En çok satanlarda görürseniz şaşırmayın
8/10
·336 syf.··
Beğendi
·
2026 102. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 19:58
Ben her zaman yeni yazar kardeşlerime  destek olmak için  , genelde  ilk kitaplarını almaya gayret ederim. Vural Aksankur kardeşiminde ilk kitabını sag olsun bana hediye etti , Genelde yeni yazarlardan tolstoy ,dostoyevski , gibi bir performans beklememek lazım, Ben polisiye ve bilim kurgu türünde kitap ve film leri çok severim , İşin dogrusu Vural Aksankur yazarımızında kitabının ilk kitabı olması sebebi ile çok beklentiye girmemiştim, Sonuçta yeni bir yazar , genelde yeni yazarların hevesleri kırılmasın diye kötü sıkıcı  olan kitaba bile kötü diyemessin , Hem destek olmak için hemde benim gözümde bir kitap yaza biliyorsan sen gercekten özel bir insanlardansın , İnanın bu kitabın ilk 5,10 sayfasını şöyle göz geçirmek için baktım , kitabı okudukca kitap beni içine cekti , Okuma sıramda 10 sıralardaydı , yazar  a ayıp olmasın diye  üç beş kitap tan sonra okurum  dedim , Ama göz gecirmek için elime aldıgım kitap ister istemez bir numaraya yükseldi , daha dogrusu kitabı elimden bırakamadım, Kitabın konusu na gelince : Bir  denizci. Nanomorf ilk kez onun bedeninde yeniden uyandı saçı, sakalı döküldü, kaşlar ve kirpikler insana dair son izler olarak kaldı. Belirli bir süre sonra binlerce oldular , bunlara gri ler dediler, Sonra bir gün kırmızılar dogdu , Vesayire vesayir........ Uzun lafın kısası kitabı elinize aldıgınız zaman nasıl okudugunuzu anlamıyorsunuz ,  ben bir bilim kurgu seven biri olarak çok sevdim. İkinci ve üçüncü kitabı mutlaka alacagım , Kesinlikle bu kitabı tavsiye ederim , Bu kitabı alırsanız Yeni yazarlara destek olmak amacı ile almayın , Çünkü kitap sanki yazarlar heyetinden ortak yazılmış bir kitap gibi .... Yani yeni bir yazarın ilk kitabında bu kadar başarılı bir çalışma yaptıysa , İlerleyen yıllarda Belkide bizim de bilim kurguda dünya çapında
1000Kitap
DeğişiklerVural Aksankur · Edebiyatist Yayınevi · 20265 okunma
8/10
·1808 syf.··
2026 6. kitabı
·
79 günde okudu
·
Okunma: 19 Nisan 2026 15:57
SAVAŞ VE BARIŞ "Tout vient â point â celui qui sait attendre." "Beklemesini bilen için her şey zamanında olur." 1800 küsür sayfalık bir serüven. Evet kütük kitap severim ama bu kitabı okumak ve bitirmek bana zor gelmişti. Ve aylarca sürmüştü. Doğru zamanda okumak da önemli tabi. Neyse işte okudum bitti. 500 civarında karaktere sahip kitap ve çoğu da gerçek kişilermiş. Neyseki hepsi baş karakter değil yoksa kim kimdi demekten kitaba odaklanamazdık. Yine de çokça karakter olduğunu söylemeden geçmeyeyim. Klasik Rus edebiyatı yani. Kitap isminden anlaşılacağı üzere savaş üzerine temellendirilmiş Rus ve Fransız savaşı. Ve bu savaşın içerisine yerleştirilmiş aile hikayeleri. Bir bölüm savaş üzerinden bir bölüm aile hayatından bahsetmiş. Savaş kısımları detaya inse de gerçekten çok emek olduğu belli. Klasik olmayı hak ediyor. Bu kadar uzun olmasına gerek var mıydı diye düşünüyorum ama zaten Tolstoy’da bu kadar uzun ve saçma bir kitap yazmayacağını söylemiş. Saçma kısmına katılmıyorum elbette çünkü altı yıllık bir emek varmış. Çok detaylı hatırlamıyorum kitabı ama kahreden yerlerini de unutamıyorum mesala. Kitap okumak ve ondan bir şeyler bulmak, hissetmek özneldir. Bir kelime,bir anı, betimlenmiş bir bölüm alıp başka yerlere, anılara, acılara götürebiliyor. Bazen de mutluluğa, sevgiye, iyiye, güzele …
1000Kitap
Savaş ve Barış (2 Cilt Takım)Lev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202425,9bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Murasaki
9/10
·144 syf.··
2026 37. kitabı
#okudumbitti #tatkaçıran 1000'li yıllarda Japonya saray hayatını anlatıyor. Sarayda nedime olan Murasaki isimli kadın o zaman yaşanan olayları ve kadınların giydiği kıyafetleri ayrıntılı olarak yazmış.Murasaki şiirde yazıyor. Erkeklerin kıyafetlerini pek anlatmamış.Yemeklerden de az bahsetmiş mesala pirinç keki geçiyor sadece neden acaba keşke yemekleri de ayrıntılı anlatsaydı ama yine de beğendiğim bir kitap oldu tavsiye ederim.
Murasaki Shikibu'nun GünlüğüMurasaki Shikibu · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2021371 okunma
Düşük IQ sahip Charlie ve ameliyat deneği fare Algernon
Puan vermedi·325 syf.··
2026 11. kitabı
Charlie nin düşük IQ yükseltmeyi hedeflenen ameliyatı gerçekleştirildikten sonra tramvaları ve belkide farkında dahi olmadığı bastırdığı duyguları hatırlayarak onlarla yüzleşmesi beni çok üzdü. Çünkü yaşantıları ailesi tarfından terk edilmiş bir 17 yıl, öncesinde korkutan altını ıslatan Charlie den ve arkadaşlarının aşağlamış, hor görmüş dalga geçmiş gibi yaşantılardan Oluşuyordu. Fakat Charlie arkadaşlarını çok seviyor ve bunların farkında dahi değildi, Amelyattan sonra hatırladıkça bilinçleniyordu. Amelyat başarılı geçmiş olsa da onun yalnızlığını destekliyordu bence çünkü bu sefer de insanların onu hor görüğü Charlie onlardan daha iyi bir yere kısa bir sürede ulaşmıştı. Aslında o, etrafındaki kalabalığın arasında yalnızdı yalnızlığı da başarısı arttıkça, arttı. Kitabı okurken Charlie nin iki tane olduğunu fark ettim biri yeni oluşmuş hali diğeride onu izleyen çocukluğuydu, çocukluğu her zaman onunla olması ve sürekli onunla konuşması yabancı duygularını tramvalarını atlatmasını zorlaştırmıştı. Bazı durumlarda da iyi olmuştu mesala olmasa belkide anne ve babasını geçen 17 yıl sonra görmeye gitmyecekti. Bu kitap ile bir yerden sonra imkansız görünen durumları değiştirebileceğinize dair umudunuz yeşerirken Algernon ile birlikte değişse dahi bir süreliğine olduğu gerçeğini fark ediyorsunuz ve bu da bugünu değerli kılıyor.
Duygu ve Düşünce
Algernon'a ÇiçeklerDaniel Keyes · Koridor Yayıncılık · 202536,8bin okunma
Tanrıların Oyunları( Spoiler ve bol hayal kırıklığı içerir.)
4/10
Herkese merhaba. Tanrıların oyunlarını daha fazla okumaya dayanamadım. Büyük beklenti içindeydim. Ama nedenlerini hemen yazıyorum önce sevdiğim yerlerden başlayalım: Kurgu güzel aslında hadesin iyi olması hoşuma gitti. Potaya ne kadar karşı olsamda kitabın en iyi yerleri orasıydı.Afroditi sevdim. Mitolojik tasvirler hoş. Oyunlar çok akıl oyunları gibi.( Başlangıç seviyesi için. Kim kazanıyor asla bilemezsiniz!.) Hadese abim diyor.Kendisi amcası.Gelelim eksilerine: Pota çok saçma çünkü Tanrılar yönetmek isteseler 100 yıl biri yönetip kişiyi bulabilirlerdi. Bu çok aptalca.Sonra hepsi canavar gibi tasvir edilmiş. Öyle olsalar zaten orayı yönetemezlerdi ve herkes onlardan nefret ederdi ve çok isyan çıkardı. Pota zaten sevilmiyor ama Şu var bu adaletsizlik. Çünkü Lyra ve Hades hariç çoğu karakterimiz kötü. Lyra iyi olması için iyi yazılmış bir karakter mesala sevilmeme laneti var ama seviliyor.Sonra seçilmediği söyleniyor, ama müteffik buluyor. Ve sürekli kurban psikolojisinde. Mesela laneti bozulsun diye oyunlara giriyor sonra Tamam kazanmak için ihtiyacı var ama 2 oyunda yaptığı tek şey müteffik bulmak.Sonra bu kızımıza nasıl oluyorsa hades tanımadan wattpad erkeği gibi aşık oluyor.Tanımadığı bir kız için sonra bu kızımız belli ki tanrıça olacak , oyunu kazanacak yeraltı kraliçesi olacak. Persoponie mi o kim ?!.Sırf hadesle Lyra olsun diye kardeş gibi yazılmış.Öldü deniliyor tanrıçalar ölebiliyor ya. Kayboldu diye.Ayrıca baş kızımız onun yerine geçecek çünkü hades tanımadığı birine persophenie yokken onun görevini verecek.Birde kızımız styx nehrine düşüp ölmüyor tanrıça olacak ya.Önce dedim ki Lyra belki tanrıçanın kızı çıkar. Ama olmaz illa yeraltını yönetmeli o persopheninin görevi değil çünkü .Herkes tanrıça olsa bu seçilip yapılsa bile anlamsız. Sonra kızımız oyunu
1000Kitap
Tanrıların OyunlarıAbigail Owen · Artemis Yayınları · 202584 okunma
Puan vermedi·148 syf.··
2026 7. kitabı
Bazı kitaplar vardır, okunur biter. Bazı kitaplar vardır, insanın içine çöker. İşte Sabahattin Ali’nin "Yeni Dünya" isimli kitabı tam da böyle... 83 yıl önce yazılmış bir kitap, ama insan okurken o zamandan günümüze değişen pek bir şey yok diye düşünüyor. Yıllar değişmiş... İktidarlar değişmiş... Ama insanın insana yaptığı kötülük ve zulüm hep aynı kalmış.. . Yoksul hâlâ yoksul. Güçsüz hâlâ çaresiz. İnsan hâlâ yalnız.... Sabahattin Ali, kitabın içindeki öykülerin her birinde, yaşadığımız coğrafyanın çıplak gerçeklerini bir tokat gibi yüzümüze vuruyor sanki... Mesala "Ayran" öyküsünde küçücük bir çocuk üzerinden Türkiye’nin yoksulluk tarihini anlatıyor. Öyle bir anlatıyor ki, insanın boğazına yumruk oturuyor. Bir başka öykü "Hasanboğuldu” deseniz… Bir halk efsanesini ele alıp toplumsal kurallar, kültürel farklılıklar ve katı töreler nedeniyle trajediyle sonuçlanan imkansız bir aşkı anlatıyor. "Isıtmak İçin” isimli öyküde ise hasta çocuğunu korumaya çalışan yoksul bir annenin yaşam mücadelesini ve toplumun bu duruma duyarsızlığını yalın ama sarsıcı bir dille anlatıyor Sabahattin Ali... Kitaba ismini veren " Yeni Dünya" öyküsünde ise köy köy dolaşıp halk oyunları oynarak geçimini sağlamaya çalışan bir kadının yaşam mücadelesi anlatılır. Öykünün en çarpıcı yönlerinden biri, dışarıdan bakıldığında eğlenceli görünen bir halk oyununun arkasında yaşanan acıyı, çaresizliği, yoksulluğu ve sömürüyü göstermesidir. O yüzden "Yeni Dünya" sadece bir öykü kitabı değil, aynı zamanda bu toprakların bir röntgeni ve gerçeğidir. İnsanın içini titreten bir Anadolu fotoğrafıdır. Bugün televizyonlardaki sahte gündemlerle meşgul olmak yerine, kendinize bir iyilik yapın ve alın bu kitabı okuyun. Okuyun ki unuttuğumuz o vicdan duygusunu, kaybettiğimiz o insanlığı yeniden hatırlayın. İyi
Yeni DünyaSabahattin Ali · İş Bankası Kültür Yayınları · 202133,7bin okunma