merve

merve
@merv_skr
“Ne kadar hızlı koşarsan koş kendini geride bırakamazsın. Unutmak istediklerin hep yetişir.”
Şu anda 44. Sayfadayım unutmadan buraya yazmak istiyorum. Öncelikle kitabın ilk 42 sayfası osmanlı devletini milletini övmekle geçiyor. Şu cümlelere bile yer veriliyor, “ Osmanlı’nın yokluğu, Sadece beş yüz yıl müddetle hüküm sürdüğü topraklarda yaşayan insanların değil, aynı coğrafyada yeşeren bitki ve hayvanların da talihsizliğidir. Zira çağımız dahil, hiç bir devirde çevre, osmanlı asırlarında gördüğü ilgi ve sevgiyi görmemiş, hiçbir dönemde hayvanlar osmanlı insanının kendilerine gösterdiği saygıyı yaşamamıştır.” Aklıma bu cümleleri okuduktan sonra şu soru geldi “Madem osmanlı bu kadar mükemmeldi -burada anlatıldığı gibi- neden milletimiz cumhuriyeti kurdu? Neden osmanlı var olmaya devam etmedi?” Beni yanlış anlamayın yazdığım bu şeyleri nefretle veya kötü bir amaçla yazmıyorum. Tarihimizi öğrenmeye çalışıyorum. Gelelim Kanuni Süleyman’ın isminin nasıl koyulduğuna. Sayfa 43 de “ Köşedeki seccadeye çöktü. Zikretti, şükretti… Nihayet oğluna bir isim düşündü. Yüzlercesi şuurundan geldi geçti; aralarından Süleyman’ı seçti.” Diyor bir arka sayfa yani sayfa 44 de ise “artık bir isim verme zamanıydı… Hocalarına, vezirlerine danıştı. Herkes başka bir şey söyled. Nihayet hocalarından biri “Kur’an-ı Mübin’e bakalım, rasgele açalım hangi isim karşımıza çıkarsa o ismi verelim” diye teklif etti. Oğluna kuranî bir isim vermek Yavuz’un da çok istediği bir şeydi. Kur’an açıldı… Hz. Süleyman ile sebe Melikesi Belkıs’ı anlatan kıssa çıktı. Aranan isim bulunmuştu Süleyman…” gerçekten anlam veremiyorum biraz daha şans vereceğim kitaba. Okumaya devam edersem burayı güncelleyeceğim. Malesef yarım bıraktım başlarda osmanlı için objektiflikten uzak tamamen kendi fanatikliğini dökmüş olan bu yazara çok fazla güvenemedim. Benim düşüncem tarih kitapları tarafsız olmalı. Yeni yeni bir
1000Kitap
Muhteşem SüleymanYavuz Bahadıroğlu · Paradoks Yayınları · 20131,485 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
2/10
·296 syf.··
2022 26. kitabı
·
22 günde okudu
·
Okunma: 08 Aralık 2022 01:09
Osho ile Korku kitabıyla tanışmıştım. O kitaptan baya etkilenmeme rağmen bu aynı etki yapmadı aksine çok sıktı bunalttı. Bu kitapları Osho’nun yazmadığını, ses kayıtlarından yapılmış olduğunu biliyorum ama kesinlikle bu kitap olmamış. Dinlerken veya izlerken daha etkili olabilirdi. Beğenmedim.
Kendini BulmakOsho · Omega Yayınevi · 2018476 okunma
Puan vermedi·218 syf.··
2022 25. kitabı
·
50 günde okudu
·
Okunma: 12 Kasım 2022 01:35
Gerçekten rus edebiyatını bir kez daha neden sevmediğimi anladım. Zorla bitirdim resmen. Bir de karakterlerin çok abartılı hareketleri olduğunu düşünüyorum o yüzden de pek hoşuma gitmemiş olabilir.
Beyaz GecelerFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024102,4bin okunma
10/10
·328 syf.··
2022 21. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 02 Eylül 2022 05:44
O kadar tatlı o kadar huzur veren bir hikayesi var ki hiç bitmesin istedim. Güzel dersler çıkarttığım bir kitaptı. Öfke ile nasıl baş etmem gerektiğini, her şeyin gerçekten para olmadığını mutlu sıcacık bir ailenin hiç bir şeye pahabiçilemez olduğunu, belli süreçlerden geçerken içimizdeki iyiliği unutmamamız gerektiğini çok daha iyi anladım. Gerçekten çok keyifle okudum en çok Jo’yu çok sevdim ve laurie ile dostluğuna bayıldım.
1000k
Küçük KadınlarLouisa May Alcott · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202019,6bin okunma
Puan vermedi·236 syf.··
2022 18. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 31 Temmuz 2022 05:14
Sevgili jose saramago’nun okuduğum 3. Kitabıydı. Sadece nokta ve virgül kullanması ve ara sıra romanlarında olay örgüsünde kendi düşüncelerini de ifade ettiği paragraflar açısından gerçekten benzersiz bir yazar. Tabii bitmek bilmeyen bazı ayrıntılı uzun cümleleri de arada can sıkmıyor değil. Kitap klasik olarak bilinmeyen bir ülkede yaşanıyor ve yine aynı körlük kitabındaki gibi hiç kimsenin ismi verilmiyor böylece karakterleri takip etmek cidden çok kolaylaşıyor. Kitabın başı ile sonu aynı cümleyle bitiyor. Fakat aynı hikayeyle bitmiyor. Sanki kitabın yarısında yeni bir hikayeye geçiş yapıyorsunuz. İlk yarısında din adamları, siyaset, devlet başkanlarını, toplumu konu alan ve bunları eleştiren saramago ikinci yarısında tamamen ölüme odaklanıyor yani sevgili azrailimize. Kitapta ölümün kadın olması beni çok şaşırttı genelde ölüm meleğini erkek olarak işlerler fakat saramago kadın olmasını tercih etmiş. Ölümün ne yaparsa yapsın insanları memnun edememesi ayrı bir olay. Herkes ölümsüz olmak ister. Bence ölümsüzlük, gerçekten mükemmel varlıklara verilmeli ki kitapta neden böyle düşündüğümü de açıkca görüyoruz. ölümler bir anda durunca insanlar ilk kutladılar ama baktılar ki sistemleri çöküyor bu sefer lanet ettiler yine ölüm kötü oldu. Kitabın son bölümlerinde ölübaş güvesi denilen bir güveden bahsediliyor. Güvenin özelliği üstünde kafatası şekli bulunması. Sanırım kapaktaki kelebek resmi ölübaş güvesi. Bu ayrıntı çok hoşuma gitti. Saramagonun hala kitaplarını okuduktan sonra bir çok inceleme okuyorum maalesef kurguya odaklanmaktan verdiği bazı mesajları kaçırıyorum. Yine de sevdiğim bir yazar kendisi.
1K
Ölüm Bir Varmış Bir YokmuşJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınevi · 202015,4bin okunma