Kitap günlüğüm

İnsanın Anlam Arayışında Bir Durak
Puan vermedi·155 syf.··
2023 13. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 08 Haziran 2023 07:44
Bu kitap yaşamın anlamını hazır biçimde okuyucuya sunan bir kitap değil. Zaten hiçbir kitap böyle bir iddiada olamaz veya olmamalıdır. Fakat bir insanın, insanca yaşamında bir anlam arayanların mutlaka okuması gereken bir kitap. Auschwitz de dahil olmak üzere pek çok toplama kampını deneyimlemiş bir psikiyatristin tecrübeleri. Bütün bu kamp hayatı boyunca ve bunlardan sonra hayatında anlam bulan bir kimsenin anlatıları. Elbette yazarın psikiyatrist olması zorlayıcı olayların nasıl üstesinden geldiğini aktarmasında büyük bir avantaj. Nitekim yazar psikoloji biliminde logoterapi isimli bir ekolün de kurucusu. Kitabı okurken özellikle ilk sayfalarda hayli zorlandım, bazen nefes almakta güçlük çektiğim de oldu. Zira kapkaranlık, umutsuz bir dünya anlatılıyor. Burada bir alıntıya da yer vermek istiyorum. "Tren düdüğünün tıpkı yok edilişine taşıdığı mutsuz yükün yardım çığlığına benzer ürkütücü bir sesi vardı. Derken tren yavaşladı, belli ki bir istasyona yaklaşmıştı. Aniden kaygılı yolculardan bir çığlık yükseldi. “Tabelaya bakın, Auschwitz!” Herkesin kalbi bir an için durdu. Auschwitz İsmi tek başına dehşet verici olan her şey demekti: gazlı odaları, fırınlar, katliamlar… Tren yavaşça, neredeyse tereddüt eder gibi yolcularını bu korkunç gerçekten mümkün olduğunca korumak istercesine hareket etti: Auschwitz!" Fakat ilginçtir ki tıpkı toplama kamplarındaki esirlerin olduğu gibi siz de okudukça durumu içselleştirip belki kabullenip bunu bir yaşam koşulu olarak benimseyebiliyorsunuz. Kitapta yazarın dini inancından da izler bulmak mümkün diye düşünüyorum. Fakat bunlar zannımca evrensel ögeler içeriyor. Özellikle kişinin başına gelenlerin onun sınavları olduğu ve bunun karşısında nasıl davranacağını kendisinin seçeceği yönündeki yaklaşımı bana islam dinindeki imtihan
İnsan ve Hayat
İnsanın Anlam ArayışıViktor E. Frankl · Okuyan Us Yayın · 202651,5bin okunma
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Gül Yetiştiren Adam
9/10
·136 syf.··
Beğendi
·
2023 12. kitabı
Kitapta birbirine paralel olarak ilerleyen iki hikaye var. Biri Sitare’nin baş rolü olduğu ve Sitare’ye aşık kahramanımızın anlatımıyla modern (!) bir yaşamın hikayesi. Diğeri ise zamanı durdurmuş gül yetiştiren adamın hikayesi. Her iki hikayede de olay örgüsü oldukça az; daha ziyade kişilerin, durumların, yerlerin ve zamanın tasvirlerine yer verilmiş. Öyle ki kendinizi her iki hikayede de kahramanların yanıbaşında hissedebilirsiniz. Örneğin ay ışığının tasvir edildiği bir kısımda gecenin karanlığını ve ayın her yere biraz daha karanlık bulaştıran ışığını, yaz veya kış olsun gecenin kendine has soğukluğunu içinizde hissediyorsunuz. Veya küçük bir şehirde yatsı namazı çıkışı sokakların boşalmasını sanki içinizde o yalnızlık ve sessizlik hissiyle duyuyorsunuz. Daha fazla örnek vermeyeceğim fakat demem o ki günlük bazı durumlar, sahneler kitapta ustaca resmedilmiş. Hikayeler birbirinden çok farklı hayatları anlatıyor. Ve aralarındaki bu tezat adeta bir fotoğraftaki kontrastın artırılması gibi her iki hikayeyi daha da belirginleştiriyor. Anlatılan olayları, duyguları çok daha yüksek bir seviyede duyumsamanızı sağlıyor. İki hikaye bulunmasının bir yönü daha var. Bir tarafta kendisi için zamanı durdurmuş bir adam, diğer tarafta zamanla yarışırcasına hızlı, kalabalık yaşayan, ölüme kafa tutan bir kadın. Ve belki bu da geçen zamanın insanlara neler yaptığını, her şeyin ne kadar da değiştiğini göstermekte etkili olmuş. Kitabın farklı hikayelerinin bu farklı kahramanları ancak son hikayede bir arada bulunabiliyor. Fakat kitap boyunca beklediğim gibi, biraz da filmlerden, romanlardan bildiğimiz tarzda değil bu hikayelerin kesişmesi, çok daha şaşırtıcı biçimde oluyor. Yazar hayat görüşünü kitapta doğrudan dikte etmemiş fakat kitabı okurken bir taraftaki boğucu havayı diğer
Edebiyat
Gül Yetiştiren AdamRasim Özdenören · İz Yayıncılık · 202121,6bin okunma