Bana merhaba falan yazmayın ya sabah sabah öffff ben merak edersem yazarım zaten her gördüğünüze atlamayın biraz gurur ya
Haydi bana soru sor
Zaqa.net/Nur06 Birazcık da soru cevap yapalım merak ettiğiniz soruları sorabilirsiniz hepinizi bekliyorum sorun gelsin bakalım...
Soru ve Cevap
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Ben Sizi Biliyorum :)
Ne ben sizinle oturup saatlerce sohbet ettim ne de siz beni dinlediniz. Merak etmeyin ama ben sizi tanıyorum; sizde kanatları zorla koparılmış, acı çekmiş, herkese ve her şeye direnmiş meleklerden birisiniz.
geçici ileti/...
bir Türk askerinin dizi sahnelerini yorumlamasına tevafuk ettim - ve ben gece gece büyük bir keyifle bunu izliyorum. dizi/film izlerken hukuki işlemler, adli vakalar dikkatimi çeker ve hemen yorum yapmaya başlarım... bilgim olmadığı başkaca konular içeren sahnelerde de o konuda bilgisi olanın yorumunu merak ederdim. mesela ameliyatlara ilişkin sahnelerde doktorlar ne düşünüyor, acaba neleri fark ediyor diye... bu konuya denk gelmeme sevinç duydum: youtu.be/e3FYa6CWxWM?is=...
Mükemmel Bir Neşe ve Umut Kaynağı
IMDB'den 8.6 puan alan 1946 yapımı olan It's a Wonderful Life (Şahane Hayat) filmi, benim için IMDB puanı her ne kadar pek bir şey ifade etmiyor olsa da, aldığı puanla IMDB'ye göre dünyanın en iyi 21. filmi oluyor. Yönetmen Frank Capra'nın sinema tarihine armağan ettiği bu başyapıtı izlerken içimde çok büyük bir beklenti yoktu. Her gün en az bir film izlemeye çalışan biri olarak bu filmi, o zaman izlediğim dizi olan Friends'te isminin geçtiğini işitmiştim; isim de bir yerden kulağıma tanıdık gelince seyretmeye koyuldum. Film, çevresi tarafından hatırı sayılan, saygıdeğer ve çok sevilen birisi olan George Bailey Tanrı'nın en büyük mucizesinden vazgeçmek üzereyken açılış yapıyor. Bu sırada kendisinin akıbetini kimse bilmediğinden küçük kasabasındaki neredeyse herkes onun için Tanrı'ya dua etmeye başlıyor. Tanrı bu kadar duaya yanıtsız kalamıyor ve en büyük mucizesinden vazgeçmesini önlemek için bir meleği görevlendiriyor. Daha sonra bu meleğe George Bailey'yi tanıması için onun hayatından önemli kesitleri izletiyor. Buradan sonrasını anlatmayacağım. Ben kendime "duygusal" birisi demem; sanırım çevrem de bunu tasdik eder. Fakat bu filmi izlerken tam iki kez ağladım ben. Duygusal birisi olmadığımdan film izlerken pek ender ağlarım. Dahası bu ağlayışlarımdan birisi mutluluktan olmuştu. Bunun bir daha herhangi bir filmi izlerken tekrar edecek bir durum olmadığına eminim. Ben bu incelemeyi Frank Capra'nın bu naçiz başyapıtı ülkemizde pek bilinmediğinden herkese önermek adına kaleme alıyorum. Ama en çok da hayatını önemsiz, değersiz, yaşamaya o kadar da değer bulmayan insanlara öneririm. Bu değerlendirmemi filmi izledikten önce de sonra da bir mübalağa olarak görebilirsiniz ama; bu film hayatın kutsiyetini, paha biçilemezliğini size hayatınızda karşınıza çıkacak birçok şeyden
Film
İnsanların dedikodusundan hiçbir kurtuluş yoktur, Bunun tek çaresi sabırdır.