Merhamet et! Eğer cehennemden geliyorsan, bırak seninle oraya gideyim. Bunu hak etmek için her şeyi yaptım. Senin bulunacağın cehennem benim için cennettir; seni görmek Tanrı'yı görmekten daha büyüleyicidir.! Söyle, beni istemiyor musun? Bir kadının böyle bir aşkı reddettiği gün, dağların yerinden oynayacağını sanırdım. Ahh, bir isteseydin!.. Öyle mutlu olabilirdik ki!
Katedralin kendisi, yani vaktiyle o denli dogmatik olan ve artık burjuvazi, özgür şehir ve özgürlük tarafından istila edilen bu yapı ise rahibin elinden kurtulup sanatçının eline düşer. Sanatçı, onu keyfine göre inşa eder. Elveda gizem, mit, yasa. Gelsin fantezi ve keyfiyet. Rahibin diyecek bir şeyi yoktur, yeter ki bazilikası ve mihrabı yerinde kalsın. Dört duvar sanatçıya aittir. Mimari kitabı artık ruhbana, dine, Roma'ya değil, hayal gücüne, şiire, halka aittir.
Paris sokaklarının betimlendiği kısımdan hayli sıkıldım ve yoruldum. Yazarın amacını anlamakla birlikte sürekli aynı yer-mekan-sokak isimlerinin tekrarıyla asla ilerlemiyormuş hissi verdi bana.