Öyle bir yanacak ki ruhun, gerçek bir ateşin bedenini yakıp kavurması için yalvaracaksın. Bir ân unutmak için. Fıtratınla arana giren sen’i kaldırıp cehennemin en derin çukuruna sen atmaya kalkışacaksın lâkin yapamayacaksın.
Bakalım nasıl dayanacaksın?
Bir Gülseren Budayıcıoğlu klasiği, her zaman olduğu gibi bu hikayede de kendimizden bir parça buldurdu. Sonunu heyecanla beklediğiniz akıcı bir hayat öyküsü. Ayşa ile beraber hem üzülüp hem de mutlu olacağınız bir hikayeye tanıklık edeceksiniz.
Kırmızı Oda da yine hüzünle beraber mutluluk gözyaşlarının döküldüğü gerçek bi hayat hikayesini okurken kendinizi kitaptan alamayacaksınız. Her hikaye olmazsa da bazılarının mutlu bitmesiydi insanları hayata bağlayan.
Kalemine sağlık Gülseren Budayıcıoğlu hocam. Şimdiden Kırmızı Pelerin okuyacak okurlara keyifli okumalar dilerim.
İçimdeki Müzik kitabının devamı. Bana göre, İçimdeki Melodi kitabı ilk kitaba göre daha sürükleyici daha heyecanlıydı.
İçimizdeki Melodi kitabı, Melody ve arkadaşlarının kamp maceralarının anlatıldığı devam kitabı. Katıldığı her etkinlikte yaşadıkları, orada kurmuş olduğu arkadaş çevresiyle diyalogları ve istenildiğinde her koşuldu her türlü şeyin yapılabileceğini anlatan bir kitap. İlk kitabı ile Melody ile tanışıp devam kitabı ile ona macerasında eşlik edebilirsiniz. Keyifli Okumalar…
Bazı unutmaların sonu hatırlamaktır. Sen unutsan da sözün seni hatırlamaktır.
Unutma. Harfe dönüşen kelâm yok olmaz. Sen unutsan ben unutsam, gökler unutmaz.
Mirac ettin, bari yükseldiğin yerde kal. Kendi miracından düşüp de ezilme kendi ağırlığının altında, kendi derinliğinde vurguna uğrama. Işıklar saçarak yükselirken, kendi üzerine devrilen yıldızlar gibi solma, kendi ışığında kararıp kaybolma, kendi ateşinden alev alıp da yanma.