İnsanoğlunun yaratılışının gereğidir; insan kendi mutluluğundan yalnız kendinin haberdar olmasıyla kanaat etmez, herkesi de haberdar etmek ister. Hatta bir insan esasında mutlu değilse bile, etrafa kendi mutluluğunu inandırmak için hilekarlığa ve yalancılığa bile düşer.
Zaten bütün yaratıklar görsellerdi,duysalardı savaşı,bütün yaratıklar duyabilselerdi savaş çığlıklarını bu dünyada savaş olamazdı. Savaşın iğrençliği bilinmeyen bir şeydir de... Savaşın kötülüğü saklanan bir şeydir de, yaratıklar onun için kabul edebiliyorlar savaşı.
Her adam, hayatının tozuyla toprağını üstünden silkeledikten sonra geriye sadece en zor ve en açık seçik sorular kalacaktır: iyi miydi, kötü müydü? İyi mi yaptım, kötü mü?