" Ulan, aşkından kebap olduğuma yanmam, bir de grip oldum be ! Sal nezleni de Ahmet'ine ! Gelen, senden gelsin yeter ki ! Az mutluluk mu, bulunur şeref mi seni sevmek ?
Gözlerinden öperim canım.
Sevdâ, sevdâ, sevdâ, sevdâ. "
" ... Elbette ki önce sen ! Nem var ki başka ! Ha, neyini mi merak ederim ? Serçe parmağındaki tüyden, kulak memendeki tatarcık ısırığına, düşlerine, esnemene, şıpıdık terlikle mutfaktan çıkışına kadar nen varsa !
Gözlerini öperim. Ama gene yarımım. "
" Yahu ben ömrümde hiçbir kavram üzerinde yarım saatten fazla uğraşmadım. Ya hep kolay işler çattı bana ya da her nasılsa söktürdüm işte. Ama şimdi. Dünyanın en tükenmez mutluluğundayım. Ne yana dönsem sen. Elimi neye uzatsam yalnız değilim. Yazıver bana canım. Ne emredersin ? "