Merve

Merve
@merviews
kendi mezar taşını yazan bir yerkürede, terbiyeli cesetler gibi davranacak kadar ağırbaşlı olalım.
450 okur puanı
Nisan 2017 tarihinde katıldı
Hassas mideler için bu gönderi bir cehennemdir
Yazma eylemi bana hep istifra etme ile ilintili geliyor. Nasıl... Hep bir şeyler yazmak istiyorum, yazıyorum- siliyorum birileri görmeden yok ediyorum. Bazen insanlarla paylaşmak istiyorum ama bunun zehirli bir eylem olduğunu düşünerek vazgeçiyorum. Özellikle avrupalı felsefi düşünürler yazdıklarının çoğunun toksit olduğunu bilmesine karşın, insanları toplumu infiale götürebileceğini bilmesine karşın bunu gözardı etmişler. Bu onların bileceği bir ahlaki durum. Gerçi yaşasalardı muhtemelen annevari "ne yani o atla dedi diye sen de atlicakmısın hııı" veya "ne var karşm ben olanı yazıyorum sEn de luzırsan okuma qeç" gibi bir argümanla gelebilirlerdi. Bilemiyorum Olric... Altan... Dur kimdin sen? Sana yeni bir isim bulmalı. Sen ne düşünüyorsun? Birilerini olumsuz düşüncelere itebilecek bir yazıyı topluma sunmalı mı? Yoksa boşver içinde patlasın deyip geçmeli mi? Sanırım olmayan bir şeyin vebali ile karşı karşıyayım. Bazı insanlar çok rahat kusar, hatta bu eyleme kendilerini alıştırıp kronik rahatsızlığa bile dönüştürenler var bkz. bulumia gibi. İnsancıklar da der, kus rahatlarsın bir şeyciğin kalmaz. Ben kusmaktan nefret ediyorum. Nadir de yaşıyorum zaten. Ama bu istifra eylemi beni çok hırpalıyor. Öğk deyip geçemiyorum. Ruhumu bile darlıyor. İçimdeki zehiri atmak isterken zehrin ta kendim olduğunu farkediyorum. Eylem öncesi, sırası ve sonrasında dahi bu sarsılmayı üzerimden atamıyorum. Kardeşim bize ne senin gastrolojikimsi sorunlarından... Yok işte. Yazmak da benim için böyle. Yazsam bu sarsınıtıyı yaşıyorum, yazmasam zehirler içimde kalacak. Aman yazayım kurtulayım desem hırpalanmak beni sonrasında da rahatlatmayacak. İki ucu kusmuklu değnek. Bilmiyorum, bu bir geri dönüş mesajı değil. Öze dönüş hiç değil. İstifra belirtisi dahi yokken gelen ani bir
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Bundan sonra okuyup da içeriğine dair bir şey hatırlamadığım kitapları "okuduklarım" listesinden kaldırmaya karar verdim. Öz olsun da varsın az olsun.
1000Kitap
“bir şey olmamış gibi sovan doğradığımda” diyordu yarı-delinin biri, tanrı değilse kim, parmaklarımı kesmeme engel oluyor? -cioran the merviews
Belki de, mezara götüreceğimiz sırlar dediğimiz şeyler bizi mezara götürecektir. Hû knows.
Kendime Notlar Vol 947584: Dostluk Üzerine
BU BİR ALINTIDIR. (Böyle Buyurdu Zerdüşt, Friedrich Nietzsche) Bazı ifadelerine katılmasam da alıntılarımın arasında kaybolmasın, daha sık görebileyim diye ileti olarak paylaşıyorum. *** “Bir kişi daima fazladır etrafımda” – böyle düşünür münzevi. “Her zaman bir kere bir – zamanla iki eder bu!” Ben ve kendim her zaman çok ateşliyizdir konuşurken: nasıl dayanılırdı bir dost olmasaydı? Münzevi için dost her zaman üçüncü kişidir: üçüncü kişi, iki kişinin konuşmasının derinlere dalmasını engelleyen mantardır . Ah, tüm münzeviler için çok fazla derinlik vardır. Bu yüzden özlem duyarlar bir dosta ve onun yüksekliğine. Başkalarına duyduğumuz inanç kendimizde neye inanmak istediğimizi ele verir. Bir dosta duyduğumuz özlemdir içimizdeki hain. Ve çoğu zaman sevgiyle sadece hasedin üstünden atlamak isteriz. Çoğu zaman saldırıya geçer ve bir düşman yaratırız kendimize, saldırıya açık olduğumuzu gizlemek için. “En azından düşmanım ol!” – böyle konuşur hakiki saygı, dostluk istemeye yeltenmeyen saygı. İnsan bir dostu olsun istiyorsa, onun için savaşmak da istemelidir: ve savaşmak için düşman da olabilmelidir. İnsan dostunda düşmanını da onurlandırmalıdır. Onun tarafına geçmeden yaklaşabilir misin dostuna? Dostu en iyi düşmanı olmalı insanın. Ona karşı çıktığında onun yüreğine en yakın sen olmalısın. Dostlarının karşısına giyinmeden mi çıkmak istiyorsun? Kendini ona olduğun gibi göstermekle mi onurlandıracaksın dostunu? Ama bu yüzden lanetliyor o seni! Kendini gizlemeyen, öfkelendirir: bu kadar çok nedeniniz var çıplaklıktan korkmak için! Evet, birer tanrı olsaydınız, utanabilirdiniz giysilerinizden! Dostun için yeterince iyi süsleyemezsin kendini: çünkü Üstinsana yönelen bir ok ve bir özlem olmalısın onun için. Uyurken gördün mü hiç dostunu, – anlayasın diye