Şairin “Yaş otuz beş, yolun yarısı” dediği zamanlara birkaç sene kaldı. Hani derler ya, otuzlu yaşlardan sonra bir sakinlik ve farkındalık yükleniyor insana; işte ben de tam olarak bunu doruklarda hissettiğim bir senedeyim. Eski ben ile şimdiki ben arasında ciddi farklılıklar olduğunu hissediyorum.
Seyahatlerde artık eskisi gibi sürekli fotoğraf çekmiyorum. Çok sevdiğim fotoğraf makinemi yanıma bile almıyorum. Gittiğim her yerden sadece bir kare çekiyorum; bana hissettirdiklerini hatırlamak için.
Mesela farklı kültürleri öğrenmeye, farklı hayat tarzlarını görmeye bayılıyorum. Gittiğim şehirlerde çok ünlü, popüler ve yeni yapıları görmek ya da AVM gezmek yerine, şehrin eski sokaklarını adımlamayı tercih ediyorum. Merak ettiğim o kadar çok kültür var ki, anlatamam.
Camiler kadar kiliseleri de merak ediyorum. İnsanların yüzlerindeki o duyguları okuyabilmek benim için çok kıymetli.
Sık sık ailemle de bu konular üzerine konuşurum. Bu yazı kendime ayırdım ve merak ettiğim şehirlere seyahat edip anılar biriktireceğimi söylüyorum bizimkilere. Babam da diyor ki: “Ama sen zaten hep seyahat ediyorsun, bu seneyi neden özel olarak düşünüyorsun?” Heheheh 😅
Bu sene yoğun bir çalışma senesiydi elhamdülillah. Şimdi ise biraz dinlenme ve sakinleşme vakti.
Allah’ım, çokça seyahat ettiğim, çokça anı biriktirdiğim bir yaz olsun inşallah. Çokça âmin.