“Yetişkinlerin çocuklarının onları duymadıklarını, duysalar bile neden söz edildiğini anlamadıklarını sandıkları o durumları bilirsiniz değil mi? Hepimiz küçükken böyle sohbetler duymuşuzdur, nasıl olduğunu bilmemiz gerekir. Fakat sonra, yetişkin olduğumuzda, bunu unutur ve çocuklarımızın sağır veya aptal olduklarını zannederiz ve duymalarını ya da anlamalarını tercih etmediğimiz konuları duymalarına ya da anlamalarına –ve elbette yanlış anlamalarına– izin veririz.”