Tekrar tekrar okuyabilecegim cok hos bir elestiri/arastirma/tarih/ekonomi kitabi. Varufakis kapitalist sistemi kizina anlatir gibi kurguladigi icin sade, anlasilir fakat ekonomik temeller üzerine oturan güzel bir sistem elestirisi yazmis. Kitapta ikinci tekil sahis kullanilmasi anlatimi daha carpici hale getirmis, yazar sanki dogrudan benimle konusuyormus gibi bir hisse kapildim zaman zaman. (Örn: Sana piyasa toplumlari icin borcun kacinilmaz oldugunu söyledigimi hatirliyorsun degil mi?) Aklimda kalan belli basli noktalar:
+Ekonomi tarihi ve temel kavramlari cok sade aciklaniyor
+Kitap ve film referanslari cok hos.
+Secilen ornekler cok güzel ve aciklayici. Örnegin esir kamplarinda ekonomik sistemin olusmasi
+Gelecege projeksiyon yapilan bölümler hayli ilginc (Isgücünün makinelesmesi, yapay zeka, bitcoin)
+Kesin bir durusu var ama propagandadan uzak.
+Katilimci demokrasinin önemini cok güzel acikliyor.
+Kompakt. Bütün bunlari 160 sayfaya sigdirmis.
Bunca artiya neden 4 puan? Vahsi kapitalizm elestirisine katilmakla beraber daha iyi bir sistem mümkün olsaydi/olursa o sisteme gececegimizi dusunuyorum. Simdilik bu versiyon katilimci demokrasi ve sosyal devlet ile birlikte elimizdeki en iyi secenek. Bence hic kimse sovyet rusyasina, feodalizme veya avci toplayiciliga dönmek istemiyor.
Kültür tarihi, osmanli-türk tarihinde üzerinde yeterince calismamis bir alan. Kitap bu durumu degistirme cabasinin bir ürünü. Bireyler üzerinden osmanlida toplum ve kültür tahlilleri yapiliyor. Bu acidan klasik tarih kitaplarindan farkli. Kitap 4 farkli makaleden olusturulmus, bendeniz icin fazla akademik ve spesifik olsa da bahsettigim sebeplerden dolayi ilgincti. 4 makalenin kahramanlari yeniceri, dervis, tüccar ve hatun. Sunulan argümanlar kisaca söyle:
Yeniceri: Bir yeniceri tarafindan yazilmis bir dilekce üzerinden yenicerilerin sadece savasla degil ticaret veya tarimla da ugrasabildikleri, bu durumun pek de yadirganmadigi anlatiliyor. Yeniceri nizaminin bozulmasinin sebebinin yenicerilerin ticarete katilmasi olmadigi savunuluyor.
Dervis: Bir dervis günlügünden bir tarikatin sosyal hayatina dair gözlemler iceriyor. Günlük gibi, seyahatname gibi kaynaklarin yeterince arastirilmadigindan bahsediliyor. Bu konuda uzman olmasam da osmanlida okuma yazma orani düsüklügünden ve kurumsallasma eksikliginden dolayi bu kaynaklarin niceligi hakkinda cok supheliyim.
Tüccar: Müslümanlarin ticarete katilmadigi iddiasi venedik kaynaklari ve tüccarin vasiyeti kullanilarak cürütülüyor. Bu alginin niye olustugu veya müslümanlarin ticaretten neden elini etini cektigi ise makalenin konulari arasinda degil.
Hatun: Bir kadinin seyhine rüyalarini anlattigi mektuplar inceleniyor. Kadinlarin ve cocuklarin tarihteki eksikligini ve konunun daha yeni arastirilmaya baslandigini söylüyor.
Kisacasi yazar, tarihi daha iyi anlamak ve yorumlamak icin bireysel (saray harici) kaynaklarin daha cok incelenmesi gerektigini 4 somut örnekle göstermis. Tarihle yakindan ilgilenenlere tavsiye ederim.
Holocaust'u birinci agizdan dinlemek ve cizgi roman olarak okumak sarsici bir tecrübe. Sag kalmayi basaran azinligin yasadigi zorluklar, atlattigi badireler inanilir gibi degil. Aslinda kitabi begendim ama karalama cizim tarzi hosuma gitmedi. Bir soykirim hikayesinin renkli ve civil civil cizilecek hali yok zaten. Zor bir konu, basarili bir kitap.