Aşkın, hakikatin içinden çıkmayıp sadece tutkularla yönetildiği her an, eşler birbirini özgürleştirmeye değil köleleştirmeye çalışırlar. Dünyada ve özellikle de ülkemizde yoğun bir şekilde meydana gelen kadın cinayetlerinin sebebi de budur. Hatta kadın ya da erkek fark etmez, ortaya çıkan aşk cinayetlerinin sebebi insanların daha kendileri tanıyıp sevmeden, bir başkasını sevmeye kalkışmasından, birbirini gerçekten severek evlendiklerinden değil, bedensel ve duygusal açlıklarının sevgi ya da aşkmış gibi görünen yanılsamasından kurtulamamalarından doğar. Kıskançlık ise bu tutkuların kurbanı olan ve karşısındaki kişiyi sevip ona âşık olduğunu zanneden kişide açığa çıkar. Çünkü gerçek âşık, âşık olduğu kişinin sürekli olarak gelişmesini ve özgürleşmesini isterken, sahte âşıklar sevgililerinin ya da eşlerinin sadece kendi isteklerine uymasını ve kendi belirledikleri gibi bir hayat yaşamasını ister ve böyle olması için de ellerinden geleni yaparlar.
Dernek Başkanından alınan bilgiye göre Ankara’daki pastacıların çoğu Rizelidir. Muhallebiciler; Bulgaristan ve Yugoslavya göçmeni Türkler arasından çıkmaktadır. Şekercilikte Araçlılar, Safranbolulular ileridir. Gaziantepliler baklava yapımında ustadır. Boyabatlılar ve Çankırılılar da son zamanlarda şekerciliğe ve muhallebiciliğe rağbet etmektedir ifadelerine yer veren Tan, bu çalışmasıyla memleket mesleği kavramının doğruluğunu desteklemiştir. Bu konuyla ilgili diğer bilgilerde Kastamonululardan genel olarak Bozkurtlu, İnebolulu ve Abanalılar İstanbul’da tornacı, marangoz, mobilyacı; Tosyalıların telâcı olarak çalıştıklarını da bilgilere eklemiştir.
Türk Dünyası Araştırmaları; S 9, 6/1982, s.5-32; Derlemeler- Makaleler VI, Ankara 2007, s.149-172.
Türkiye’de Türk şekerciliğinin öncüsü olan, şekerciliğin ülkemizde yayılmasını ve yurt dışında Türk şekerlemelerinin ün kazanmasını sağlayan Araçlı Şekerci Hacı Bekir ve ailesi hakkında yapılmış oldukça kapsamlı bir araştırmadır.
...
Eser iki bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde Hacı Bekir ailesi ve dünyaca ünlü şekerlemelerinden bahsedilmiş; ikinci bölümde Hacı Bekirzade şeceresinden olan İstiklal Marşı’nın Bestecisi Osman Zeki Üngör ve ailesi yer almıştır. Tan, kitabında II. Mahmut Dönemi’nde sarayda Hacı Bekir şekerlemeleri tercih edildiğine, Hacı Bekir lokumlarının dünyaca ünlü isimler tarafından sevildiğine hatta bu şekerlemelerin tiryakilik oluşturduğu gibi rivayetlerin olduğuna yer vermiştir. Hacı Bekir Müessesi’nin bugünkü durumu hakkında da bilgi veren Tan, lokumun yapılışından bahsetmiştir.