Merve Nur

Merve Nur
@mervenur7
276 okur puanı
Kasım 2017 tarihinde katıldı
Devrimsel Kırıklık
9/10
·208 syf.·
2020 125. kitabı
Şimdi yazacağım bu satırlar hislerimi anlatamayacağım kelimeler içermektedir. Ne olursa olsun yetmeyecektir. Elbetteki büyük bir çoğunluğa göre de abartılı bulunacaktır. Okuyanları sıkmamak adına çok uzun olmayacak ki zaten büyük bir çoğunluk tarafından da okunmayacaktır. Yazarı ilk önce şiir kitabı ile tanıyıp şiirlerine hayran kalıp sonra listeme almıştım bu kitabı. Şiirlerinden birini ise alıntı olarak değil ileti olarak paylaşmıştım http://1000kitap.com/gonderi/37190158 neredeyse iki yıl olacak ve ancak sıra geldi bu kitabını okumaya. Uruguaylı yazar bu kitabında ise 70'ler yılların askeri darbesinin açtığı sonuçları bir ailenin gözüyle ve içine kendini de ekleyerek anlatıyor. Kendisi de sürgün yemiş vatanından uzakta yaşamış darbe yüzünden. Bu durumlar bize elbetteki yabancı olmasa gerek... Benim bu kitapta eleştireceğim doğru ya da yanlış bir sürü şey var. Ama bunlar benim umurumda değil. Siyaset politika devrim dava uğruna birilerini öldürmek vs. hiçbirisi beni ilgilendirmiyor. Benim için yazarın tek tek karakterlere bürünüp iç sesleri ile konuşması, bilinçaltına yolculuk ve bu karakterlerin konuşmaları ile uyumudur önemli olan. Küçük bir çocuğun acemice kendini çevresini anlatması, hapishanedeki adamın umutlarına sarılması, çaresiz kadının kendince haklı bence yanlış ihaneti, duygusal boşlukları ve hazsal eksiklikleri, bir babanın çocuğuna olan mesafesi, bir arkadaşın en yakın arkadaşına yaptığı yanlışlar... Bunların hepsi içsesleri ve ara ara diyalogları ile beni büyüledi. Hepimizin bu hayattan beklentileri çizdiği yol savunduğu fikirler var. Hepimiz aynıyız ne kadar farklı olsa da çizdiğimiz yollar. Önemli olan bunun doğruluğuna olan inancımız aslında. Bir şeye körü körüne inanmak mıdır onun uğruna her şeyi feda edebilmek midir, yoksa şüphe ile yaşamak
Kırık Köşeli İlkbaharMario Benedetti · Ayrıntı Yayınları · 2014108 okunma
Merve Nur isimli okura yanıt verildi
Merve Nur
İnsallah 🌼😊
Reklam
Devrimsel Kırıklık
9/10
·208 syf.·
2020 125. kitabı
Şimdi yazacağım bu satırlar hislerimi anlatamayacağım kelimeler içermektedir. Ne olursa olsun yetmeyecektir. Elbetteki büyük bir çoğunluğa göre de abartılı bulunacaktır. Okuyanları sıkmamak adına çok uzun olmayacak ki zaten büyük bir çoğunluk tarafından da okunmayacaktır. Yazarı ilk önce şiir kitabı ile tanıyıp şiirlerine hayran kalıp sonra listeme almıştım bu kitabı. Şiirlerinden birini ise alıntı olarak değil ileti olarak paylaşmıştım http://1000kitap.com/gonderi/37190158 neredeyse iki yıl olacak ve ancak sıra geldi bu kitabını okumaya. Uruguaylı yazar bu kitabında ise 70'ler yılların askeri darbesinin açtığı sonuçları bir ailenin gözüyle ve içine kendini de ekleyerek anlatıyor. Kendisi de sürgün yemiş vatanından uzakta yaşamış darbe yüzünden. Bu durumlar bize elbetteki yabancı olmasa gerek... Benim bu kitapta eleştireceğim doğru ya da yanlış bir sürü şey var. Ama bunlar benim umurumda değil. Siyaset politika devrim dava uğruna birilerini öldürmek vs. hiçbirisi beni ilgilendirmiyor. Benim için yazarın tek tek karakterlere bürünüp iç sesleri ile konuşması, bilinçaltına yolculuk ve bu karakterlerin konuşmaları ile uyumudur önemli olan. Küçük bir çocuğun acemice kendini çevresini anlatması, hapishanedeki adamın umutlarına sarılması, çaresiz kadının kendince haklı bence yanlış ihaneti, duygusal boşlukları ve hazsal eksiklikleri, bir babanın çocuğuna olan mesafesi, bir arkadaşın en yakın arkadaşına yaptığı yanlışlar... Bunların hepsi içsesleri ve ara ara diyalogları ile beni büyüledi. Hepimizin bu hayattan beklentileri çizdiği yol savunduğu fikirler var. Hepimiz aynıyız ne kadar farklı olsa da çizdiğimiz yollar. Önemli olan bunun doğruluğuna olan inancımız aslında. Bir şeye körü körüne inanmak mıdır onun uğruna her şeyi feda edebilmek midir, yoksa şüphe ile yaşamak
Kırık Köşeli İlkbaharMario Benedetti · Ayrıntı Yayınları · 2014108 okunma
Merve Nur
Bir arkadaşa bakıp çıkacaktım ama okuyunca kayıtsız kalamadım 🌼
Devrimsel Kırıklık
9/10
·208 syf.·
2020 125. kitabı
Şimdi yazacağım bu satırlar hislerimi anlatamayacağım kelimeler içermektedir. Ne olursa olsun yetmeyecektir. Elbetteki büyük bir çoğunluğa göre de abartılı bulunacaktır. Okuyanları sıkmamak adına çok uzun olmayacak ki zaten büyük bir çoğunluk tarafından da okunmayacaktır. Yazarı ilk önce şiir kitabı ile tanıyıp şiirlerine hayran kalıp sonra listeme almıştım bu kitabı. Şiirlerinden birini ise alıntı olarak değil ileti olarak paylaşmıştım http://1000kitap.com/gonderi/37190158 neredeyse iki yıl olacak ve ancak sıra geldi bu kitabını okumaya. Uruguaylı yazar bu kitabında ise 70'ler yılların askeri darbesinin açtığı sonuçları bir ailenin gözüyle ve içine kendini de ekleyerek anlatıyor. Kendisi de sürgün yemiş vatanından uzakta yaşamış darbe yüzünden. Bu durumlar bize elbetteki yabancı olmasa gerek... Benim bu kitapta eleştireceğim doğru ya da yanlış bir sürü şey var. Ama bunlar benim umurumda değil. Siyaset politika devrim dava uğruna birilerini öldürmek vs. hiçbirisi beni ilgilendirmiyor. Benim için yazarın tek tek karakterlere bürünüp iç sesleri ile konuşması, bilinçaltına yolculuk ve bu karakterlerin konuşmaları ile uyumudur önemli olan. Küçük bir çocuğun acemice kendini çevresini anlatması, hapishanedeki adamın umutlarına sarılması, çaresiz kadının kendince haklı bence yanlış ihaneti, duygusal boşlukları ve hazsal eksiklikleri, bir babanın çocuğuna olan mesafesi, bir arkadaşın en yakın arkadaşına yaptığı yanlışlar... Bunların hepsi içsesleri ve ara ara diyalogları ile beni büyüledi. Hepimizin bu hayattan beklentileri çizdiği yol savunduğu fikirler var. Hepimiz aynıyız ne kadar farklı olsa da çizdiğimiz yollar. Önemli olan bunun doğruluğuna olan inancımız aslında. Bir şeye körü körüne inanmak mıdır onun uğruna her şeyi feda edebilmek midir, yoksa şüphe ile yaşamak
Kırık Köşeli İlkbaharMario Benedetti · Ayrıntı Yayınları · 2014108 okunma
Merve Nur
Abarttın mı onu bilemiyorum ama öyle dökülmüş ki hislerin bir an kitabın içinde hissettim kendimi ve bildiğin üzere hiç tarzım olmamasına rağmen kitabı hemen alıp okuma hissiyatı barındırdın içimde. Aklımın bir köşesine yazdım. İç sesine ve onun dünyasına selamlar 🌼
9/10
·328 syf.·
2018 2. kitabı
İlk olarak kitabın bana hediye olarak gelmesine vesile olan arkadaşa burdan teşekkür etmek istiyorum. :) Travma Wulf Dorn ile tanıştığım ilk kitap. Türünün korku - gerilim olmasına rağmen aşırı bir gerilim hissi vermedi bana. Zaten diğer yorumlar da yazarın diğer kitaplarının daha fazla heyecan ve gerilim içerdiği yönde. Tabi bu demek değil ki hiç korkmadım ya da gerilmedim. Kitabın yoğun bir haftaya denk gelmesi nedeni ile genellikle gece okuyabildiğim için gerilim duygusu fazlasıyla hakimdi bende. Özellikle sabaha karşı her yer zifiri karanlıkken; sadece saatin rahatsız edici sesinin hakim olduğu, loş ışıklı bir ortamda okurken, kitaptaki fısıltı ve çığlık tasvirlerini sadece okumadım, işittim kulağıma kadar geldi. Hatta bazen korkup birkaç bölüm okuyup kapatmak zorunda kalmış bile olabilirim. :) Yani işin özeti o kadar da gerilimden, korkudan bağımsız değil. Sadece kitabın konusu günümüz dünyasını ve onun iğrençliklerini gözlerimizin önüne sermiş bu yüzden de biraz gerilim, biraz sitem şeklinde gitmiş. Elinize alınca kısa sürede bitecek, merak uyandıracak ve belki de farkındalık sağlayacak bir kitap. Sadece sonu biraz eksik kalmış gibi geldi. Ben sevdim. Hatta kitabı bitirince acaba bu kurgu gerçek olsaydı, çocukları suçlu bulabilir miydim? Diye kendi kendime sordum ama cevap belliydi. Bulmazdım, çünkü Onları buna mecbur bırakan da, bu sonu kendimize hazırlayan da bizleriz. Umarım bir gün benzer bir felaketle karşı karşıya kalmadan bir şeylerin farkına varırız. Wulf Dorn'un da dediği gibi "İnsanoğlunun, bakış açısını acilen değiştirmezse kendi kendini yok edeceği de doğru." "Ama her şey bize bağlı. Yalnızca ektiğimizi biçebiliriz çünkü."
TravmaWulf Dorn · Pegasus Yayınları · 20172,828 okunma
Nazlı isimli okura yanıt verildi
Merve Nur
Muhtemelen 💁