Merviş Öğretmen

Merviş Öğretmen
@mervisogretmen
10/10
·88 syf.··
Beğendi
·
2026 28. kitabı
·
10 saatte okudu
·
Okunma: 29 Nisan 2026 22:47
Ön bilgi içermez "İçimde derin bir boşluk var. Sanki bir parçam alınmış ve eksik biri gibi dünyaya atılmışım. Bütünü oluşturan en önemli parçam eksik gibi hissediyorum. O olmadan sanırım tam olamayacağım... Ama onun ne olduğunu da sanırım asla bulamayacağım." Sayfa 23 Yapay Duygular, klasik anlamda bir olay örgüsünden çok, insanın iç dünyasına doğru yapılan sessiz bir yolculuk gibi. Mekanikleşen ve duyguların neredeyse yok olduğu bir gelecekte; geçmişten gelen bir iz, sadece bir anı defterini değil, unutulmuş hisleri de gün yüzüne çıkarıyor. Kitap, zamanın ötesine geçen ama hiçbir zaman tamamlanamayan duyguların izini sürüyor. Kurulamayan bağların da aslında bir anlam taşıdığını, bazı hislerin yaşanmasa bile insanın içinde var olmaya devam ettiğini hissettiriyor. Okurken bir olayın peşinden gitmiyorsunuz; daha çok bir duygunun içinde kayboluyor, eksik kalmış cümlelerin ağırlığını hissediyorsunuz. Kitabı okurken 'Ne olacak, olay nasıl sonuçlanacak?' diye merak etmekten ziyade 'Ne anlatacak, ne hissettirecek?' merakına kapılıyorsunuz. Ve sayfalar ilerledikçe insan kendine sormadan edemiyor: Duygular gerçekten yok olabilir mi, yoksa sadece bastırılır mı? Unutulan bir his, gerçekten kaybolmuş mudur? Hiç yaşanamayan bir bağ, yine de gerçek sayılır mı? Birini anlamak için gerçekten iletişim kurmak şart mı? Yoksa bazı ruhlar, hiçbir zaman temas etmeden de birbirine dokunabilir mi? Zaman, duyguları siler mi yoksa sadece üzerini mi örter? Ve en önemlisi… hissetmeyi unutan bir insan, gerçekten yaşamaya devam ediyor sayılır mı? Belki de kitap en çok şunu fısıldıyor: Bazı duygular tamamlanmak için değil, hatırlanmak için vardır. En sevdiğim kitaplar arasında ilk 3'e giren ve tek oturuşta bitirebileceğiniz kadar sürükleyici ve akıcı olan bu kitabı, beğendiğimi ve tavsiye ettiğimi
1000Kitap
Yapay DuygularSüleyman Dalğın · DOA Yayınları · 202681 okunma
Reklam
Bir aidiyet çabasının öyküsü...
8/10
·517 syf.··
2026 23. kitabı
·
28 günde okudu
·
Okunma: 31 Mart 2026 20:05
Ön bilgi içermez "Haritasız ve dümensiz kalmış, gideceği limanı olmayan bir gemiydi. Kendini akıntıya bırakıp sürüklenmek, en azından hareket etmek, hayatta kalmak demekti ki içini acıtan şey de zaten buydu; yaşamak." Sayfa 408 Aslında hiçbir zaman bir parçası olamadığı ve kendini ait hissedemediği muhitlere sığma çabası içinde olan bir gencin hikayesi... Sosyoekonomik açıdan yetersiz bir çevrede doğup büyüyen ve geçimini gemi seferlerine çıkarak sağlayan Martin Eden, ablasının bir odasında kira karşılığında barınmaktadır. Martin, kendi halinde kendi çevresiyle gününü geçirirken bir gün kendisi adına ulaşılmaz bir konumda olan bir genç kızla Ruth'la karşılaşır. Ruth, Martin'i derinden etkiler ve Martin bu saatten sonra Ruth'a kendini ispatlamak ve onun ve ailesinin gözüne girmek için kendini geliştirmeye başlar. Hiç yapmadığı şeyleri yapar; okumalar yapmaya başlar, kütüphaneye gidip gelmeye başlar, diksiyon ve tavır konusunda kendisini geliştirmek için elinden geleni yapar ve en önemlisi de bu sayede yazma konusunda yetenekli olduğunu keşfeder ve yazılar yazmaya başlar. Yazı yazma işine kendisini o kadar kaptırır ki bir noktada işini bile yapmamaya başlar çünkü yazılarının bilinen dergi ve yayınevleri tarafından kabul göreceğine neredeyse emindir. Ama işler hiç de düşündüğü gibi yolunda gitmez ve hiçbir dergi ve yayınevi bu adı sanı bilinmeyen yazarın yazılarını kabul etmez ve Martin, sonu gelmeyen ret postaları almaya devam eder. Yalnız ret geldikçe Martin yılmak bilmez ve daha fazla yazıp daha fazla yazı göndermeye devam eder. Ara ara kabul gören birkaç yazı ve cüzi miktarda ödemeler dışında Martin'in bu işten bir kazancı olmaz. Elde ettiği kazanç da sadece rehineye verdiği eşyalarını geri almasına, barınma ve yiyecek ihtiyaçlarını karşılamasına yetecek seviyede
1000Kitap
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025135bin okunma
8/10
·112 syf.··
2026 21. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 28 Şubat 2026 00:29
Ön bilgi içermez "Görülecek, işitilecek, tadılacak, okunacak, yazılacak, yapılacak o kadar çok şey birikiyor ki, bundan sonra hayatımın bütün bunlara yetişmeyeceğinden korkuyorum." Sayfa 110 Henüz 15 yaşında olan ve kitap boyunca adı bile verilmeyen hasta bir gencin hatıra defteri niteliğinde yazılmış olan bu eser sizi karakterin iç dünyasına misafir eden türden. Karakterimiz ayağındaki rahatsızlıktan duyduğu acı yüzünden sayısız doktora görünür. Mümkün olan tedavi için hastanede yatması gerektiğine ikna edilmesi oldukça zor olan bu genç, hasta günlerinin birinde uzak bir akrabası olan Paşa'nın evine ziyarete gider ve Paşa da ona bildiği güvendiği bir doktoru önerir. Paşa'nın evinde kaldığı bu birkaç gün içinde Paşa'nın kızı Nüzhet'le (19) aralarında duygusal bir bağ oluşmaya başlar. Fakat Nüzhet daha zengin zevk ve hayallere sahip bir genç kız olduğunu için karakterimiz umduğunu bulamaz... Karakterimiz gerek Paşa'nın evindeyken gerekse hastaneye ve kendi evine gidiş geliş zamanlarında kendi içinde kendiyle adeta bir savaş verir. Ruhunun en derinlerine kadar inip her elemine tanıklık edeceğiniz bu hasta gencin acısını bizzat yaşamasanız bile bir nebze de olsa onu anlayacaksınız... Sürükleyici bir olay örgüsüne sahip olmasının yanında meraklısı değilseniz dilinin size ağır geleceğini söylemek isterim. Tavsiye ettiğim bir kitap olduğunu söyleyebilirim :) İyi okumalar :) Dokuzuncu Hariciye Koğuşu Peyami Safa
1000Kitap
Dokuzuncu Hariciye KoğuşuPeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 2025121bin okunma
Puan vermedi·88 syf.··
2026 20. kitabı
·
7 saatte okudu
·
Okunma: 24 Şubat 2026 22:46
Ön bilgi içermez "Herkesin, mutlu olacağı bir yaşama kavuşmak için bir şansı hak ettiğini düşünüyordu." Sayfa 76 Aslında çocuk kitabı olarak yazılmış olan bu eseri oldukça beğendiğimi söyleyebilirim. Kitap bir oturuşta bitirilebilecek derecede sade bir dile ve karmaşık olmayan olay örgülerine sahip. Kitapta bazı aralıklarla yer alan resimler de betimlemeleri zihinde canlandırma konusunda okura yardımcı olacak nitelikte. Kitapta ele alınan tema: İnsanların size karşı tavırları sizin asıl cevherinizi tanımlar nitelikte değildir. Bu noktada asıl belirleyici olan şey sizin iç huzura ve mutlu olabileceğiniz kişiliğe erişmenizdir. Kitabın konusuna gelecek olursam: Kitapta Sara adında bir kız çocuğunun, babası Yüzbaşı Crewe ile bolluk ve mutluluk içinde yaşarken babasının maddi kazanç getireceğine ve servetlerine servet katacağına emin olduğu bir iş üzerine başka bir ülkeye gitmesinden sonra yaşadığı olaylar ele alınıyor. Babası Sara'nın her konuda iyi şartlarda olduğundan emin olmak adına onu yatılı bir okula yazdırır. Bu okulda kızına özel odalar hazırlatır ve her istediğinin yapılması üzerine taleplerde bulunur ve bu yönde maddi desteği eksik etmeyeceği üzerine Müdire Hanım Minchin'e teminat verir. Fakat gün gelir her şey yolunda gitmez ve Sara'ya karşı olan muameleler tam tersine dönmeye başlar ve Sara, bu okulda hayatında hiç yaşamadığı kadar zorluk yaşar. Fakat aynı zamanda hayatında hiç tatmadığı dostluk ve kardeşlik duygularını da bu okuldaki diğer çocuklar sayesinde tadar. Kısacası Sara, bu okulda iyi ve kötü sayısız anı biriktirir. Bu anılara yakından tanıklık etmek isterseniz kitabı okuyabilirsiniz. Beğendiğim bir kitap olduğunu söyleyebilirim :) İyi okumalar :) Küçük Prenses Frances Hodgson Burnett
1000Kitap
Küçük PrensesFrances Hodgson Burnett · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20181,425 okunma
Puan vermedi·413 syf.··
2026 17. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 19 Şubat 2026 21:40
Ön bilgi içermez "İşin bir başı bir de sonu var, ortasında ise herkes kaderini yaşıyor." Sayfa 259 Bir yanda insani duyguları hiçe saymış bir sistem diğer yanda ise her şeye rağmen birbirine kol kanat germeye çalışan insanlar... Cengiz Aytmatov'un sevilen ve okunan kitaplarından biri olan Gün Olur Asra Bedel'de olaylar, bir tren istasyonunda çalışan Yedigey isimli köylü üzerinden ele alınıyor. Yedigey ve eşi Ukubala, zamanında bir başka köylü tarafından sevildiği ve korunmaya muhtaç olduğu için Boranlı'ya yerleştirilirler. Geçen yıllar Yedigey ve ailesini, yaşam şartları oldukça zor olan bu bölgeye alıştırır. Gel zaman git zaman Yedigey de tıpkı kendisine yapıldığı gibi başka bir çifte yardımcı olur ve onları Boranlı'ya yerleştirir. Bu öğretmen çift Abutalip ve Zarife'dir. Kitaptaki olaylar bu öğretmen çiftin köye gelmesiyle daha da derinleşir. Geçen zamanla birlikte Yedigey ve bu çiftin çocukları kaynaşır adeta kardeş gibi vakit geçirmeye başlarlar. Yedigey'in çocukları, bu öğretmen çiftten okuma yazma ve çeşitli oyunlar öğrenirler. Yedigey'in 2 kızı ve Abutalip'in 2 oğlu oldukça iyi anlaşır ve kaynaşırlar. Fakat bir gün öyle bir olay olur ki artık hiçbir şey yolunda gitmemeye başlar ve bu güzel günlerin üstüne adeta bir gölge düşer... Yaşanan bu yeni olayın üzerine olayların seyri tamamen değişir ve her şey beklenmedik bir şekil almaya başlar... Beğendim bir kitap olduğunu söyleyebilirim :) İyi okumalar :) Bu kitabın devamı veya içinde yer alması gereken bir bölümü olarak adlandırabileceğimiz Cengiz Han'a Küsen Bulut kitabını da önerdiğimi söyleyebilirim. İki kitabı art arda okuduğunuz zaman her şey daha açıklayıcı olacak. Gün Olur Asra Bedel Cengiz Aytmatov
1000Kitap
Gün Olur Asra BedelCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 202656bin okunma
Reklam