Ahmed bin Hanbel buyurur ki: "Allah'ı rüyamda gördüm ve: "Allah'ım! Sana ne ile yaklaşmak daha faziletlidir" diye sordum.
Cenâb-ı Allah'tan cevap geldi ve buyuruldu ki: "Kur'an okumakla." Dedim ki: "Mânasını anlayarak mı, anlamayarak mı?" Cevabinda buyuruldu ki: "İster anlayarak, ister anlamayarak."
Enaniyetinden dolayı ''Rabbim ben yenildim" diyemeyen, yıkım içerisinde olduğunu itiraf edemeyen, darmadağınıklık ve perişanlığına rağmen Rabbinden medet istememek için adeta
çırpınan ve tüm zorluklara rağmen dilinden bir dua kelimesi dökülemeyen insan nefsi felaket caddesine girmiş demektir.
Oysa insanı, ayakta tutan çevresel faktörler değil Rabbidir. Patronu, kariyeri ve rızkı ona ulaşması için istihdam eden de Allah'tır. 'Şu öğretmen olmasaydı sınavı kazanamazdım', 'filan kişi olmasaydı huzurlu yaşayamazdım' gibi cümlelerin hepsi bu hastalığa dahildir. Huzurlu yaşatan da, şifayı veren de, rızkı veren de Allah'tır.