İnsanlar yaşam boyu karşılaştıkları düş kırıklıkları sonucu, beklentilerini belirli sınırlar içinde tutmayı öğrenirler; olmasını istedikleri olay çok yakınlaştığında bile umut duygularını frenler, zamansız bir kutlamaya girişmekten çekinirler.
Bir baş ağrısının başlamasından az önce söylenen, "Uzun süredir başımın ağrımamış olması ne iyi!" sözü gerçekte, "Baş ağrısının yine gelmek üzere oldugunun farkındayım, ama hiç olmazsa şimdilik bunu düşünmeyebilirim!" anlamını taşıyabilir. Insanlari ne denli sevdiğinden sık sık söz eden kişi, gerçekte düşmanca duygularını görmezden gelme çabası içinde olabilir.
Son zamanlarda okuduğum en etkileyici kitaplardan biri! Ali Şeriati, “insanın dört zindanı” kavramını öyle bir anlatmış ki, her sayfada kendime dönüp baktım. Kitap sadece düşünmeye değil, aynı zamanda içsel bir yolculuğa çıkarıyor.
En güzel tarafı, zindanları karanlık engeller olarak değil, aşılması gereken fırsatlar olarak göstermesi. Okudukça hem ruhum hem zihnim açıldı, kendimi daha farkında ve güçlü hissettim.
Kendini geliştirmek, hayata farklı bir açıdan bakmak isteyen herkesin mutlaka okuması gereken bir eser. Samimi dili ve derin mesajlarıyla, kısa sürede zihninde iz bırakıyor.
Zindanlarından kurtulmak isteyenlere tavsiyesi edilir. Ali Şeriati