Yine de hareket ediyordum. Kastettiğim şey bu dünyanın içinde veya dışında hareket etmem değildi. Sadece bir şekilde ilerliyordum. Yönüm çiçeklere, kuşlara veya insanlara doğru da değildi. Kendimden geçmiş bir haldeydim.
Mutluluk arttıkça hüzün de iyiden iyiye artar. Keyif hissettikçe çekilen acı büyür. Bunları ayırmaya çalışırsan hayatın akışı bozulur. Bir araya getirmeye uğraşırsan başarısız olursun.
Sadece aklın istikametinde hareket edersen insanlardan uzaklaşırsın. Duygularınla hareket edersen sürüklenirsin. Ruhunu açarsan ve dilediğin gibi yaşamazsan sıkışırsın. Nasıl bakarsan bak , insanlarla yaşamak zordur.
Nihayetinde canımı almaya karar verdim. Bir akşam kimsenin olmadığı bir vakit , kararlılıkla denize daldım. Ancak ayağımın güverteden ayrıldığı ve gemiyle bağlantım koptuğu an , hemen canımın kıymetini fark ettim. Kalbimin derinliklerinden 'keşke vazgeçseydim' diye düşündüm. Lakin çok geçti. İstesem de istemesem de denizin derinliklerine doğru batıyordum.
Hayat neyse odur. Değeri neyse odur! Hayat da beceriksizlikler ve sakarlıklarıyla yapabileceğini yapar. Hayattan da çok fazla şey istememek, beklememek gerekir. Dolayısıyla hayatı yok etmek gibi bir şey de istememek gerekir! Her şeyi iyi tarafından almak gerekir