Yüzün diyorum bir bir bir bir,
Yüzün diyorum huysuz bir yağmur başlıyor.
Olsun, ben böyle yağmurları da severim,
Böyle yağmurlarda büyür insan,
Fırıncılar en güzel ekmekleri çıkarır.
Acısız bir selam verir,
Silinmiş sloganlar içinden duvarlar,
Duyulur en güzel vapurun sesi,
En güzel trene binilir,
Ve gidilir bir cehennemden bir cehenneme.
Ve adına yolculuk denilir.
Zaten insan bir yolculuk değil midir?
|IrmakEriş
Kuş uçmaz,
Kervan geçmez bir yerdesin.
Su olsan kimse içmez,
Yol olsan kimse geçmez,
Elin adamı ne anlar senden?
Çıkarsın bir dağ başına,
Bir ağaç bulursun
Tellersin pullarsın gelin eylersin.
Bir de bulutları görürsün,
Bir de bulutları görürsün,
Bir de bulutları görürsün.
Köpürmüş gelen bulutları.
Başka ne gelir elden?
Çın çın ötüyor yüreğimin kökünde
Şu dünyanın ıssızlığı.
Tanrı kimsenin başına vermesin
Böyle bir yalnızlığı!
|Yaşar Kemal
ben seni uzun bir yolda yürürken görmedim ki hiç...
aklına neleri alırsın mesela, neleri düşünürsün?
en sevdiğin uzun yol yürüyüşlerini nerelerde yaparsın?
o anlarda en çok nelere üzülürsün?
kendinden başka
hayallerinden neler geçer?
hangi şarkıyı mırıldanırsın
sana güç versin diye?
batık bir gemi enkazından,
neleri çıkartırsın gün ışığına
geçmiş denilen valizden?
o uzun yolda yürürken
kimi hatırlarsın
en çok sevdiklerinden...
| Edip Cansever
Beni kıyamet kopmasıyla çaysız kalmam arasında seçim yapmak zorunda bıraksalar, dünya yıkılsa umrumda olmayacağını, ama çayımdan vazgeçmeyeceğimi haykırırdım. Bunu biliyor muydun?