Bazı kitaplar okunur, bazı kitaplar ise insanın kalbine dokunur. Dervişin Teselli Koleksiyonu benim için ikinci türden bir kitap oldu.
Keder, yalnızlık, hayal kırıklığı ve hayatın ağır gelen tarafları karşısında; doğunun ve batının en büyük gönül insanlarını, âlimlerini, mutasavvıflarını ve düşünürlerini aynı sofrada buluşturan eşsiz bir eser. Kitap boyunca insan sadece okumuyor; düşünüyor, sorguluyor, kendini tanıyor ve içindeki karanlık odalara ışık tutuyor. Eserde, kederli bir dervişin rüyasında büyük bir hikmet meclisine misafir oluşu üzerinden onlarca teselli ve hayat dersi aktarılıyor.
Bu kitap bana şunu hissettirdi: Bazen insanın ihtiyacı olan şey, sorunlarının çözülmesi değil; onları anlamlandırabilmesidir. Her sayfasında farklı bir teselli, farklı bir pencere ve farklı bir farkındalık buldum.
Altını çizmeden geçemediğim, bitmesini istemediğim nadir kitaplardan biri oldu. Kalbine dokunacak bir kitap arayan herkese gönül rahatlığıyla tavsiye ederim.
İnsanın başındaki musibetler ve kederler nihayetsizdir. Dünyasına bir gezegen çarpabilir, içinde bulunduğu yaşlı gezegen dönmekten vazgeçebilir, güneş bir gün doğmayabilir, yeryüzünü sular kaplayabilir, gözle göremediği bir mikrop tarafından dahi öldürülebilir. Bu acınası varlığın arzuları ise yerlere göklere sığmamaktadır. Yaşamı istemektedir, sonsuzluğu istemektedir.
Elinden malını mülkünü, varını yoğunu alsalar, bundan ölmezsin. Bunları yine edinebilirsin. Ama senin onurunu kırar, ruhunu öldürürlerse, işte buna çare yoktur...
Bazen zafer, mücadeleyi terk etmekte yatar. Tedavi edildikçe büyüyen yaraları da vardır insanın. Sınavda çözemediği bir soruda takılıp yapabileceği diğer sorulara bakma imkanını kaybeden biri gibi, yaşadığı musibete odaklanıp yaşamın geri kalanını zindana çeviren biri de, başarısızlık yaşamaktan kurtulamayacaktır.