merve öz

merve öz
@merveoz33
diş hekimi
istanbul, 29 Haziran
28 okur puanı
Mart 2021 tarihinde katıldı
Puan vermedi·96 syf.··
2022 11. kitabı
Ahlak anlayışını edebi kurgu içinde ele alan Tolstoy'un okuduğum en iyi öykü kitaplarından birine imza atmış olduğunu söyleyebilirim. Rus edebiyatının en iyi ismi olmakla kalmayıp kitaplarının popülerliğini ülkemizde de koruyor olması, beğenilmesinden değil, Oğuz Atay gibi popüler kültürün de bir kurbanı olduğunu rahatça söylemek mümkün. Aldırmayıp zevkle okuyanlardan olduğum için kısa bir anlatımla değerlendirmek istedim. Aç gözlülük, doyumsuzluk ve sevginin kalemini sağlam tutup kitabını dünyaya sunmuş olan Tolstoy, bir kaç kısa öyküyle ders vermek ister gibi yazdığı bu eserini severek okudum. Bir çok konuyu ele almış; sonuçları pek şaşırtıcı olmasa da kalıplaşmış aşk konuları gibi kabak tadı bırakan kitap olmamış. Sadece tahminden öteye gidebilmek için yaşamak lazım öyle değil mi? O halde biraz öykülerin konu başlıklarından bahsedelim. İnsanlar doyumsuzdur. Neye sahip olurlarsa daha fazlasını isterler bu kitapta bunu rahatlıkla gözlemleyebilirsiniz hoş artık gözlem için kitaplara pek gerek kalmıyor. Elindekiyle yetinmek belli başlı insanlara özel bir yetenektir ya da zorda kalan her insan... bir öyküsünde elindekilerle yetinemeyen insanlarla, bir diğer öyküsünde elindekiyle yetinip elini bir insana uzatan insanın hikayesini konu almış. Elinde olmayıp kendinden önce başkasına yardım etmek her yiğidin harcı değildir. Kendini bırakıp başkasını omuzlanmak yürek ister. İşte Tolstoy o yürekli insanlardan bahsetmiş. Simon adlı kahramanımızın yardım sever olması, kendisine uzatılan eli tutup aradığı sevgi, saygı, yalnızlığın Allah'a mahsus olması ve ölümün kaçınılmaz olmasını anlayan Michael, neyi yaşaması gerektiğini bilmeyen kralı, doyumsuz olup hayatından vazgeçen Pohem, iki komşunun zavallı hikayesi sizin de sorularınıza cevap olabilir. Çünkü Tolstoy sadece yazar
İnsan Neyle Yaşar?Lev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024234,3bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi·131 syf.··
2022 10. kitabı
·
Victor Hugo; 1802 doğumlu Fransız şair, romancı ve oyun yazarıdır. Romantik akımın en ünlü isimleri arasında yer alan Hugo, Fransa'nın en büyük yazarları arasında kabul edilir. Kült eseri olan Sefiller ve Notre Dame'ın Kamburu ile dünyaca tanınan sanatçı hakkında en çok eser yazılan ilk 100 kişi arasında yer almaktadır. İdam; işlenen bir suçun karşılığında devletin mahkumun hayatına son verme cezasının uygulanmasıdır. Genel olarak Asya'da bulunmakla beraber halen 58 ülkede uygulanmaktadır. Türkiye de ise 1984'ten beri uygulanmamakta olup, 2004'te ise yürürlükten kaldırılmıştır. Esere geçecek olursak, akıcı bir şekilde ele alınmış olup dönemin koşullarında uygulanan idama bir başkaldırı, isyan, serzeniştir. Sadece idam ele alınmamış, aynı zamanda verilen kürek cezalarının acımasızlığına değinilmiştir. Yaşanılan iç devinimler muazzam bir şekilde aktarılmıştır. Mahkumun suçunun ne olduğunun bilinmemesi ise, suçun değil idamın varoluşunun tartışılması gerektiğini çok güzel vurgulamıştır. İdam üzerine kısa ve etkileyici olan bu eserde, herkesin bu idam anını beklemesi, çocukların el işaretleriyle mutlu mutlu mahkumu göstermesi ise üzücü yanıdır. Eminim çoğu kişi diyecek ki ''Tecavüz eden idam edilmesin mi?'', '' Devlete ihanet eden idam edilmesin mi?''. İdam cezası getirilen yerlerde, ağır suç oranının yüksek olması kayda değer. Bunun sebebi ise, idamlık suçu işleyen suçlunun o saatten sonra kaybedecek hiçbir şeyinin olmaması. Bu durum daha çok suç işlemesine sebep oluyor. Peki nasıl çıkacağız bu bilmecenin içinden? Suçsuz yere idam edilenler bir yana, idam edilmenin bile çok sayılacağı yaratıklar bir yana. Herkesin kendine göre bir ütopyası vardır herhalde. İdam yüzyıllar boyunca tartışma mevzusu olmuş, olmaya da devam edecektir. Bu konuya bir pencere açalım,
Bir İdam Mahkûmunun Son GünüVictor Hugo · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2026152,6bin okunma
Puan vermedi·208 syf.··
2022 9. kitabı
Okurken ırkçılığı derin anlamda hissettiğim bir eserdi. Dikenli tellerin yokuşlu yolların bile engel olamadığı iki masum çocuğun dostluğuna şahit olacaksınız. İnsanların insanlara yaptığı baskı, tavır ve zulümler iki masum çocuğun gözünden okuyucuya aktarılmış etkileyici bir kitap . Günümüzde de hala devam etmekte olan bu ırkçı tutum bu kitapta da olduğu gibi gerçekleri önümüze seriyor .Akıcı anlatımı ve kurgusuyla her yaştan insana hitap eden bu kitabı tavsiye ederim .
Çizgili Pijamalı ÇocukJohn Boyne · Tudem Yayınları · 202150,7bin okunma
Puan vermedi·152 syf.··
2022 8. kitabı
·
213 günde okudu
·
Okunma: 06 Nisan 2022 16:21
George 0rwell'in 1945 tarihli yayımlandığı 1950 gibide şöhrete kavuştuğu eseridir. Fabl tarzındaki bu mükemmel siyasi hiciv romanı Stalin'i ve kapitalizmi eleştirmektedir. Yani aşağı tükürsen sakal, yukarı tükürsen bıyık romanıdır. Kitapta geçen 7 kutsal kuralın zamanla değiştirilmesi, makam mevki eline geçirenlerin gücünün zehirlemesiyle kutsallara bile dokunabileceğini gösterir. Keyifli okumalar diler, böyle güzel bir mecrayı bizlere sunduğu için 1K ekibine teşekkür ederim.
Hayvan ÇiftliğiGeorge Orwell · Can Yayınları · 2024296,5bin okunma
Puan vermedi·464 syf.··
2022 7. kitabı
Ve, bitti... Bu kadar kısa zaman diliminde içinden çıkamam sanıyordum ama uzun süre içimden çıkmayacak bir eser oldu İki Şehrin Hikayesi... Bir arkadaşın tavsiye ve hediyesi üzerine başlamıştım esere. İtiraf etmek gerekirse ilk iki yüz sayfada esere girmekte oldukça zorlandım. Ama sayfalar ilerledikçe kitap beni kendisine çekti ve son üç yüz sayfayı 24 saat içinde bitirdim diyebilirim. Neler yok ki eserde? İsminden başlamak gerekirse, iki şehir: Paris ve Londra. Fransız Devrimi yılları... Hatta yılları deyip geçiştirmek olmaz, bildiğiniz devrim zemini üzerine yazılmış bir eser. O dönemin olayları, devrimin gerekçeleri, halkın ve yönetenlerin yaşayış biçimleri, çimen yemek durumunda kalan ve hiçe sayılan hayatlar, tüm bu olumsuzluklar üzerine yeşeren aşklar... Eserin başlangıcı dahi bize birçok şeyi veriyor aslında: "Gelmiş geçmiş en iyi günlerdi, gelmiş geçmiş en kötü günlerdi; hem bilgelik çağıydı hem ahmaklık; hem inancın devriydi hem şüpheciliğin; hem Aydınlık hem Karanlık bir mevsimdi; umudun baharı, umutsuzluğun kışıydı; hem her şeyimiz vardı hem hiçbir şeyimiz yoktu..." (s. 3) Gerçek hayatın üzerine yazılmış bir eser. Adaletin olmadığı yerde hiçbir şeyin olamayacağının edebi bir göstergesi. Birkaç dakikada yargılanıp suçlu bulunan ve giyotine mahkum edilen insanlar... O kadar tanıdık geldi ki... Stalin döneminde 15 dakikada yargılanan ve ölüme mahkum edilen hatta öldürülecekleri kurşunun parasının ailelerinden alındığı insanlar geldi aklıma... Çoğu neden öldürüldüğünün farkında dahi değil. Giyotinle yapılan ölümler ve buna alkış tutan insanlar... Dönemin ne denli zor bir dönem olduğunun, nefret ve intikamın ne düzeye geldiğinin göstergesi kavramlar: milli tıraş. Kadınların ve çocukların da aynı şekilde ölümünün normal karşılanması... Spoiler olacak, bundan
İki Şehrin HikâyesiCharles Dickens · Can Yayınları · 202376,6bin okunma