5/10
·112 syf.··
2026 11. kitabı
🅂🄴🄻🄰🄼🄼🄼 Harika bir hafta diliyorum herkese. Keyifler nasıl hanımlar beyler? Bugün size @destekyayinlari ‘dan çıkan kalemi ile ilk kez tanıştığım @dokmenhatice ‘nin #kemikçayı kitabının yorumu ile geldim... #kitapkonusu Bir çok çıkardığı kitaplarla tanınan yazar cesur ve yalın üslubuyla kaleme aldığı #kemikçayı onbeş insan hikayeleriyle dolu gerçekçi ve sarsıcı bir kitap. Daha çok kadının örselenmişliğine, sinmişliğine, sıkışmışlığına, tökezleyişine, örülen duvarların ardında yaşadığı hiçliğine, ayıp-suç-günah sarmalında yolunu bulmak için çabalayışına ve daha pek çok şeye tanıklık ediyor. #kitaphakkındadüşüncelerim Dili bana biraz klişe ve sıradan geldi açıkcası. Çok fazla kadına dair kitaplar okudum.Aklımdan çıkmayan “Ben malala Meyra ve Son kız” o yüzden belki de bana hitap etmedi.Ama her gün haberlerde ,gazetelerde gördüğümüz kadınlara yapılanları gelecek nesilin ibret alması,bir ders çıkarması açısından okunması gereken bir kitap. #kadınaşiddet ‘in son bulduğu bir dünya diliyorum tüm kalbimle.Farkındalık adına okuyabilirsiniz bu tarz sevenler... Sevgili @dokmenhatice kaleminiz daim okurunuz bol olsun... #alıntılar “İnsanoğlu her türlü kirden aranıyormuş da yüreğe sinen kirden arınamıyormuş meğer.”(Syf:85) “Sancılı günlerin hikâyesi kısadır. "Ne oldu?" diye sorarlar. "Hiç" dersin biter.”(Syf:32) “Önce söz kestik, ciğerime... Sonra kına yaktık kalbime.. İşte şimdi de nikahımı kıydık, hayallerime.” (Syf:30) "Anneler derin yaralara da merhem olurlar değil mi?" (Syf:87)
Kemik ÇayıHatice Dökmen · Destek Yayınları · 2020245 okunma
Puan vermedi·216 syf.··
Beğendi
·
2026 47. kitabı
Kendimden Özür Dilerim – Miraç Çağrı Aktaş Bazen bir kitap seni değil, senin yıllardır kaçtığın halini yakalar. Bu kitap, içimdeki o herkesi mutlu etmeye çalışan çocuğu buldu. Elimi tuttu ve fısıldadı: “Artık yeter… Sıra sende.” Çünkü çoğumuz aynı hatayı yapıyoruz. Başkalarını kırmamak için susuyor, “İyi insan olayım” diye kendimizi tüketiyor, “Biraz daha dayanırım” diyerek yıllarca kendi kalbimize yük oluyoruz. Sonra bir cümle çıkıyor karşımıza ve bütün savunmalarımız yıkılıyor: “Fazla iyi niyet, insanı kendinden özür dilemeye mecbur bırakır.” İşte o an durdum. Çünkü herkesi anlamaya çalışırken kendimi unutmuştum. Herkesin yarasına merhem olmaya çalışırken kendi yaralarımı görmezden gelmiştim. Ve sonra bir başka cümle… “Yorgunsun çünkü sadece kendini değil, herkesi taşımışsındır.” Belki de bu yüzden bu kadar yorgunuz. Sürekli birilerini kurtarmaya çalışırken, kendimizi geride bırakıyoruz. Bu kitap bana şunu hatırlattı:
Kendimden Özür DilerimMiraç Çağrı Aktaş · İndigo Kitap · 2026221 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Puan vermedi·112 syf.··
2026 74. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 18:26
Bazı şiirler vardır ki sadece okunmaz; yüreğe dokunur, insanın içinde iz bırakır. Kimi zaman da türkü olup dilden dile dolaşır, yıllar geçse de değerini kaybetmez. "Sarı saçlarına deli gönlümü, Bağlamışlar, çözülmüyor Mihriban, Ayrılıktan zor belleme ölümü, Görmeyince sezilmiyor Mihriban." Mihriban: Türk halk müziğinde efsaneleşen, Musa Eroğlu tarafından bestelenen bu şiir, kavuşulamayan gizemli bir aşka yazılmış en naif eserlerden biridir. Sevginin en derin hali bazen yoklukta saklıdır. İnsan, yanında olmasa da sevdiğini kalbinin en güzel yerinde taşımaya devam ediyor. “Aşktan yana söz duyunca, Ben hep seni düşünürüm.” Her satırında hakikatin, dostluğun ve insan olmanın izini sürüyor. Her dizede ayrı bir derinlik saklı. Okudukça insanın gönlüne dokunan bu yolculuk, sonunda Hakk’a varıyor. "Ya Rab, bu hasrete can dayanmıyor; Zaman kısa, ben yorgunum, yol uzun." Gurbetin hüznünü, hasretin sızısını, sevdanın sıcaklığını ve memleket özlemini yüreğinde taşıyan bu güzel şiir kitabının, okuyan herkesin gönlüne dokunması dileğiyle. "Her tarafı gurbet olmuş yurdumun; Düşünceme tuzak kurma boşuna. Gönlüm yığın yığın hasret yüklüdür; İçimde tarifsiz keder saklıdır. Sökemezsin yaralarım köklüdür; Merhem sürüp sargı sarma boşuna."
Dosta DoğruAbdurrahim Karakoç · Kadim Yayınları · 20181,325 okunma
Puan vermedi·120 syf.··
2026 72. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 15:17
Merhabalar değerli kitapseverler, Bugün sizlere Emre Sekmen’in kaleminden çıkan Kırık Kalp Tamircisi adlı kitabı tanıtmak istiyorum. Kitapta 114 farklı şiir yer almaktadır. Yazarımız, şiirlerinde sevginin fazlasının getirdiği yıkımı, sevmenin sadece mutlu etmek olmadığını, içinde yaşanılan hüznü, kaybolmayı ve arayışı; ancak bu karmaşaya rağmen sevginin aynı zamanda acıları saran bir merhem ve şifa olduğunu; bir sevgilinin yokluğunun ardından yaşanan yönünü kaybetmişlik ve çaresizlik hissini gibi birçok temayı başarıyla ele almış. Her bir şiir duygu yüklüydü. Okuduğum sıralarda hangisini not edeceğimi şaşırdım. Haydi şiirseverler, çayınızı ve kahvenizi alıp bu güzel şiir kitabını okumaya davet ediyorum sizleri. Yazarımızın kalemine sağlık, okuyucusu bol olsun.
Kırık Kalp TamircisiEmre Sekmen · Yason Yayıncılık · 20251 okunma
8/10
·304 syf.··
2026 55. kitabı
Merhaba arkadaşlar sizlere güzel bir kitap yorumuyla geldim. . . Kadınlar hakkında bu kadar objektif yazan yazarları seviyorum. Aslında siyasi ve kültürel toplumun harmanlanmış hali bu kitap. Arkanya ile Paris arasında mekik dokuyan Onu Sevdiğim Zamanlar,aşka, barışa, yersiz yurtsuzluğa ve hatırlamanın acısına dokunaklı bir ağıt.Sesini sınırların olmadığı ve insanın insana merhem olduğu bir yerden yükseltiyor:Ey insan, neredesin? Romanları pek çok dile çevrilen, sinemaya uyarlanan, ödüller alan yazarımız edebi coğrafyasını Paris-Arkanya hattına taşıdığı, iç içe geçen iki hikâyeyle ilerleyen bu romanda insanları ayıran değil, ortaklaştıran yaraları; suskunluğu sınırsızlığa dönüştüren büyülü bir aşkı olağanüstü bir dille anlatıyor. Kısacası; sadece bir aşk romanı değil, aynı zamanda insanların ortak acılarını, geçmişle hesaplaşmasını ve umudu anlatan duygusal bir roman. Kitabin arkasında kod var okutup kitapla ilgili şarkıları dinleyebilirsiniz bu özelliği çok sevdim. . . #kitapalintıları ️Acı çektiğini göstermemek için kim bilir ne kadar acı çekiyor olmalısın.
Onu Sevdiğim ZamanlarKemal Varol · Doğan Kitap · 20251,976 okunma
Sustuklarımızdan Aldığımız Yaralar,Sessizliğin Mirası
10/10
·245 syf.··
Beğendi
·
2026 6. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 17:19
Merhaba sevgili okurlar ​Bugün kütüphanemin en özel köşelerinden birine yerleşen, kapağını kapattıktan sonra bile günlerce etkisinden çıkamadığım ve üzerine uzun uzun düşünmek istediğim çok derin bir eseri sizlerle paylaşmak için buradayım. Mustafa Gülaçtı’nın kaleme aldığı Sessizliğin Mirası Bir babanın sessizliğinden, bir oğlun kelimelerine uzanan hikaye.Okuyup bitirdikten sonra anladım ki bu cümle sadece edebi bir aforizma değil, kitabın her bir sayfasına, her bir satır arasına sızmış olan o muazzam gerçeğin ta kendisiymiş. Kendi iç dünyamda, kendi geçmişimde ve sustuklarımda derin izler bırakan bu eseri, tamamen kendi penceremden ve hissettirdikleriyle detaylıca kaleme almak istedim. Sessizliğin Mirası , aslında toplum olarak kanayan bir yaramıza, çoğumuzun bir şekilde hayatında karşılığı olan ama dile getirmekte zorlandığı o büyük ama sessiz trajedimize parmak basıyor. Sessizliğin Mirası'nı okurken kendimi sürekli bir empati çemberinin içinde buldum. Tahliller o kadar içten, o kadar bizden ve tanıdık ki. Okurken kendimi bazen o sustuklarıyla aslında çok şey anlatan, gururunun ya da yetiştirilme tarzının arkasına saklanan o babanın yerine koydum. bazen de o boşlukları kapatmak için çırpınan, bir cevap arayan, babasının gölgesinde kendi kimliğini kelimelerle inşa etmeye çalışan oğlun acısında, arayışında buldum. Karakterlerin hiçbiri yapay değil,sokakta yürürken görebileceğimiz, belki de bizzat kendi evimizde karşılaştığımız insanlar. Kitapta o kadar çok cümlenin altını çizdim, o kadar çok satırda durakladım ki. Ama sanırım bütün kurgunun, bütün o sessiz çığlığın özeti tam olarak şu cümleydi. ​"Bize bırakılan en ağır miras, doldurulmamış boşluklar ve zamanında sarf edilmemiş, içe atılmış kelimelerdir. İnsan en çok sustuklarından yara alır ve en çok sustuklarıyla yaralar sevdiklerini..." Elif
Duygu ve Düşünce
Sessizliğin MirasıMustafa Gülaçtı · Mahlas Yayınları · 20268 okunma