BU BİR ALINTIDIR. (Böyle Buyurdu Zerdüşt, Friedrich Nietzsche)
Bazı ifadelerine katılmasam da alıntılarımın arasında kaybolmasın, daha sık görebileyim diye ileti olarak paylaşıyorum.
***
“Bir kişi daima fazladır etrafımda” – böyle düşünür münzevi. “Her zaman bir kere bir – zamanla iki eder bu!”
Ben ve kendim her zaman çok ateşliyizdir konuşurken: nasıl dayanılırdı bir dost olmasaydı?
Münzevi için dost her zaman üçüncü kişidir: üçüncü kişi, iki kişinin konuşmasının derinlere dalmasını engelleyen mantardır .
Ah, tüm münzeviler için çok fazla derinlik vardır. Bu yüzden özlem duyarlar bir dosta ve onun yüksekliğine.
Başkalarına duyduğumuz inanç kendimizde neye inanmak istediğimizi ele verir. Bir dosta duyduğumuz özlemdir içimizdeki hain.
Ve çoğu zaman sevgiyle sadece hasedin üstünden atlamak isteriz. Çoğu zaman saldırıya geçer ve bir düşman yaratırız kendimize, saldırıya açık olduğumuzu gizlemek için.
“En azından düşmanım ol!” – böyle konuşur hakiki saygı, dostluk istemeye yeltenmeyen saygı.
İnsan bir dostu olsun istiyorsa, onun için savaşmak da istemelidir: ve savaşmak için düşman da olabilmelidir. İnsan dostunda düşmanını da onurlandırmalıdır. Onun tarafına geçmeden yaklaşabilir misin dostuna?
Dostu en iyi düşmanı olmalı insanın. Ona karşı çıktığında onun yüreğine en yakın sen olmalısın. Dostlarının karşısına giyinmeden mi çıkmak istiyorsun? Kendini ona olduğun gibi göstermekle mi onurlandıracaksın dostunu? Ama bu yüzden lanetliyor o seni!
Kendini gizlemeyen, öfkelendirir: bu kadar çok nedeniniz var çıplaklıktan korkmak için! Evet, birer tanrı olsaydınız, utanabilirdiniz giysilerinizden!
Dostun için yeterince iyi süsleyemezsin kendini: çünkü Üstinsana yönelen bir ok ve bir özlem olmalısın onun için.
Uyurken gördün mü hiç dostunu, – anlayasın diye