Çok ihtiyar, doksanlık bir adam badem ağacı dikiyordu. 'Ee, dede,’ dedim, ‘badem ağacı mı dikiyorsun?' O, eğilmiş olduğu halde bana baktı ve 'Ben, oğlum,’ dedi, 'ölümsüzmüşüm gibi hareket ederim.’ Karşılık verdim: 'Bense, her an ölecekmişim gibi davranırım!’ İkimizden hangimiz haklıydık patron?
İyileşmenizin başkalarının kendi hatalarını kabul etmelerine bağlı olduğuna inanıyorsanız, daha çok beklersiniz. İçinizdeki nefreti taşımaya devam ederek ancak kendinizi cezalandırırsınız. Başkaları başkalarıdır. Siz sizsiniz.
Hayır güzel bir sözcük. İnsanın akıl sağlığını koruyor. Aşırı yük altında olduğumuz bir zamanda, hayır aslında evet demek. Yaşamak için gereksindiğimiz alana evet demek.
Sonsuza dek yaşayacak gibi yaşıyorsunuz, zayıflığınız aklınıza hiç gelmiyor, şimdiden ne çok zamanın geçip gittiğini göz önünde bulundurmuyorsunuz; bir şeye veya birine adadığınız bir gün son gününüz olabilecekken yaşamınızı, tükenmez, dolu bir kaynaktan geliyormuş gibi harcıyorsunuz.