Tam insanca yaşayan, yani hayat kanunlarını bilen ve boyun eğen özellikle ruhen yükselmeye dikkat eden bir insanın çoğunlukla mükafatı sinir mukavemeti ve zihin dengesidir. Bazen de bundan daha üstün olarak iç sükunetidir ki bunu hayat seçkin kişilere tıpkı yüce Tanrı’nın sevdiği kullarına ilahi inayetle lütfettiği gibi verir. İç sükunete kavuşanlara felaket kurşunu batmaz. Kendisine sarsılmaz surette sarılanlara o, keder ve mihnet anlarında hatta ölümün korku ve dehşeti karşısında bile tatlı bir kuvvet verir
Netice olarak vardığım sonuç; sürekli okuyan, arka planda bir şeyler dinleyen, aynı anda iki iş yapmaya odaklı, bir seyleri unutmaya çalışırcasına hızlıca yürüyen, geçmişinden kaçmak için sürekli "hız"a
sığınma davranışları sergileyen kendime "yavaşlama" fırsatı tanımak için, annelik serüveninin iyi bir mecra olacağıydı..