İçimdeki bu fırtınanın istikameti yanlızca sensin. Bir saniye yokluğuna tahammül edemezken, yıllarca beklemeyle imtihan ediyorsun beni. Söylesene ey yâr, dünyayı sığdırdın da o nazenin gönlüne, bir bana mı yer yok?
Bazen mevsim gönül yarası gibidir. Ne giysen üşütür. Üşüyorum ve hep sana mektupllar biriktiriyorum. Haberin yok ama ben sana defalarca küsüyor, dayanamayıp yeniden barışıyorum...
Derin düşünebilen insanlara ne mutlu! Ama bu derinlikte düşünmek bir lanettir. Bunu nasıl tarif etmeli? Dehşet üzerine dehşet. Müzikte biraz vardır bundan; müzikte bu olumlu bir şey olur, onun dişi parçasıdır.