- Evet, ama... kuşku beni yiyip bitiriyor!
- Daha iyi ya, küçük Hamlet, daha iyi. Kuşku mu dedin? O halde düşünüyorsundur; düşünüyor musun? Öyleyse varsın.
- Evet, kuşkulanmak düşünmektir.
- Düşünmek de kuşkulanmaktır, kuşkulanmaktan başka şey değildir. İnsan kuşkulanmadan inanabilir, bilebilir, düşleyebilir; ne inanç, ne bilgi, ne de imgelem için kuşku gerekmez, hatta kuşku bunları yok eder, ama kuşkulanmadan düşünmek olanaksızdır. İnancı, bilgiyi ve statik, dingin, ölü olan her şeyi dinamik, tedirgin ve dipdiri düşünceye dönüştüren kuşkudur.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
"Tek başına, tek başına, tek başına aynı uykuyu uyumak! Yalnız insanın uykusu bir kuruntudur, görüntüdür; iki insanın uykusu ise hakikattir, gerçektir. Gerçek dünya, hepimizin düşlediği uyku, ortak uyku değildir de nedir?"
- Tamam işte, ona delicesine âşık oldum, deli gibi vurgunum...
- Evet, bir sevdalı gibi. Devam et.
- Ben deliyim oğlum, deli. Halasını ve eniştesini ziyaret bahanesiyle dün onu evinde gördüm; onu gördüm...
- Sana baktı, öyle değil mi? Sen de Tanrı'ya inandın yine?
- Hayır, bana bakmadı, beni bakışlarıyla sarıp sarmaladı; Tanrı'ya inanmak değildi bu, kendimi bir Tanrı sandım.
- Altüst olmuşsun dostum...
Hiçbir yere gitmemişim. Gidememişim, daha doğrusu. Oralarda, belki de bilme tutkumun, bu tutkudan doğan heyecanımın ve merakımın içinde, öylece, dolanıp durmuşum.