Hayatın, "Hayat böyledir," diyen herkesin öne sürdüğü gibi öyle renksiz ve önemsiz, öyle gizsiz ve mucizesiz olmasıyla hiçbir zaman yetinmek istememişti.
Ansızın çatı katının sessizliğinde yüksek sesle konuştu.
"Hayır," dedi, "sırf işler azıcık zorlaştı diye Atreju bu kadar çabuk pes etmezdi. Başladığım şeyi sonuna kadar götürmeliyim. Geri dönmek için çok geç. Ne olursa olsun yalnız ileriye gidebilirim."
"Acaba," dedi kendi kendine, "bir kitap kapalıyken içinde neler oluyor? Doğal olarak yalnızca kağıdın üstüne basılmış harfler var içinde ama buna karşın, bir şey oluyordur mutlaka çünkü ben kitabı açınca ortaya birden koskoca bir öykü çıkıyor. Önceden tanımadığım kişiler, her tür serüven, olaylar, kavgalar oluyor... kimi zaman denizde fırtınalar çıkıyor ya da yabancı ülkelere, yabancı kentlere gidiliyor. Yine de hepsi bir biçimde kitabın içinde. Okunmalı ki yaşansın, bu belli. Ama bunlar çoktan kitabın içinde zaten. Acaba nasıl oluyor bu?"