Gün gelir...
Hırsızlar zengin...
Metresler eş...
Serseriler adam olur...
Odundan kapı, taştan saray olur...
Gün gelir...
Kezbanlar destan...
Onları destan yapanlar mestan olur...
Gün gelir...
Çivisi çıkar dünyanın...
Konuşamayanlar hatip...
Şifa veremeyenler tabip...
Yazamayanlar kâtip olur...
Ama yine öyle bir gün gelir ki...
İşler ters döner.
Aldatan, bir gün sadakat için...
Çalan, bir gün adalet için...
Döven, bir gün şefkat için yalvarır...
'Piyon' deyip geçme, gün gelir şâh olur.
Şâha da fazla güvenme...
Gün gelir mat olur.
Ömer Hayyam
Saçları bir kez bile okşanmadan göçüp giden kadınlar bilirim.
Elleri nasırlı, yürekleri yaralı...
Koca kadın olmuş, eş olmuş, ana olmuş, lakin içindeki çocuğu büyütememiş,
hüzünlerine sarılıp, göz yaşlarını yoldaş sayıp, uykuya dalan, onca kalabalıkta sevgi yüzü görmeden yaşayan ama fedakârca sevgi dağıtan...
Cefasını çekip, sefasını ahirete bırakmış kadınlar...
Sevmiş, Sevilmemiş...
Sevilememiş kadınlar...
Derdini, imtihanı bilmiş...
İsyan etmeden,
Rabbime yakaran kadınlar...
Yaşama hevesi yokken, evlatları için hayata dört elle sarılan ya da sarılmak zorunda kalan.
Gözleri, nemli derin ve anlamlı bakışları...
Ah o kadınlar...
yürekleri yaralı,
Cennet kokulu ANALAR...
Kaliteli insanlara denk gelsin hayatınız.
Nerede nasıl davranacağını bilen, karakteri sağlam olan ve gerçekten değer veren insanlar.
Sadece iyi günde varlığını belli edip kötü günde yok olmayan insanlar.
En önemlisi de varlığı hayatınızda belli olan insanlar....!