Puan vermedi·216 syf.··
Beğendi
·
2026 47. kitabı
Kendimden Özür Dilerim – Miraç Çağrı Aktaş Bazen bir kitap seni değil, senin yıllardır kaçtığın halini yakalar. Bu kitap, içimdeki o herkesi mutlu etmeye çalışan çocuğu buldu. Elimi tuttu ve fısıldadı: “Artık yeter… Sıra sende.” Çünkü çoğumuz aynı hatayı yapıyoruz. Başkalarını kırmamak için susuyor, “İyi insan olayım” diye kendimizi tüketiyor, “Biraz daha dayanırım” diyerek yıllarca kendi kalbimize yük oluyoruz. Sonra bir cümle çıkıyor karşımıza ve bütün savunmalarımız yıkılıyor: “Fazla iyi niyet, insanı kendinden özür dilemeye mecbur bırakır.” İşte o an durdum. Çünkü herkesi anlamaya çalışırken kendimi unutmuştum. Herkesin yarasına merhem olmaya çalışırken kendi yaralarımı görmezden gelmiştim. Ve sonra bir başka cümle… “Yorgunsun çünkü sadece kendini değil, herkesi taşımışsındır.” Belki de bu yüzden bu kadar yorgunuz. Sürekli birilerini kurtarmaya çalışırken, kendimizi geride bırakıyoruz. Bu kitap bana şunu hatırlattı:
Kendimden Özür DilerimMiraç Çağrı Aktaş · İndigo Kitap · 2026216 okunma
Puan vermedi·112 syf.··
2026 74. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 18:26
Bazı şiirler vardır ki sadece okunmaz; yüreğe dokunur, insanın içinde iz bırakır. Kimi zaman da türkü olup dilden dile dolaşır, yıllar geçse de değerini kaybetmez. "Sarı saçlarına deli gönlümü, Bağlamışlar, çözülmüyor Mihriban, Ayrılıktan zor belleme ölümü, Görmeyince sezilmiyor Mihriban." Mihriban: Türk halk müziğinde efsaneleşen, Musa Eroğlu tarafından bestelenen bu şiir, kavuşulamayan gizemli bir aşka yazılmış en naif eserlerden biridir. Sevginin en derin hali bazen yoklukta saklıdır. İnsan, yanında olmasa da sevdiğini kalbinin en güzel yerinde taşımaya devam ediyor. “Aşktan yana söz duyunca, Ben hep seni düşünürüm.” Her satırında hakikatin, dostluğun ve insan olmanın izini sürüyor. Her dizede ayrı bir derinlik saklı. Okudukça insanın gönlüne dokunan bu yolculuk, sonunda Hakk’a varıyor. "Ya Rab, bu hasrete can dayanmıyor; Zaman kısa, ben yorgunum, yol uzun." Gurbetin hüznünü, hasretin sızısını, sevdanın sıcaklığını ve memleket özlemini yüreğinde taşıyan bu güzel şiir kitabının, okuyan herkesin gönlüne dokunması dileğiyle. "Her tarafı gurbet olmuş yurdumun; Düşünceme tuzak kurma boşuna. Gönlüm yığın yığın hasret yüklüdür; İçimde tarifsiz keder saklıdır. Sökemezsin yaralarım köklüdür; Merhem sürüp sargı sarma boşuna."
Dosta DoğruAbdurrahim Karakoç · Kadim Yayınları · 20181,325 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Puan vermedi·120 syf.··
2026 72. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 15:17
Merhabalar değerli kitapseverler, Bugün sizlere Emre Sekmen’in kaleminden çıkan Kırık Kalp Tamircisi adlı kitabı tanıtmak istiyorum. Kitapta 114 farklı şiir yer almaktadır. Yazarımız, şiirlerinde sevginin fazlasının getirdiği yıkımı, sevmenin sadece mutlu etmek olmadığını, içinde yaşanılan hüznü, kaybolmayı ve arayışı; ancak bu karmaşaya rağmen sevginin aynı zamanda acıları saran bir merhem ve şifa olduğunu; bir sevgilinin yokluğunun ardından yaşanan yönünü kaybetmişlik ve çaresizlik hissini gibi birçok temayı başarıyla ele almış. Her bir şiir duygu yüklüydü. Okuduğum sıralarda hangisini not edeceğimi şaşırdım. Haydi şiirseverler, çayınızı ve kahvenizi alıp bu güzel şiir kitabını okumaya davet ediyorum sizleri. Yazarımızın kalemine sağlık, okuyucusu bol olsun.
Kırık Kalp TamircisiEmre Sekmen · Yason Yayıncılık · 20251 okunma
8/10
·304 syf.··
2026 55. kitabı
Merhaba arkadaşlar sizlere güzel bir kitap yorumuyla geldim. . . Kadınlar hakkında bu kadar objektif yazan yazarları seviyorum. Aslında siyasi ve kültürel toplumun harmanlanmış hali bu kitap. Arkanya ile Paris arasında mekik dokuyan Onu Sevdiğim Zamanlar,aşka, barışa, yersiz yurtsuzluğa ve hatırlamanın acısına dokunaklı bir ağıt.Sesini sınırların olmadığı ve insanın insana merhem olduğu bir yerden yükseltiyor:Ey insan, neredesin? Romanları pek çok dile çevrilen, sinemaya uyarlanan, ödüller alan yazarımız edebi coğrafyasını Paris-Arkanya hattına taşıdığı, iç içe geçen iki hikâyeyle ilerleyen bu romanda insanları ayıran değil, ortaklaştıran yaraları; suskunluğu sınırsızlığa dönüştüren büyülü bir aşkı olağanüstü bir dille anlatıyor. Kısacası; sadece bir aşk romanı değil, aynı zamanda insanların ortak acılarını, geçmişle hesaplaşmasını ve umudu anlatan duygusal bir roman. Kitabin arkasında kod var okutup kitapla ilgili şarkıları dinleyebilirsiniz bu özelliği çok sevdim. . . #kitapalintıları ️Acı çektiğini göstermemek için kim bilir ne kadar acı çekiyor olmalısın.
Onu Sevdiğim ZamanlarKemal Varol · Doğan Kitap · 20251,964 okunma
Sustuklarımızdan Aldığımız Yaralar,Sessizliğin Mirası
10/10
·245 syf.··
Beğendi
·
2026 6. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 17:19
Merhaba sevgili okurlar ​Bugün kütüphanemin en özel köşelerinden birine yerleşen, kapağını kapattıktan sonra bile günlerce etkisinden çıkamadığım ve üzerine uzun uzun düşünmek istediğim çok derin bir eseri sizlerle paylaşmak için buradayım. Mustafa Gülaçtı’nın kaleme aldığı Sessizliğin Mirası Bir babanın sessizliğinden, bir oğlun kelimelerine uzanan hikaye.Okuyup bitirdikten sonra anladım ki bu cümle sadece edebi bir aforizma değil, kitabın her bir sayfasına, her bir satır arasına sızmış olan o muazzam gerçeğin ta kendisiymiş. Kendi iç dünyamda, kendi geçmişimde ve sustuklarımda derin izler bırakan bu eseri, tamamen kendi penceremden ve hissettirdikleriyle detaylıca kaleme almak istedim. Sessizliğin Mirası , aslında toplum olarak kanayan bir yaramıza, çoğumuzun bir şekilde hayatında karşılığı olan ama dile getirmekte zorlandığı o büyük ama sessiz trajedimize parmak basıyor. Sessizliğin Mirası'nı okurken kendimi sürekli bir empati çemberinin içinde buldum. Tahliller o kadar içten, o kadar bizden ve tanıdık ki. Okurken kendimi bazen o sustuklarıyla aslında çok şey anlatan, gururunun ya da yetiştirilme tarzının arkasına saklanan o babanın yerine koydum. bazen de o boşlukları kapatmak için çırpınan, bir cevap arayan, babasının gölgesinde kendi kimliğini kelimelerle inşa etmeye çalışan oğlun acısında, arayışında buldum. Karakterlerin hiçbiri yapay değil,sokakta yürürken görebileceğimiz, belki de bizzat kendi evimizde karşılaştığımız insanlar. Kitapta o kadar çok cümlenin altını çizdim, o kadar çok satırda durakladım ki. Ama sanırım bütün kurgunun, bütün o sessiz çığlığın özeti tam olarak şu cümleydi. ​"Bize bırakılan en ağır miras, doldurulmamış boşluklar ve zamanında sarf edilmemiş, içe atılmış kelimelerdir. İnsan en çok sustuklarından yara alır ve en çok sustuklarıyla yaralar sevdiklerini..." Elif
Duygu ve Düşünce
Sessizliğin MirasıMustafa Gülaçtı · Mahlas Yayınları · 20268 okunma
Acı, seni hiçbir zaman aynı kişi olarak bırakmaz...
10/10
·224 syf.·
2026 64. kitabı
Herkese selam. Çok ama çok sevdiğim bir seriyle geldim. Gerçi ben çok sevdiğimi söylüyorum ama bence "ya çok seversin ya nefret edersin" serisi bu, ortası yok. Seri kesinlikle herkeslik değil. İçinde ağır travmalar, kanlı sahneler, c*nsel saldırı geçmişi, işkence gibi psikolojik olarak rahatsız edici unsurlar var. İçerisinde romantizm barındırsa da ana tema intikam. Ben 5 kitabı okudum ama sanırım bir de tek kitap olarak çıkmış. Tavsiyem onu almanızdır ben bekleyemedim onu djdj. Merakta bırakıyor çünkü djdj. Ana karakterlere baktığımızda Lana Myers, tam bir badass girl. Kurtarılmayı beklemiyor tam tersine kontrolü daima elinde tutan güçlü bir kadın karakter. Logan Bennett ise klasik bir dark romance erkeği gibi dark alfa erkeği değil. Tam tersine düzgün ahlaklı, koruyucu bir yapısı var. Bu da ikili arasındaki dinamiği ilginç kılıyor çünkü burada iki karanlık kişinin toksik ilişkisinden ziyade birbirine merhem olma, iyileştirebilme durumu var. Yazım dilini ben çok beğendim; akıcı, merak uyandırıcı. Wattpad vari bulanlar da olacaktır tabii ama dediğim gibi ben sevdim. Tüm seri boyunca o "ahlaki ikilemi" dibine kadar hissediyorsunuz. Başınızdan çok korkunç şeyler geçtiğinde ve adalet sistemi sizi yüz üstü bıraktığında yaptıklarınız için pişmanlık duyar mısınız? Sürekli kendinizi seri boyunca Lana'nın yaptıklarına hak vermek vermemek arasında gidip gelirken buluyorsunuz. Lana'nın geçmişi empati yeteneğinizi diri tutuyor. Haydi kitabın konusuna geçelim; Ben intikam temasını çok severim, belki de intikam alamayacak kadar yorgun bir ruha sahip olduğum içindir. Öyle ya intikam sürekli geçmişte yaşatır insanı çünkü. Ama Lana Myers geçmişte yaşamaktan hiç de gocunmuyor. Aksine geçmişi diri tutuyor. Ve karanlık listesinde çizdiği her isimle içinizin yağlarını eritiyor. Çünkü
1000Kitap
Mindfck 5: Her Yeri Kızıla BoyaS. T. Abby · Artemis Yayınları · 2026165 okunma