Sakın Oraya Gitme

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.697
Gösterim
Adı:
Sakın Oraya Gitme
Baskı tarihi:
Ekim 2016
Sayfa sayısı:
136
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750733345
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
Herkes birbirine aynı şeyi söylüyor: Sakın oraya gitme!


Orada tedirgin ruhlar var.


Orada tekinsiz anılar var.


Orada korku, yılgınlık, ölüm var. Özgürlüğüne kastedenler, vicdanına zulmedenler var.


Perdenin ardındakilerle yüzleşmeye cesareti olmayanlar haykırmaya devam edecekler: Sakın oraya gitme!


Yekta Kopan, “Sakın!” diyenlere inat, belleğimizin en karanlık ormanlarına dalıyor.


Böylesi bir macerada öykülerden daha iyi ne aydınlatabilir ki yolumuzu…


İçimde bir şey koptu, koptuğunu hissedebiliyordum, bir şeyler çalkalanıp yükseldi içimden. Deniz kenarında oradan oraya savrulan bir taş kadar özgür olamayan ruhlarımıza üzüldüm. Doğanın muhteşem dengesine çomak sokmaktan zevk alan birilerinin ayak işlerinde geçen ömrümüze üzüldüm. “Bu kadar zor olmamalı özgürlük!” Vidalı kapağı iki tur çevirip mazotun kalanını kafama diktim. Ruhumun bedenimden ayrılıp günbatımına gitmesine izin verdim. Uzandım. Gözlerimi kapadım. Artık tanımadığım bir sesle mırıldandım:


“Seni senden başka kim özgürleştirebilir ki?”
136 syf.
·3 günde
Kitapyurdu kampanyasında denk geldiğim, Yekta Kopan’la tanıştığım kitap. Kesinlikle güzel bir başlangıç yaptığımı düşünüyorum yazarla diğer kitaplarını da -özellikle öykü türündekileri- okumak için hevesliyim.

Kitap birbirinden bağımsız on iki hikayeden oluşuyor. Kısa ve öz hikayeler. Bence yazar, öykülerindeki duyguyu çok iyi bir biçimde okuyucuya aktarabilmiş. Zira kitap beni bol bol hüzünlendirdi, yeri geldi kızdırdı ve gülümsetti.

Yekta Kopan’ın tasvirlerini ayrı sevdiğimi söyleyebilirim. İlk hikaye ‘Samodey’in üçüncü paragrafında kahramanın yaşadığı uykusuzluğun ‘(...)tavandaki sinema perdesinde hayal izlettiren(...)’ bir uykusuzluktan damarlı(!) olması; yazarın anlatım biçimi neden bilemiyorum çok hoş ve farklı göründü gözüme.:) O an anladım kendisini seveceğimi.

Puanının bu kadar düşük olmasına da şaşırdım. Okunmasını tavsiye ederim.
Teşekkürler.
136 syf.
·3 günde·Beğendi·Puan vermedi
Yekta Kopan'ın bir öykü kitabını daha okudum ve beğendim. "Samodey" hikayesi üzdü beni. Okurken "Aaaa Albert Camus-Yabancı değil mi bu?" derken, teşekkür notunda Kopan da bunu belirtmiş zaten.
Kısa hikayelerden oluşan kitapları seyahatlerinizde özellikle tavsiye ederim. Hem sıkılmıyorsunuz, hem gezerken "Hiç okuyamadım yaaaa" hissinden kurtuluyorsunuz.
136 syf.
Sakınla başlayan sözleri hatırlatan bir kitap. Sakın yapma, sakın söyleme dediğimiz ve bize söylenen sakınları hatırlattı bana.

Sakın oraya gitme yazarın okuduğum ilk kitabı. Tavsiye ederim.
136 syf.
·1 günde·6/10
Yekta Kopan öykülerini çok seven bir okur olarak bu kitabını beğendiğimi söyleyemem. Dili çok akıcı, hemen bir günde biten bir kitap. Fakat öyküleri bu kez bana o kadar da etkileyici gelmedi. Fazla toplumsal mesaj içeriyor, yazar mesaj vermek isteyebilir fakat buram buram mesaj kokarsa itici gelebiliyor. Yekta Kopan'ın bir sonraki öykü kitabına saklıyorum kendimi. Umutlarda buluşmak dileğiyle:)
136 syf.
·3 günde·Puan vermedi
Ne yazsa okurum dediğim yazarlardan o. Yeni kitabı da çıkar çıkmaz almıştım ama bitecek diye korka korka okudum. Bazı hikayeleri daha önce yazdığı dergilerde yayınlanmış bazıları da ilk defa bu kitapla bize özeldi. Yine "bizim" mahalleden, evden, işten tanıdığımız karakterler hatta kendimizle özdeşleştirebileceğimiz kahramanlara yer vermiş Yekta Kopan. Ve hepsi de ufacık bir yerinden dahi içimize dokunuyor, bizi bazı sorularla -bazen yüzleşmekten korktuğumuz sorularla- yüz yüze getiriyor. O bence Türk öykücülüğünde çok farklı bir yerde, farklı bir duruşa sahip.Öykücülükteki başarısını herkes bilmez. Ama edebiyatı ile gündeme dair pek çok konuya da dokunmuş. Demem o ki; alın, okuyun.
136 syf.
·2 günde·8/10
"Okumaktan ve sevmekten daha anlamlı hiçbir şey yoktu hayatta."
"Babalık sonradan giyilen bir gömlek, çoğu erkeğin düğmelerini doğru ilikleyemediği. Ama annelik öyle mi ya?"
.

Sakın Oraya Gitme, Yekta Kopan'a ait bir öykü kitabı. Kitap birbirinden bağımsız 12 öyküden oluşuyor.

Yazarın okuduğum ilk kitabı. İlk kitap için fena bir başlangıç sayılmaz. Kitabın adından da anladığımız gibi öykülerin çoğunda toplumsal korkular, kaygılar işlenmiş, geçmişin tozlu sayfalarında toplumda yer edinen utanç verici uygulamalar biraz üstü kapalı bizlere sunulmuş. Sürekli toplumda şu baskıyı görürüz: Sakın oraya gitme, Sakın bunu yapma, Sakın şunu söyleme... Hep bir korku vardır, kaybedeceklerimiz gözümüzde değerlidir. Yazarımız bu baskıyı öykülerinde gayet iyi gözler önüne sermiş. Ben en çok ilk hikayeyi sevdim. Belki de kendimden parçalar bulduğum için ya da karakterin duygularını tam anlamıyla hissettiğim içindir.
Akıcı bir günde bitebilecek bir kitap.
.
Kitapla kalın...
https://www.instagram.com/...?igshid=kvo0wego9aug
136 syf.
·Puan vermedi
Yekta kopanın eşsiz kalemi ve yaratıcı hikayeciliği ile birleşmiş eşsiz bir eser. Özellikle dönem eleştirileri kitabın satır arası özelliğini artırmakta.
Yekta Kopan - Sakın Oraya Gitme
136 syf.
Çok da umduğumu bulabildiğim bir kitap olmadı. Dil akıcı ancak öyküler için aynı şeyi söyleyemeyeceğim. Bir an önce bitse de başka bir şey okusam hissi okurken rahatsız etti beni.
136 syf.
·5 günde·Beğendi·9/10
ilk defa okudum Yekta Kopan'ı ve çok beğendim. Birbirnden farklı çok güzel hikayeler var. Hikayelerin anlatımı çok güzel, akılda kalıcı. Beğenerek okuduğum bir kitap oldu. Tavsiye ederim.
136 syf.
·Beğendi·8/10
İçindeki hikayelerden bazıları benim için çok çok iyiydi... çok güzel kırışmışlıklar, çok güzel naif sessiz sakin hayatların betimlemeleri, çok minik umutlarla yaşayan insanların duygularını okudum...
136 syf.
·Puan vermedi
İnsanların güvenmeye, ilişkiler kurmaya, fikirlerini söylemeye, düşüncelerini yazmaya ya da belirtmeye en çok da sokağa çıkmaya ve 'hayır' diyebilmeye cesaret edemediği bir toplumda, cesareti kendinde yaratmaya çalıştığı zamanda ise egemen güç tarafından baskı altına alındığı veya birden hiç var olmamış gibi yok olduğu bir toplumda kitabın adına ters bir şekilde cesur olup kişiye yapma, etme denilen şeyleri yapmanın önünü açan bir öykü kitabı.

Aile bağlarından arkadaşlıklara, dostluklara, geçmişe ve hatıralara, iktidara karşı tavırdan ve ona karşı özgürlük, en çok da özgürlük için dik duruşa karşı, geleceğin sağlam temelleri için dik duruşa değinen öyküler kitabı.

Akıcı dili ve sade cümleleri ile Yekta Kopan'ın okuduğum ilk kitabı ve değindiği toplumsal sorunları içeren konularıyla güzel bir kitap. Kimi öyküler daha önce okudum hissini veriyor ve bunu da dergilerde yazdığı yazıları hatırlayınca çözebiliyoruz.

Değindikleri bakımından güzel bir öykü kitabı.
136 syf.
·11 günde
İyi güzel her şey de... Akıcı, hisli, güzel hikayeler de... o bıyıklı kadını çözemedim.. iki kere okudum... olmadı. Pek iğrenç bir şeye dönüştü kitap sonunda elimde. Anladık herkesin özgürlüğü de... Her şeyin içine sokmak gerek mi bu kadar? Niye çocuklarıma böyle bir miras bırakayım ki? Ben sapıklık olarak görüyorum eşcinselliği. Benim kitabım, kültürüm ve edebim izin vermiyor arkadaş. Bu topraklarda yenmez bu yemek. Pişirmeyin boşuna. İlk ve son kitap oldu okuduğum Yekta Kopan'dan.
"Sen ne anlattıysan benimle ilgili, onu sahiplendim. Senin cümlelerinde özneyi değiştirmekten başka bir geçmişim yok."
Yekta Kopan
Sayfa 14 - Can Yayınları
Bu dünyadan sıkıldığında adım attığın her yerde karşına çıkabilirdi cehennemin kapısı.
Yekta Kopan
Sayfa 86 - Can Yayınları
"Asla zayıf görünme, ne olursa olsun masanın başında kimin oturduğunu hatırlat onlara."
Yekta Kopan
Sayfa 79 - Can Sanat Yayınları
Hayal kurmak yasaktı senin kitabında. Gerçeğin tokadına hazırlıklı olmamız gerekiyordu her an. Belki de sen haklısın. Ama şu uykusuz geceden sonra, bil ki yutkunmadan haykıracağım yüzüne; "Bırak imkansız olsun!".
Yekta Kopan
Sayfa 17 - Can Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Sakın Oraya Gitme
Baskı tarihi:
Ekim 2016
Sayfa sayısı:
136
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750733345
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
Herkes birbirine aynı şeyi söylüyor: Sakın oraya gitme!


Orada tedirgin ruhlar var.


Orada tekinsiz anılar var.


Orada korku, yılgınlık, ölüm var. Özgürlüğüne kastedenler, vicdanına zulmedenler var.


Perdenin ardındakilerle yüzleşmeye cesareti olmayanlar haykırmaya devam edecekler: Sakın oraya gitme!


Yekta Kopan, “Sakın!” diyenlere inat, belleğimizin en karanlık ormanlarına dalıyor.


Böylesi bir macerada öykülerden daha iyi ne aydınlatabilir ki yolumuzu…


İçimde bir şey koptu, koptuğunu hissedebiliyordum, bir şeyler çalkalanıp yükseldi içimden. Deniz kenarında oradan oraya savrulan bir taş kadar özgür olamayan ruhlarımıza üzüldüm. Doğanın muhteşem dengesine çomak sokmaktan zevk alan birilerinin ayak işlerinde geçen ömrümüze üzüldüm. “Bu kadar zor olmamalı özgürlük!” Vidalı kapağı iki tur çevirip mazotun kalanını kafama diktim. Ruhumun bedenimden ayrılıp günbatımına gitmesine izin verdim. Uzandım. Gözlerimi kapadım. Artık tanımadığım bir sesle mırıldandım:


“Seni senden başka kim özgürleştirebilir ki?”

Kitabı okuyanlar 241 okur

  • Yalnızokur
  • Fırat Koç
  • Tuğçe ışıksaçan
  • Şevval
  • Hümeyra Akar
  • Hakan Çoban
  • Nurgül TUNÇBİLEK
  • Fatma Demet YILMAZ
  • Mesut Kantar
  • Yunus Kendigelen

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%4.8 (4)
9
%10.7 (9)
8
%21.4 (18)
7
%17.9 (15)
6
%17.9 (15)
5
%14.3 (12)
4
%6 (5)
3
%4.8 (4)
2
%1.2 (1)
1
%1.2 (1)