Önceleri bilmiyordum, artık biliyorum, siz de biliyorsunuz: Kahkahanın farklı renkleri vardır. Kahkaha, içimizdeki bir patlamanın uzak yankısıdır: Belki kırmızısıyla, mavisiyle, altın rengiyle havai fişekler denebilir bunlara, belki de insan bedeninin yırtılıp göğe fırlayan parçaları...
Ve sessizlik... Yalnızca köşede, sanki binlerce mil ötede, lavaboda su damlamaktaydı ve ben sanki kainattım da iki damla arasında çağlar, devirler geçiyordu...
Yalnız başımayım. Akşam. Puslu. Gökyüzünde altın sarısı, kaymaksı bir doku; keşke bilebilseydim oralarda, en yukarılarda neler olduğunu. Keşke bilebilseydim, kimim ben, hangi benim ben?