Zaferden sonra…
8/10
·384 syf.··
2026 27. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 03:14
“Hain Mezarıma Tükürecekler!” romanını okurken Kurtuluş Savaşı’nın yalnızca cephelerde verilen bir mücadeleden ibaret olmadığını, toplumun her kesimini derinden etkileyen büyük bir varoluş savaşı olduğunu bir kez daha hissettim. Kişisel tüm isteklerini “zaferden sonra”ya bırakan bir nesille tanıştım. Yazarın kurduğu atmosfer beni dönemin içine çekerken, karakterlerin yaşadıkları olaylar ve verdikleri mücadeleler eserin sürükleyiciliğini arttırmış. Roman, tarihî gerçeklik ile güçlü kurguyu başarılı bir şekilde buluşturmuş. Kitaba konu olan kişiyi daha önce duymuş ve “gerçekte” ne olduğunu bilsem de kitapta ne olacağını daima merak ettim. Bu da yazarın başarısı bence.
HainSelim Erdoğan (Hidrojeolog) · Kronik Kitap · 2025519 okunma
Altı Harfli Bir Tatlı / Şermin Yaşar
Puan vermedi·248 syf.··
2026 35. kitabı
Şermin Yaşar’ın kalemini uzun zamandır merak ediyordum ve bu romanla tanışmış oldum. İlk dikkatimi çeken şey, yazarın yalın ve gösterişsiz anlatımıydı. Öyle bir dili var ki okurken kendinizi bir köy bahçesinde, karakterlerin karşısına oturmuş da hikâyelerini bizzat onlardan dinliyormuş gibi hissediyorsunuz. Roman boyunca en çok dikkatimi çeken noktalardan biri, karakterlerin siyah ya da beyaz olarak çizilmemiş olmasıydı. Şermin Yaşar, kahramanlarını aklamaya çalışmıyor; onları tüm kusurları, eksiklikleri ve kırgınlıklarıyla okurun karşısına çıkarıyor. Bu yüzden bazı anlarda karakterlere üzülürken, bazı anlarda onlara kızıyor; hatta yer yer yaşadıklarıyla yüzleşmelerinin kaçınılmaz olduğunu düşünüyorsunuz. Bu grilik hissi, romanı benim gözümde daha gerçek ve etkileyici kıldı. Selime Teyze ise okurken en çok zorlandığım karakter oldu. Kocasını kaybettikten sonra kendi yasına öylesine gömülmüş ki çocuklarının yalnızlığını, ihtiyaçlarını ve kırgınlıklarını göremez hâle gelmiş. Roman boyunca Selime’den çok onun çocuklarına üzüldüm. Özellikle Yıldız’ın hikâyesi yüreğime dokundu. Küçük yaşta babasını kaybettikten sonra, annesini de manevi olarak yitirmiş bir çocuğun yalnızlığı çok gerçek ve çok acıydı. Tüm zorluklara rağmen okuyup doktor olması ise onun adına sevindiğim nadir anlardan biri oldu. Bir diğer yaralı hikâye ise Meltem’inkiydi. Daha bebekken annesi tarafından terk edilen, hayatı boyunca anne-baba eksikliğiyle büyüyen Meltem’in sevgi arayışı içimi burktu. Evliliğinde de aradığı sıcaklığı bulamaması, ait olma ihtiyacını sürekli içinde taşıması karakterini benim için daha da dokunaklı hâle getirdi. Romanın sonunda, babaannesinin tarif defterinden çıkan ve dedesinin bulmacadaki “altı harfli bir tatlı” sorusuna verdiği “Meltem” cevabı ise kitabın en güzel anlarından
Altı Harfli Bir TatlıŞermin Yaşar · Doğan Kitap · 202513,7bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Tanıştığıma memnun oldum bay Atsız.
Puan vermedi·308 syf.·
2026 8. kitabı
Toplam bir gün olmadan biten bu eseri kaleme alan ruhu şad ederek düşüncelerimi yazıya dökmeye başlayayım. Atsız'a dair ne olumlu ne olumsuz bir fikrim yoktu. Eserini öneren kuzenimin tavsiyesine uyacağım bir hali ruhiyete denk gelince bir gün dolmadan akıp gitti. Akıcı eserleri sevmemeye ne hacet? Akademik yazılarla sıkılmış ruhuma iyi geldi. Atsızın türk mitini zamanın karakterlerine işleyişi özgündü. Kağanların isimlerini görünce bir hoş olmadım değil. Hayalperest bir canlı olduğumdan dolayı geçmişe dair kağanlarla daha çok şey olmasını bekledim lakin olmadi(kendi zihnimle o arzumu tatmin ettim, merak etmeyin). Yine de dönemine göre kurgusu, kalemini döktürmesi... Üstad yazdığım yazılara karşı beni daha da hüzünlendirdi. Bir çok cümleyi alıntılamak isteğime direnerek, her haliyle tatlı bir eserdi, her cümlesi bir düşünce münazarasına davetiye çıkarıyordu. Vesselam, okuduğuma ve Atsız beyle tanıştığıma gayet memnun oldum. (40+ lı yaşlardaki erkek bireylerin genç kıza aşık olması meselesini ele almasının yanında bir başka eserde de benzer yaş farkına rağmen bu hislerin olmasını anlamakta zorlandım. Yani neden bu arzuya sahipler bilebilmem çok güç. Bir arkadaşım kız neşesi, yaşlı/olgun erkeklerin ilgisini çekiyor yorumunu kabul edemeyeceğim gibi. Ah kafam çok karışık. Oturun oturduğunuz yerde hanımızı sevin onun için çabalayın abi. Yani hanımına susup kıza saplantılanmakta ne bileyim. Korkak avuntusu gibi geliyor. Bu da Selim pusat'a ve onun temsil ettiği erkek abilerin zihnine dair naçizane düşüncem.)
Ruh AdamHüseyin Nihâl Atsız · Ötüken Neşriyat · 201934bin okunma
Puan vermedi·272 syf.··
2026 14. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 01:32
Alex Schulman Bence fazla travmatik bir kitaptı. Akışı ve hikayesi güzel. Okurken sıkılmadım. Merak ve sorular silsilesi son sayfaya kadar devam ediyor. Hüzünlüydü. Normalde daha çabuk biterdi ama küçük bebeğim olduğundan dolayı boş vakit bulabilme şansım kısıtlıydı. Normalde max 2 günde sindirerek rahatça okunur. Anne olgusu benim için çok yüksek bir yerde. Annesine aşırı bağlı biri olarak, bu satırları okurken zorlandım. Sanki ben yaşıyormuşum gibi çok zor, çok korkunç bence. Otokontrolünü sağlayamayan insanların çocuk yetiştirme konusunda destek alabilmeleri şart!! Yoksa sorunlu bireyler yetişip bu bozuk psikolojik durumu nesillerce devam ediyor. Ne gerek var ki? Öz eleştiri yap ve kendini bil! Ona göre davran ve ona göre yetiştir. Son olarak; kitabı beğendim,tavsiye ederim.
1000Kitap
17 HaziranAlex Schulman · Timaş Yayınları · 20261,109 okunma
İnsanlığın ilk hikayesine yolculuk…
9/10
·252 syf.··
2026 21. kitabı
Mitoloji ve tarihî romanlar her zaman ilgimi çekmiştir. Bu nedenle İskender Pala’nın Akşam Yıldızı romanı daha ilk sayfalardan itibaren beni etkisi altına aldı. Göbeklitepe’nin gizemli atmosferinden yola çıkan yazar, okuru insanlık tarihinin henüz yazılmadığı zamanlara götürüyor. İnançların, korkuların, aşkın ve hayatta kalma mücadelesinin şekillendirdiği bu dünyada, insanlığın medeniyete giden ilk adımlarına tanıklık ediyoruz. Romanın en güçlü yönlerinden biri, tarihî ve mitolojik unsurları başarılı bir şekilde harmanlaması. İskender Pala, sadece bir hikâye anlatmıyor; aynı zamanda insanın anlam arayışını, doğayla ilişkisini ve bilinmeyene karşı duyduğu merakı da sorgulatıyor. Göbeklitepe’nin gizemini kurguya ustalıkla yedirirken, okuyucunun hayal gücünü sürekli canlı tutmayı başarıyor. Kitap boyunca kendimi zaman zaman bir tarih yolculuğunda, zaman zaman da mitolojik bir anlatının içinde hissettim. Karakterlerin yaşadıkları, dönemin şartları ve yazarın betimlemeleri sayesinde anlatılan dünya gözümde canlandı. İskender Pala’nın akıcı ve zarif dili de romanın sürükleyiciliğini artıran en önemli unsurlardan biriydi. Tarih ve mitolojiyi seven biri olarak bu romandan çok etkilendim. Hem düşündüren hem de merak duygusunu canlı tutan bir eserdi. Kitabı bitirdiğimde geriye sadece güzel bir hikâye değil, insanlığın geçmişine dair pek çok soru ve düşünce kaldı. Bu yönüyle Akşam Yıldızı, benim için unutulmaz okuma deneyimlerinden biri oldu.
Akşam Yıldızıİskender Pala · Kapı Yayınları · 20208,1bin okunma
8/10
·440 syf.··
2026 6. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 23:50
Daha dün bitirdiğim yine akıcı bir Ayfer Tunç romanı. Kitapta büyük bir gizem ya da yapay bir merak yok; her şey en başından belli bir akışla ilerliyor. Buna rağmen dili o kadar sade ve akıcı ki, insanı hiç yormadan su gibi okunuyor. Asıl çekim noktası olaylar değil, karakterlerin derinliği ve hikâyenin taşıdığı duygusal yük. Romanda Şehnaz, annesi Ayhan Hanım ve anneanne Hatice üzerinden bir ailenin kadınlar ekseninde taşınan travmalarına tanık oluyoruz. Merkezde ise Şehnaz’ın hayatını 30 yıl boyunca etkileyen Bay E. var. Şehnaz, üniversiteden hocası olan Bay E.’ye âşık oluyor ve bu ilişki yıllar içinde sağlıksız bir bağımlılığa dönüşüyor. Kendisi de bunu açıkça kabul ediyor.Eğitimli entelektüel bir metres olduğunu. Bay E. ise aristokrat kökenli, dışarıdan saygın ve güçlü görünen ama ilişkilerinde oldukça yıkıcı etkiler bırakan bir karakter. Kitapta kendisine herhangi bir psikolojik tanı konulmuyor ancak tavırları, kendini beğenmişliği ve çevresindeki insanları manipüle etme biçimi güçlü narsistik özellikler hissettiriyor. Bir diğer önemli karakter olan Eyşan ise Bay E.’nin eşi. Kendisi de güçlü ve aristokrat bir aileden geliyor; her şeyi bilmesine rağmen evliliğini sürdürmesi, roman boyunca en çok düşündüren noktalardan biri oldu.Aile geçmişine baktığımızda ise kuşaktan kuşağa aktarılan sırlar, terk edilme duygusu ve travmalar ortaya çıkıyor.Dışarıdan ne kadar güçlü görünseler de, bu ailedeki kadınların ortak noktası geçmişlerinden taşıdıkları derin yaralar. Akıcı diliyle de uzun süre akılda kalıyor.
Annemin Uyurgezer GeceleriAyfer Tunç · Can Yayınları · 20267,1bin okunma