Düşündüm, neden bu dünyada insanı aşağılayan cümlelerin hepsinde "kadın" kelimesi geçiyordu? Kadın or*spuydu, kadın fahişeydi, kadın gibi yürünmezdi, karı gibi ağlanmazdı, kız ile kadın aynı olsalar bile ayrı kavramlardı. Bu dünyada kadın üzerine aşağılayıcı binlerce kelime bulabilirdik. Kadınları hep bir sınıfa sokmak istediler. Aranan veya nazlanan, fahişe veya bakire,paracı veya saf... Kadın kadındı. Sadece kadın ama bunu anlatmak insanlara güçtü. Ben hiç erkekleri aşağılayan kelimeler duymadım. Duysam bile hepsi erkeği yüceltir vaziyetteydi. Köleler hep kadındı, efendiler ise erkek. Bu felsefeye inat bu hayatımın kölesi de benim efendisi de. Bir erkeğin isteklerini karşılamak için ona boyun eğmeyeceğim - toplum tarafından kadına görevmiş gibi nitelendirilsede-. Ve bir insana hakeret ederken cümlesinde "kadın" lafı geçen bir erkeği, sevmeyeceğim, aşık olmayacağım, evlenmeyeceğim. Aksine nefret edeceğim. Onları kölesi sanıp eziyet eden adamlardan nefret eden kadınlar gibi. Nefret edeceğim ama asla boyun eğmeyeceğim. Başı eğik yürümez bir kadın, başı dik yürür, sırtında onu kambur edecek bütün yüklere rağmen. Toplumun beni görmek istediği gibi biri değil, benim kendimi görmek istediğim şekilde kendimi yetiştiren biriyim.
Firdevs şimdi sana sarılıyorum farzet. Bunu sana acıdığım için değil, bana cesaret verdiğin için yapıyorum. Firdevs toplum için bir fahişeydi ama benim için sadece bir kadındı. Güçlü ve boyun eğmeyen bir kadın.
Ve son cümlelerimi karşı cinslerime bir şeyler söyleyerek bitireceğim, bir kadın sizi reddedebilir, hayır diye bilir, sizi istemeyebilir, bu naz değildir. Siz tek hoşlanıyorsunuz diye o da sizden hoşlanmak zorunda değildir. Kadınlar da siz kadar güçlülerdir. Aramızdaki tek fark sizin güçleriniz bedeninizdedir, bizim ise güçlerimiz