8/10
·512 syf.··
Beğendi
·
2025 92. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 17 Kasım 2025 09:21
Selamlar Hafta sonu canım biraz dark roman okumak istedi ve seçeneğim olarak canım kitabı GümüşKartal’ı gözüme kestirdim.. Yani kendi soyadım da Kartal diye değil tabi ki Yazarımızın kalemine Kimliksizler şehri ile aşinayım ve oradaki distopik hava burada yerini mafyatik, bol entrika ve kaos dolu karanlık bir havaya bıraktı.. Anlatalım hemen... Mastani Karpatya dağlarındaki küçük bir kasabada yaşayan, özgür ruhlu, ağaçlara tırmanan güneşin doğuşunu izleyen ve uluslararası bir yarışma için paten kayan gencecik bir kızımız. Anne diye bildiği Maria ve çok sevdiği ama kaybettiği Ceo’yu babası olarak görüyordu. Dış görünüş olarak uzun kızıl kıvırcık saçlara ve büyük yeşil gözleri ile prenses Merida karakteri aklımıza gelebilir.. Çok küçük yaşta bu aileye verilmesi ve çocukluğuna dair ayrıntıları kitabın sonunda hepimizin içini acıtan gerçeklerde saklı.. Şimdiye dönelim Mastani’nin mükemmel tabir edebileceğimiz hayatı kapısında beliren bir adam ile alt üst olmak üzeredir. Alkan Hamza Gümüşkartal. Yeraltı dünyasının acımasız, korkusuz ama yiğit karakterlerinden birisidir. Kendi tercihi olmayan bir evliliğe maruz kalmış eşini bir intihar sonucu kaybetmiştir. Geride kalan küçük kızının yaşaması ise uygun bir ilik nakline bağlıdır. Onu, Mastani’nin kapısına getirip evliliğe ikna etme sebebi ise kızı Kirazı kaybetme korkusu ve Mastani'nin kızının öz teyzesi olması durumu! Mastani de kadar ailesini ve geçmişini silip atmaya çalışsa da bir gün bu karşılaşmayı beklemekteydi ve tabi ki vicdanı bu duruma kayıtsız kalamaz. Anlaşmalı bir evlilikle geri dönülmez bir yola giren bu çift küçük bir kızın yaşam savaşının gölgesinde birbirini tanırken sırları, aile bağları ve düşmanları da her daim çevrelerinde saldırmaya hazır bir vaziyette pusudaydı.. Şimdi efenim gelelim bana!
GümüşkartalGamze İspaha · Patara Kitap · 202410 okunma
Puan vermedi·328 syf.··
Beğendi
·
2024 19. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 23 Mayıs 2024 21:25
Herkese selam♡ Öncelikle gerçekten bu kitap hakkında konuşacak ve paylaşacak çok fazla fikrim var. Çünkü okurken fazlasıyla sinir krizi geçirip, aynı zamanda deyim yerindeyse dibimin düştüğü yerler oldu. Öncelikle O SON NEYDİ ÖYLE AMA PARDONNN!!! Yani bence bu kitabı alıp okumak için tek neden olarak bu sonu sunabilirim size. Bunu baştan söylemek istedim çünkü hala tüylerim diken diken ve huzurlu kahkahalar kafamın içinde. O kadar anlamlı ve güzel bir sondu ki gerçekten vücudumun bir parçasının cidden eridiğini düşünüyorum. Şimdi bunu söyleyip rahatladığıma göre ilk başa döneyim, ben çook uzun zamandır (yani bana göre uzun) istediğim tarzda bir fantastik okumuyordum. En son Foxglove'u okumuştum (ki o benim için ☆'lı 100 yani) ondan sonrada araya değişik kitaplar girdi falan, baya uzadı. Bu kitabı güzel tavsiyeler üzerine aldım ve dün bitirdiğim gerilim sonrası okumaya başladım. Taktım kulaklığımı açtım bir şarkı ama! Bismillah daha ilk bölümde kalbimi kırdı, verdi elime. Ve tesadüfe bakın ki kulağımda o sırada Brave'deki Merida'nın annesinden ayrılış müziği çalıyordu.. dedim 'Noluyoo he noluyoo??' Şaşırdım kaldım, daha ilk sahneden çekti aldı beni sayfalarına. Sonra her şey çoooook akıcı ilerledi, sular gibi aktı. Ana karakterimiz Lark'ı ÇOK! sevdim. AMA! (hshshshsj) Ah Tiras Ah Tiras.. Yani o kadar çok küfrettim ki şu adama canlanıp karşıma çıksa şu dakika okkalı bir tokat yer benden. Tamam her hikayede ya da ilişkide aşk olmak zorunda değil ama öküz de olma bir zahmet şekerim. Habire "İçindeki alevi serbest bırak Lark, sen benim silahımsın Lark, içine bir çocuk yerleştireceğim Lark, beni mutlu etmeyi öğreneceksin Lark, sen kılıçsın ama ben sadece bir kuşum Lark" vs vs. Bir sus be adam! Yani gerçekten adama iyi sövdüm. Kız da ilk defa böyle bir şeyle karşılaştığı için
Fantastik
Kuş ve KılıçAmy Harmon · Yabancı Yayınları · 2023296 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Puan vermedi·367 syf.··
2023 97. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2023 20:24
#cesur Bir prenses, İki Tanrı, Üç yolculuk, Dört Mevsim… DunBroch’lu Merida’nın heyecan dolu hikayesine tanıklık etmeye hazır mısınız? Küçükten büyüğe pek çoğumuz Disney kahramanlarını seviyordur eminim. Merida da bu prenseslerden en cesur olanı. Yaklaşık on sene önce vizyona yansıyan bir filmi de mevcut. Sevdikleri ve sevdiği herşey için gözü kapalı hareket edecek cesur bir karaktere tanıklık ediyoruz. Merida, Kral Fergus ve Kraliçe Elinor’un okçuluk konusunda oldukça yetenekli ama bir kadar da deli fişek kızlarıdır. Ailesini, üçüz haylaz kardeşlerini ve barış dolu krallığını çok seviyor. Ama o kadar durağan o kadar sıradan bir krallık ki bu sakinlik onu tatmin etmiyor. O hep bir heyecan, bi macera peşinde. Bu yüzden ailesinin evlilik düşüncelerinide geri püskürtüp heyecan duyduğu macera belki de biraz aşk için çevre krallıkları yeni yerleri geziyor. Yine bir geziden sonra krallığın tadını çıkartırken içindeki huzursuzlukla da aynı zamanda baş etmeye çalışıyor. Taki kapı üç kez ardı ardına çalana kadar. Kapının ardında silüetini farklı hallerde gördüğü bir Tanrı var. Ve bu bir kaçışa döndüğünde Merida, bu silüetin dengeyi sağlamak için herşeyi yıkan ve yeniden oluşumu simgeleyen Tanrı Feradach olduğunu keşfeder. Dunbroch tam da noel arifesinde tanrının yıkımı ile yüzyüzedir. Bunu önlemek için Feradach ve kadim kış tanrıçası ile bir anlaşma yapar. Merida’nın, bir yıl içinde ailesini değişmeye ikna etmesi ve krallığını bekleyen hazin sondan kurtarması gerekiyor. Bu değişikliklere ilham olması için farklı krallıklara destansı bir yolculuğa çıkıyor. Herşeyin sonu gelmeden mücadelesinde başarılı olabilecekmi göreceğiz…
CesurMaggie Stiefvater · Beta Byou Kitapları · 202343 okunma
5/10
·208 syf.·
2020 57. kitabı
Uzun bir zamandan sonra yazdığım ilk inceleme. Umarım güzel olmuştur. Hatalarım varsa kusuruma bakmayın. Jennifer L. Armentrout benim pek anlaşamadığım bir yazardır. Obsidiyen serisine herkes bayılıyor olmasına rağmen ben sadece iki kitabını okuyup bırakmıştım. O günden beri de tesadüf eseri başladığım diğer romanları (Titan, Sağdıç, Hep Seni Bekledim)  dışında bu yazarın olduğunu bilerek elime aldığım bir kitabı olmadı. Zaten şu an fark ettim de bu saydığım romanlarını da seri olmalarına rağmen sadece birinci kitaplarını okumuşum. Şöyle bakarsak isteyerek, merak ederek başladığım ilk romanı Lanetli diyebiliriz. Kitapta başka yazarların serileriyle bu kadar fazla benzerlikler bulmayı beklememiştim. Elbette ilk aklıma gelen serinin yazarının kalemiyle bu kitabın yazarının kalemini kıyaslamak imkansız olsa da işledikleri kurgu birbirlerine çok yakındı. Bu nedenle sık sık "Neden kimse bu noktaya değinmemiş?" diye düşündüm. Halbuki şimdi dönüp bakıyorum da benzerliklere değinen epey türk ve yabancı okur varmış. Bu kısma tek takılan okur olmadığım için memnunum. Özgün kurgularıyla bilinen bir yazar olduğu için benim gibi pek çok okuru bu noktada biraz şaşırtmış. İlk kitabın hikayeye giriş olacağını düşündüğüm halde ne yazık ki beklentilerimi karşılayamadı. Şimdi bunun nedenlerine gelelim. Kitabın sürükleyici bulunacak merak uyandırıcı bir konusu var. Düzen, denen bir oluşumun içinde Ivy isimli baş kahramanımız kötülük dolu Fae'lerle savaşıyor. Onları avlıyorlar ve türlerinin dünyayı işgal etmesine engel olmaya çalışıyorlar. Ivy'nin eski erkek arkadaşı ve üvey anne babası korkunç bir olayda ölüyorlar. Ivy de o günden bu yana hayatına alabildiği, güvenebildiği tek insan/canlı(varlık, yaratık?) Düzen'de bulunan en yakın arkadaşı Val ve bir mezarlıkta yaralı halde bulduğu
Edebiyat
LanetliJennifer L. Armentrout · Dex Plus Yayınları · 2015347 okunma