Her gün, gün boyunca kullanacağımız zihinsel, duygusal ve
fiziksel enerjiyle uyanırız. Eğer duygularımızın, enerjimizi tüketmesine
izin verirsek, yaşamımızı değiştirmek için ya da başkalarıyla
paylaşacak enerjimiz kalmaz.
Hoşlandığınız bir kişiyle bir ilişkiye girdiğinizde genellikle
bu kişiden neden hoşlandığınız konusunda gerekçeler bulmaya
çalışırsınız. Sadece görmek istediğinizi görür ve o kişiyle ilgili
hoşlanmadığınız şeyleri yadsırsınız. Haklı olmak için kendinize
yalan söylersiniz. Sonra da varsayımlarda bulunursunuz. Bu
varsayımlardan biri şudur: "Sevgimle bu kişiyi değiştirebilirim."
Ama bu doğru değildir. Sevginiz hiç kimseyi değiştiremez.
Eğer birisi değişiyorsa değişmeyi seçtiği içindir, sizin onu
değiştirebilme gücünüzden değil.
Eski bilinen bir söz vardır:
"Mutsuzluk arkadaş arar." Cehennemde acı çeken kişi yalnız başına
olmak istemez. Korku ve acı toplumsal rüyanın önemli bir
parçasıdır.