir dev hikayesi ile başlıyor. Her ne kadar harika olsa da romanın geneli ile çok bağlantı kuramadım. Sadece bana şu atasözü ile bağ kurabildi o da: Yeter ki sağ olsun, yel essin kokusu gelsin. Devamında ise asıl hikayeye giriş yapıyoruz. Baba, Abdullah ve küçük kız kardeşi Peri'nin doğup büyüdükleri küçük kasaba olan Şadbağ'dan yürüyerek Kabil'e gittikleri bir yolculuk ile başlıyor. Bu öyle neşe dolu bir yolculuk değil. Asla dillendirilmiyor ancak baba da Abdullah da durumdan hoşnut değil. Küçük Peri ise olayların farkında değil elbette. Yolculuk devam ederken kitabın geri kalanında da sıkça rastlayacağımız şekilde geçmişe dönük bilgiler, öyküler, aile ilişkileri, Abdullah ve Peri'nin ilişkisi, diyaloglarda devam ediyor. Mesela Peri'nin çok sevdiği köpeği gibi. İşte ilk kısım 1952 sonbaharında Kabil'de Peri'nin, şehrin zengin ve elit ailelerinden birisine evlatlık verilmesi ile başlıyor. Bu da çok dramatize edilmiyor ancak sonrasında Abdullah ve Baba'nın acılarını derinden hissedebileceğiniz cümleler yer ediniyor. Ve işte beni hazırlıksız yakalayan şeylerden birisi oluyor. Buna alışmam zaman alıyor, kitap bitti hala beni bir noktada rahatsız ediyor. Kendimi Abdullah ve Peri'nin öyküsüne o kadar odaklamıştım ki bir anda çocukların üvey dayısı Nebi'nin -aynı zamanda Peri'nin evlatlık verildiği ailenin aşçısı ve şoförü- hayat hikayesini ya da çocukların üvey annelerinin çocukluktan beri gelen hayat hikayesini, sonrasında Peri'nin onu evlat edinen, muhtemelen mental sağlık sorunları yaşayan -nitekim sonrasında intihar eden- annenin öyküsünü, bu arada Nila'nın
1000Kitap
Ve Dağlar YankılandıKhaled Hosseini · Everest Yayınları · 202242bin okunma