Kürtler der ki, kendini tanıyıncaya kadar, ömrünü tüketti. Şimdi tükenen ömrümde, artık gece gündüzleri, ay ve yılları saymıyorum. Artık ne günlerin getirdiği kuşku, tereddüt ve acelecilik umrumda, ne de hayata ait düşler, hayaller arzular. Güçlü bir kar kümesinin, bulunduğu kayalardan çıg olup kopması ve dipsiz vadilere doğru kayması gibi, ben de kendimi zamanın zincirlerinden kurtarmış, geçmişimin hayal ve düşlerinin bulunduğu vadiye doğru yuvarlanıyorum.